Organ bağışına dini endişeler engel oluyor
07.11.2018 07:47 YAŞAM
25 bin kişi organ bağışıyla hayata dönmek için umutla bekliyor. Bağışların çok az olduğunu aktaran Prof. Dr. Gazi Özdemir, “En önemli etken dini yönden duyulan çekinceler” diyor

HABER MERKEZİ

Türkiye’de organ bağışı kampanyalara ve yürütülen projelere rağmen istenilen düzeye ulaşmadı. 3-9 Kasım Organ Bağısı Haftası’nda gündem yine ‘yetersiz organ bağışı’ olarak karşımızda duruyor. Sağlık Bakanlığı Ulusal Organ Bekleme Listesi’nde 23 bini böbrek hastası olan yaklaşık 25 bin hasta organ bekliyor.

İstenilen düzeyde değil
Türkiye’nin hâlâ bağış ve nakil konusunda olması gereken konumdan çok uzak olduğunu kaydeden Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, son 5 yıllık dönemde kadavra donörden yapılan organ bağışlarının stabil seyrettiğini ve son yıllarda bağış bekleyenlere göre nakillerin düşük kaldığını belirtti.

Erk, bugün kadavra donörden böbrek bağışı bekleyen her 100 hastanın ancak 3’ünün nakil şansının olduğunun altını çizdi.

Organ bağışının çok boyutlu ve çok yönlü toplumsal bir sorun olduğunu vurgulayan Erk, her kadavra donörden organ bağışının, organ bekleyenlere yeniden yaşam şansı verirken, devletin de sağlık giderlerinde tasarruf sağladığını belirtti.
Böbrek nakillerine dikkat çeken Timur Erk, kesinleşmiş verilere göre, 2017 yılında toplam 3 bin 342 böbrek nakli yapılabildiğini aktardı.

Batı 10 kat farkla önde
Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gazi Özdemir ise, organ bağışı konusunda dinin etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Gazi Özdemir, “Bağışlar çok az. Bu sayı azlığında en önemli etken dini yönden duyulan çekince ve düşünceler oluyor” ifadelerini kullandı.

***

‘Günah mı?’ düşüncesi kişileri durduruyor

İnsanlarda ‘Organ bağışı yaparsam günah işler miyim?’ düşüncesinin önemli bir rol oynadığını aktaran Prof. Dr. Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Organ bağışı yapılma oranlarına baktığımızda, gelişmiş ülkeler ile aramızda bir kıyaslama yapmak gerekirse arada ortalama 10 kat fark bulunuyor. Örneğin; milyon kişi başına düşen organ bağışı oranı Türkiye’de 3.6 iken, bu oran İspanya’da 32, Amerika’da 25, Fransa’da 23,8, İtalya’da 21,6’dır. İnsanlarda ‘Organ bağışı yaparsam günah işler miyim?’ düşüncesi önemli bir rol oynuyor. Çoğunlukla da bağışa uygun olan birine ‘Organ bağışında bulunmak ister misiniz?’ veya beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın yakınına ‘Hastanızın beyin ölümü oluştu, organlarını ihtiyacı olan bir başkasına bağışlamayı onaylar mısınız?’ diye sorduğumuzda kişi veya beyin ölümlünün yakınlarının çoğu ‘konuyu önce bir din adamına danışmak istediklerini’ söylüyor. Danışılan bir din adamının olumsuz görüş bildirmesiyle organ bağışından vazgeçenler de maalesef çok oluyor.”

***

Oğlunun nakledilen kalbini dinledi

Bulgar İliya Zhekov, geçen yıl Türkiye’de geçirdiği beyin tümörü ameliyatının ardından komaya girdi, ve beyin ölümü gerçekleşti. 26 yaşındaki gencin ailesi, hayatlarının en zor kararını alarak, oğullarının organlarını bağışladı. Zhekov’un kalbi 27 yaşındaki Hakan Ok’a nakledildi. 1 yıldır evlat acısı yaşayan anne, Türkiye’ye gelerek, bir çocuk babası Ok ile buluştu ve oğlunun kalbinin atışlarını dinledi.