P = F / S
L. DOĞAN TILIÇ L. DOĞAN TILIÇ

Başlıktaki fizik formülünün Türkçesi Basınç eşittir Kuvvet bölü Yüzey.

Girişi hiç anlamadığım, bizim oğlan ders çalışırken kulak misafiri olduğum bir konudan yaptım ya, inşallah sapı samanı karıştırmadan hayırlısıyla sonunu getirebilirim.

Formülün söylediği galiba şu; gücü bir merkezde topladığınızda çok daha etkili oluyor. Bunun tartışılacak bir yanı da yok, kesin fizik kuralı.

Güç bir merkezde toplandığında, yapılmak istenen çok daha kolay yapılıyor ve kesin sonuç alınıyor! Bir merkezde toplanan güçten rahatsızsanız ve onun etkisinden sakınmak istiyorsanız, o gücün uygulandığı yüzeyi genişletmeniz, yaygınlaştırmanız gerekiyor. Böyle olursa hissedilen basınç azalıyor.

Fizik bize kesin ve çok zihin açıcı örnekler sunuyor. Çivinin ucu, misal, güç orada toplanıp da basıncı oradan uyguladığınızda çivi delip geçiyor. Çakıyorsunuz! Batırıyorsunuz! Tersten çakmaya çalıştığınızda; hem basıncın uygulandığı yüzey genişlemiş oluyor, hem de güç çivinin tepesinde yayıldığından çakamıyorsunuz.

Bıçak ya da çatal da iyi örnekler bu konuda. Çatalın ucu zeytine giriyor, eti delip batıyor. Gücünü bir noktada toplamayıp da koca ağzına yayan kaşıkla bunları yapmak mümkün değil. Bıçak da; gücü, basıncı merkezileştirdiği keskin tarafıyla kesiyor, gücün biraz yayıldığı tersiyle değil.

Bunları denedikçe daha iyi kavrıyorsunuz. Gücü ne kadar belli bir merkezde toplarsanız, o kadar etkili, delici, kesici, ezici oluyor!

Bu kadar kesin ve bilimsel olarak defalarca aynı sonucu vererek kanıtlanmış bir fizik kuralından siyaset neden faydalanmasın?

İşte Rüzgârlar Şehri’nde, daha öncesi de olan, ama asıl 13 yıllık iktidar esintisinin Aliyev’i getirdiği nokta da bu!

Rüzgârlar Şehri dediğim Bakü. Gardaş Azerbaycan’ın başkenti Bakü, Azerilerin külek dediği rüzgârın sürekli etkisi altındadır.

Adı oradan gelir; Bad-ı Küba’nın Ba ve Kü’sünün birleşmesinden.

Aliyev de; babası büyük devlet adamı Haydar Aliyev’in yakınlığımızı vurgulamak için ifade ettiği “tek millet iki devlet” formülünün karşı tarafındaki Azerbaycan Respublikası’nın Prezidenti İlham Aliyev.

Biz Azerbaycan’la o kadar yakınız işte; iki devletimiz olsa da tek milletiz! Bu kadar yakın olduğumuz Azerbaycan Respublikası’nın Presidenti, başkanı ya da cumhurbaşkanı, İlham Aliyev, 2003 yılında ülkeyi 30 yıl yöneten babasının ölümü üzerine oturduğu koltuktaki 13 yıllık deneyimi sonucu gördü ki, kuvvet ne kadar çok bir merkezde toplanırsa o kadar iyi oluyor!

Geçen yıl 18 Temmuz’da imzaladığı kararnameyle anayasa değişiklikleri paketini referanduma sundu. Bütün kanallar bu değişikliğin; “siyasi ve ekonomik istikrarın sürekliliğini sağlamak, dünyada yaşanan oldukça karmaşık olayların ışığında ulusal güvenliği korumak açısından” şart olduğunu anlattı.

Muhalefet, ses verme fırsatı buldukça “Pratikte cumhurbaşkanı bütün yetkilere sahip, aslında ‘süper gücü’ olan bir kişi. Sadece bazı yasal sorumlulukları ve sınırları var. O, bu değişikliklerle pratikte sağladığı gücü meşru bir hale getirmek istiyor” dedi ama pek duyan da olmadı. Paket referandumda yüzde 86’nın üzerinde “Evet” oyuyla onay aldı.

Böylece, cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldan 7 yıla çıkmış oldu. Cumhurbaşkanı seçilme yaşındaki “en az 35 yaş” kısıtlaması kaldırılıp gençleşmenin önü açıldı. Cumhurbaşkanına Meclis’i feshetme ve erken seçim ilan etme yetkisi verildi. Anayasa değişikliği ile “cumhurbaşkanlığı birinci yardımcılığı” ve “cumhurbaşkanlığı yardımcıları” makamları oluşturuldu ve cumhurbaşkanına bunları atama ve görevden alma yetkisi verildi.

Seçilmemiş ama atanmış “Cumhurbaşkanı birinci yardımcısı”nın dokunulmazlık hakkı oldu, cumhurbaşkanının olmadığı durumlarda onun tüm yetkilerini kullanabilmesi kayıt altına alındı.

Ve geçen gün İlham Aliyev eşi Mihriban Aliyeva’yı cumhurbaşkanlığı birinci yardımcısı olarak atadığını ilan etti; güç biraz daha merkezde toplanmış oldu!

Fizik yalan söyleyecek değil ya; artık yüzeye uygulanacak basınç daha artacak, gardaş respublikada daha etkili bir yürütme olacak!