Palu Türkiye’si!

Palu ailesini tanımayan kalmadı herhalde. Müge Anlı’nın programında tanıdığımız aile, “psikolojik gerilim” filmlerine taş çıkarttı. Hikâyede, neler yoktu ki: Birkaç cinayet, çocuklara eziyet / cinsel istismar, kara büyüler, cin çıkartma ayinleri..

Bu vahim, iğrenç tabloyu ve kriminal boyutunu bir kenara bırakıyorum… Palu ailesi -bana göre- BİR GERÇEĞE AYNA tuttu. İnanç adına anlatılan masalların gözleri nasıl bağlayabildiğini gösterdi. Aklın, bilimin, sağduyunun sürgüne gönderildiği topraklarda insanoğlunun nelere nasıl inanabileceğini kanıtladı.

Bir Palu ailesinden bir Türkiye’den anlatalım:

  • Ailenin damadı, herkesi avucunun içine almış. “Bu evde papaz büyüsü var” dediği için evlerini satmışlar. 10 kişi bir arabada yaşamaya başlamışlar. Peki ölüm büyüsünü kim yapmış? Ailenin bir kanadı. Nasıl yapmış? Kendi ifadeleriyle “mafyalarını peşlerine takarak”. Bu yalana öylesine inanmışlardı ki, Nuh dediler peygamber demediler!
  • Hani şu meşhur 17 Aralık operasyonu vardı ya! O operasyonda Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinde, ayakkabı kutularına doldurulmuş 2 milyon 445 bin dolar, 950 bin İngiliz Sterlini ve 520 bin TL çıkmıştı. Paralar “memleketine imam hatip lisesi yaptırmak için topladığı bağışlardı”! Makbuzlar? Yoktu elbette! Neden bankaya yatırmamıştı? Gerek duymamıştı. Ülkenin neredeyse yarısı anlatılan masala inandı. Dosya da kapatıldı.
  • Palu ailesinin anlatmalara doyamadığı olay “mafyaların, ailenin küçük çocuğunu Eyüp Sultan Camii’nden kaçırmaları” idi. Aslında o sırada 4 yaşında olan çocuk ailenin kadınları namaz kılarken uzaklaşmış… Bir vatandaş etrafa bakınıp annesini bulamayınca polise teslim etmiş, anne de SADECE 20 DAKİKA SONRA çocuğu karakolda bulup teslim almıştı. Bu kadar net bir zaman çizelgesine rağmen aile “mafyaların çocuğu kaçırdığında” ısrarlıydı. Gerçeği görmeyi reddediyordu.
  • Eyüp Sultan demişken… Hammer, Babinger ve Halil İnalcık gibi farklı çağların efsane tarihçilerine göre, türbedeki mezar Ebu Eyyub El Ensari’ye ait DEĞİL. Nerede öldüğü bilinmediği gibi, kimi kaynaklara göre “varlığı” bile tartışmalı. Genel “kabul” gören öyküye göre ise 1200’lü yıllarda yaşamış… İstanbul’un fethi sırasında, yani 200 yıldan fazla bir süre geçmişken -mucize kabilinden- mezarının yeri keşfedilivermiş. Keşfeden, Fatih’in lalası Akşemseddin… Zamanlama da çok ilginç! Bizans surları aşılamamış, ordu olağanüstü kayıplar vermiş ve kalan askerin morali yerlerde sürünürken Akşemseddin rüyasında mezarın yerini buluvermiş. Asker de bu moralle surlara yüklenmiş. Bayrağı dikmiş.
  • Palu ailesi, şimdi yargıda üç küçük çocuğa eziyetten ve bir küçük kızın da ölümünden dolayı hesap verecek. İddiaya göre, damat, çocukları büyü var / içine cin girdi diye delik deşik etmiş… Sirke içirmiş… Aç bırakmış… O büyüleri kimlerin yaptığını, cinlerin nerede saklandığını da “keramet sahibi” damat da kilometrelerce uzaklıktan görüp biliyormuş.
  • CHP Milletvekili Mahmut Tanal, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıklarında kadroların Menzil tarikatına açıldığını söylemişti de, bu korkunç iddia Türkiye’de yaprak kımıldatmamıştı. Zaten kimi bürokratların Menzil Şeyhi’nin elini öpmeye gittiğini Ankara’da bilmeyen yoktu. Neydi peki şeyhin “kerameti”? Birini anlatıyorlar: Şeyhin müritlerinden bir grup Urfa yakınlarında terörist saldırısına uğruyor. Üzerlerine kurşun yağıyor. Tedbir olarak hastaneye götürüldüklerinde kurşunlar patır patır gömleklerinin içinden dökülüyor.
  • Müge Anlı’nın programında damat, öldürüldüğü anlaşılan Meryem adlı genç kadın için “gece beni uyutup tecavüz etti” dedi. Meryem’i öldürenin de zaten annesi (kendisinin de kayınvalidesi) olduğunu söyledi. Kayınvalidenin kılı kıpırdamadı. “Ben damadıma inanıyorum, o olmasa papaz büyüsü bizi öldürecekti” dedi.
  • Saray’daki ailenin damadı Albayrak, hatırlayacaksınız bir seçmenin sözlerini övünerek aktarmıştı: “Cumhurbaşkanımız Ay’a 4 şeritli yol yapacağım derse inanırız.”

BİZİ TAKİP EDİN

358,954BeğenilerBeğen
54,839TakipçiTakip Et
1,080,088TakipçiTakip Et
7,387AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL