Özal raporu!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Çevre ve Orman Bakanlığı, 12.12.12'de özel ve kamu sektörünün yaptığı 112 tesisin açılışını Başbakana yaptırdı. Başbakan açılış konuşmasında...

Çevre ve Orman Bakanlığı, 12.12.12'de özel ve kamu sektörünün yaptığı 112 tesisin açılışını Başbakana yaptırdı.
Başbakan açılış konuşmasında gelecekle ilgili sözler ederken, bazı ilginç jestlerde de bulundu...
Örneğin; Yozgat’ta yapılan bir tesisin adını “Cemil Çiçek” koyduğunu açıkladı.
Birlikte çalıştığı arkadaşının adını bir baraja koyarak ona sürpriz yaptığını da belirtti.
****
Anlamlı bir hareket!.
Bir liderin partisine emek verenlere “vefa göstermesi,” o örgüt için önemli bir özellik olacaktır!..
Siyasi partilerde, tüm örgütlü yaşamda olduğu gibi, aranan en önemli nitelik, “güven duygusunun kurumlaşabilmesidir.”
Güven, vefayla birlikte oluşuyor!..
Dilerim ki, bu jestten diğer liderlerde ders çıkarırlar!
****
Dün gündemde önemli bir haber daha vardı.
Ailesinin defalarca dile getirdiği kuşkularından hareketle, Özal’ın naaşı kabrinden çıkarılmış, Adli Tıp Kurumu tarafından incelemeye alınmıştı.
Otopsisiyle ilgili rapor netleşti.
Ankara Cumhuriyet Savcılığına gönderildi.
****
Özal’ın 19 yıl sonra incelenen cesedi üzerinde uzun süren tartışmaların ardından, Adli Tıp Kurumu uzmanlarının oybirliğiyle oluşturdukları raporda; “Naaştan alınan örneklerin incelenmesi sonucunda, zehir bulgularına rastlanmış olunsa da ölümün bu maddelerin neticesinde meydana geldiği konusunda kesin bir görüş ve kanaate varılamamıştır” denilmiştir.
****
Tam burada!..
Ahmet Özal’ın 9 Aralık 2012 tarihinde Taraf Gazetesi’ne yaptığı açıklamasını anımsayalım.
Ahmet Özal; “Babamın naaşından çıkan zehirlerin dozajlarını değiştirecekler. Olayı sulandırmaya çalışıyorlar!..
Hatta Başbakan’a, ‘Bu Türkiye’ye zarar verir’ denilerek onu ikna etmeye çalışacaklardır. Devletin kendini koruma refleksi çalışmaya başladı. Babamın ölümüyle ilgili hazırlanan Devlet Denetleme Kurulu raporunun sadece yüzde 30’u kamuoyuna yansıtıldı. Geri kalan yüzde 70’i konusunda kimsenin bir fikri yok. Geri kalan kısmı neden paylaşmıyorlar?” demişti.
****
Bu yazı kaleme alındığı ana kadar Özal ailesi, raporla ilgili bir yorum yapmadı.
Ancak birebir konuştuğum aile fertleri ısrarla, Özal’ın öldürüldüğü kanısını taşımaktalar.
Ailenin bu iddiası mutlaka dikkate almalıydı!..
****
Nitekim DDK, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve diğer yetkililer bu konuyu incelediler.
Ancak ne kadar ciddiye aldılar? Orası bizce meçhul!..
Bu konuyu kapatmak, küçülmek ve aileyi reklamla suçlamak isteyenler var!
****
DDK raporunda aileyi itham eden bir bölüm de yer almıştı.
Raporda; ”Merhum Özal’ın vefatıyla ilgili iddiaları dile getiren Semra ve Ahmet Özal’ın beyanlarında, vereceklerini ifade ettikleri bilgi ve belgeleri 10.02.2011 ve 19.10.2011'de iki kez istememize rağmen kamuoyuna yansıyan beyanlarının dışında herhangi bir belge ve bilgi vermemişlerdir.” denilmekteydi.
****
Turgut Özal’a 1988 de bir suikast girişiminde bulunuldu.
Suikastçı Kartal Demirağ yakalandı.
Araştırmalarda, Demirağ’ın Dazkırı da Kontrgerilla kampında yetiştirildiği, elindeki silahın bozuk olduğu ve önceki ilişkileriyle ilgili birçok bilgiye ulaşılmıştı.
****
1990’larda Mecliste kurdurduğum “Kemal Horzum ve Bülent Şemiler ile Anadolu Bankasıyla ilgili yolsuzlukların araştırıldığı” komisyonda, "Bu suikastın” perde arkası uzunca zaman irdelenmişti.
O dönem “Derin devlet ilişkisini” oluşturan malum yere ulaşmıştık.
Sonra kaldık!..
Turgut Özal’ın da o yere kadar gidip durduğunu biliyorum!..
**** 
Adli Tıp Kurumunun raporu Özal’la ilgili “gizleri” ortadan kaldırmayacaktır!.
Aksine, araştıranlar için ölümü daha da şaibeli hale gelecektir!..