Öyle bir nesil ki: Dedelerinin mezar taşını okuyacaktı, ismini yazamıyor
ERK ACARER ERK ACARER

PISA sonuçları açıklandı, eğitim yerlerde sürünüyor. Büyük laflara gerek yok, testin basit ve sert bir sonucu var: Türkiye 15 yaş ortalamasında, 72 Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkesi arasında 50. sırada. PISA 2015’e göre Türkiye, bilim, matematik ve okumada OECD ortalamasının altında, 2003 yılının gerisinde.

Hikâye açık; komada olan eğitim sisteminin yetiştirdiği öğrenciler, problem çözemiyor, fenden haz etmiyor, dahası kendi konuştukları dili okuyamıyor, yazamıyor, anlamıyor.

•••

Kimse konuşmuyor…

Oysa tartışılacak meseleler de ortada…

Karşılaştırmalı bir tabloyla…

Türkiye’deki cami sayısı 84 bin 684. Son 10 yılda cami sayısının 9 bin daha arttığı biliniyor. Buna karşılık ülkedeki okul sayısı 67 bin.

Türkiye’de atanamayan imam sorunu yok! Diyanete bağlı 90 bin personel çalışıyor. Oysa 400 bine yakın öğretmen iş bekliyor.

81 ildeki anlı şanlı tabelalı Kuran Kursu sayısı 3 bin 900’ü buluyor. Merdiven altındakiler resmi sayıya yansımıyor. Fakat ülkede sadece 1435 kütüphane bulunuyor.

STK’ların üçte biri camilerle ile ilgili.

•••

Eğitim, yazboz tahtasına dönüşürken, imam hatip ve din temelli sistemin PISA’da karşılığı olmadığı görülüyor. 4+4+4 ile proje okullarıyla, içi boşaltılan eğitim kurumlarıyla varılacak tek noktanın ‘kara bir delik’ olduğu kesin gibi duruyor.

Popülist bir dille, ‘kullanışlı bir şerbet’ sunan sağ geleneğin, krema üzerine tüy diktiği noktadayız. Şark kurnazı tavan ve ‘yumuşak’ bir tanımla kullanışlı saf taban arasında yer alan toprakta her yönüyle, tepeden tırnağa bir ‘zübük kültürü’ yeşeriyor.

•••

En ağırı… Senle alay ediyor… Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın açıklamaları ortada. PISA’da Türkiye’nin çok düşük puan almasını ve birçok ülkenin gerisinde kalmasını yansıtan haberlere tepki gösteriyor. Şaka gibi. Büyük bir özgüvenle anlatıyor: “Niçin OECD ülkelerinin yakaladığı başarıyı yakalayamadınız? diye bir eleştiride bulunulması doğru değildir. Biz geçmişten çok daha iyiyiz. Ancak 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmamız lazım.”

•••

İçi boş hamasetin ‘Böyük Türkiye’ masalı ile mayalandırılıp 2023 hedefiyle ‘kullanışlı safa’ zerk edilmesi! PISA sonuçlarını değerlendirecek ne var! Devleti, milleti, ülkeyi ele geçiren siyasal iktidarın resmi ideolojisi Diriliş Ertuğrul. Bu yeter; yersen…

Resmi ideolojinin yansıması… Zübük kültürünün, sokakla teması…

•••

Tepedeki… Sen, okul öncesi eğitimin önemi vurgulandıkça imam hatip açıyor, ‘eğitimi dinselleştirmeyin, içini boşaltmayın, gelecek kararır’ diye yalvardıkça ‘projeye’ yükleniyor. ‘Formül basit; iki kere iki dört eder, çağdaş standart’ dedikçe eğitim bakanı değiştiriyor. Durmuyor, yola devam ediyorlar. Belli ki karanlığı istiyor, tercih ediyor. Böylesi işine geliyor.

Tabandaki…

Öyle bir nesil ki…

Çinli yerine Koreli dövüp Alman diplomat diye İsviçreli gazeteciyi sınır dışı ediyor. Türk Lirası değer kazansın istiyor bunun için sahte dolar yakıyor!

•••

Yetiştireceklerdi… Yetiştirdiler. Öyle bir nesildi ki; dedelerinin mezar taşını okuyacaktı, kendi ismini yazamıyor.

Eskiler, kuşak çatışmasına göz kırpıp ideal olanı; “Çocuklarımızdan geri, babalarımızdan ileri” diye anlatırlardı.

Tersine dünya misali… Şimdi o işler değişti.

PISA sonuçları öküzün gözüne su kaçırdıklarını gösteriyor.

Ha gayret… Çocuklarımıza, dünyanın ‘öküzün’ boynuzunda dönmediğini ikna etmek için uğraşacağımız günlere de az kaldı!