Anasayfa ARŞİV Osmanlıca dersi: “Maveraünnehir nereye dökülür?”

Osmanlıca dersi: “Maveraünnehir nereye dökülür?”

@bahcelikusur

Birbirini henüz tanımaya başlayan, tanıdığı kadarından emin olamayan, memleketin dört bir yanından ürkek kumrular gibi bir sınıfta toplaştığı insanlar olarak bir “ilk ders”teyiz. Birkaç alfabe öğreneceğiz dört yıl boyunca ama herkes, en çok Osmanlı alfabesiyle boğuşacak. Kimi obsesyon geliştirip bakamayacak bile, kimi bülbüller gibi okuyacak, kimi de kütüphanesine yeni raf ekleyecek “eski harfli” metinlerden.

O ilk derste beklenmedik bir şey oluyor, herkes Osmanlı Türkçesine dair bir şeyler duymayı beklerken, hoca bir şiir okuyacağını söylüyor. O şiirin bir yerinde de duracağını ve sınıfa şiirin sorusunu yönelteceğini ekliyor. Şiir başladığı gibi, kimi gözlerde tebessüm seçilebiliyor, şiirden haberdarlar ve o şiirin bu ilk derste okunmasından ötürü saadet duyuyorlar. Şiir Ece Ayhan’ın “Meçhul Öğrenci Anıtı”. Soru da malum, başlıkta duran o soru: “Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:/ -Maveraünnehir nereye dökülür?” Hoca durdu şiirin bu kısmında, bekledi, cevapları dinledi. Arabistan diyen de çıktı, “o bir nehir değildir” diyen de, Dicle ve Fırat’la beraber düşünerek akıl yürütenler de. Arka sıralardan mıydı bilmiyorum ama bir parmak kalıp, şiirdeki gibi verdi hakikaten yanıtı: “En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:/ -Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.”

Teker teker gidelim: “Osmanlıca” denen şey, Türkçe, Arapça ve Farsçanın karışımından doğmuş bir dil midir? Yaygın yanlışlardan biri bu; literatürde “Osmanlı Türkçesi” diye geçen bu dil, Türkiye Türkçesinden “farklı” bir dil değildir, Türkiye Türkçesinin tarihî dönemlerinden birine tekabül eder.

Osmanlı Türkçesinin kendine ait bir alfabesi var mıdır? Hem hayır, hem evet. Bu alfabe Arap alfabesi temellidir ama mevcut alfabeye Farsların ve Türklerin yaptığı kimi ilavelerle oluşmuştur. Arap imlasından ayrılan en temel şeyler de ünlü harflerin gösterilmesi, eklerin yazılmasıdır. Malum olanları da söyleyelim: Bu alfabe sağdan sola yazılır, harfler başta ortada ve sonda değişiklik gösterir, birkaç harf dışında bütün harfler birbirine bitişir, Arapça ve Farsçadan alınan kelimeler orijinal imlalarıyla yazılır.

Osmanlı Türkçesiyle yapılmış edebiyata “Divan edebiyatı” deniyor, malum. Bu edebiyat için de söylenmesi gerekenler var: İlki, bu edebiyatın (“şiirin” demek de mümkün) dili “yapıntı”dır. Avam ile havas arasına, yani halk ile münevver arasına, en doğrusu okuma yazma bilenle bilmeyen arasına bu belirgin “yapıntı” çizgisini çeker. Ekseri “eski şiir” denir literatürde; bu eskiliğin sınırı elbette tartışmaya açıktır. Ahmet Hamdi Tanpınar, abidevi eseri “19’uncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi”nin hakikaten çok parlak “ilk” tespitler içeren “giriş” kısmında, Türk şiirinin gelişmesini, “büyük” şairlerin halkın ağzında değişen ve gelişen Türkçeyi yakalamasıyla eşdeğer görür. Osmanlı şiiri, Ortaçağ edebiyatlarının ortak özelliklerini taşır; sonrasında gelişen dil ve şiir de, dünyadaki benzerlerine paralel ilerlemeye devam eder aslında. Ve günümüze gelinir.

Şimdilerde “Osmanlıca” tartışması yaşanıyor, “zorunlu olsun mu olmasın mı?” denilerek. Yeni bir alfabe öğrenmenin kimseye zararı olmaz sanıyorum. Ama tepkilerin de anlaşılır iki yönü var: İlki, berbat durumda olan eğitim sistemine yönelik bir şeyler yapmak yerine, böylesi “icatlar” hiç sahici ve çözüme yönelik değil. İkincisi de, maksat Osmanlıca değil, Osmanlılık. İtirazlara, benim görebildiğim kadarıyla net ve doyurucu bir yanıt da gelmedi.

Türkiye Türkçesinin bir dönemini temsil eden ve halen az da olsa gündelik hayatımızda karşımıza çıkan (mezarlık okumanın son tahlilde ilginç olmadığı kesin, ama çeşme serlevhaları okumak eğlencelidir elbette) Osmanlı Türkçesini zorunlu kılıp öğretmeyi dayatmanın daha uzun tartışılması gerektiği kesin. Ama en azından “payın sadâsı gelse de sen hiç gelmesen”i anlayacak birileri olsa fena olmaz. Maveraünnehir’in nereye döküldüğünü unutmadan.

Bilkent Türk Edebiyatı’nın “çok şey”i hocamız şair, tercüman, kültür insanı Talât S. Halman’ı kaybettik. Hürmetle uğurluyoruz hocamızı. 

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

9,977AbonelerAbone
- Reklam -

SON HABERLER

Üzeri kirli diye minibüste koltuğa oturtulmayan 12 yaşındaki çocuk: Nerede iş bulsam orada çalışıyorum

Mersin'in Erdemli ilçesinde bir yolcu minibüsüne binen ancak üzeri kirli olduğu için...

Pakistan’da camide patlama

Pakistan'da bir camide cuma namazı esnasında patlama meydana geldiği açıklandı.

DSİ’den uyarı: Keban’da su seviyesi yükseldi, taşkın olabilir

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Baraj Gölü'nde su seviyesinin yükselmesi nedeniyle taşkın...

Antalya’da vahşet: 55 yaşındaki çiftçi 160 TL’lik borcu olduğu için tecavüze uğradı, zanlılar serbest bırakıldı

Antalya'da çiftçilik yapan 55 yaşındaki bir erkek, 160 TL'lik borcunu ödemediği gerekçesiyle...

İstanbul’da kaza: 1 polis hayatını kaybetti

İstanbul'un Eyüp ilçesinde yunus polisleri sağanak yağıştan dolayı motosikletin hakimiyetini kaybederek kaza...

Son anketlere göre İmamoğlu 5 puan önde

CHP’de Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) iptal ederek 23 Haziran’da yenileme kararı aldığı...

Theresa May istifasını duyurdu

İngiltere Başbakanı Theresa May bugün yaptığı açıklamayla istifa edeceğini duyurdu.

CHP’li Kaftancıoğlu’ndan dava açıklaması: Tek gündemim İstanbul

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, yandaş Sabah'ın duyurduğu...

Adalet Bakanı’ndan ‘çözüm süreci’ açıklaması

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, süresiz nafaka ile ilgili ''Süresiz nafaka adil değil,...

YSK’nin iptal gerekçelerindendi: Yeni oluşturulan sandık kurullarında da memur olmayanlar var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, 23 Haziran'daki ...

Sonraki haber