Para saadet getirmedi
EVRİM COŞAR BİLGİN EVRİM COŞAR BİLGİN

İlk tanıştıkları güne kadar, başka başka yerlerde, birbirine çok benzeyen hayatları yaşayan iki insan; Amerikalı Eva ve İsveçli Hans. Geçen hafta pazartesi gecesi, kader onları ayırana kadar tam 20 yıl boyunca karı kocaydılar. Bunca yıla, dünyanın en ünlü soyadlarından “Rausing” adını paylaşmanın yanı sıra dört çocuklarının sorumluluğunu ve sevgisini de sığdırdılar. Çiftin en büyüğü 17, en küçüğü 11 yaşandaki iki kızları ve iki oğulları, tıpkı anne-babaları Eva ve Hans gibi büyük bir zenginliğin içine doğdular.

 
48 yaşandaki Eva Rausing, Amerikan gazoz içeceği Pepsi’nin dolar milyoneri yöneticisi Tom Kemeny’in kızıydı. Eva, kendi ifadesiyle hayatı boyunca bir gün bile çalışmamıştı. Ailesinin ona sunduğu imkânlarla buna gerek bile kalmamıştı. 49 yaşındaki İsveçli, Hans Kristian Rausing ise çok zengin bir dedenin mirasçısıydı. Dede Ruben Rausing’in 1951’de, İsveç’in Lund şehrinde kurduğu iki ortaklı Tetra Pak Şirketi, büyük bir ticari başarı öyküsüydü. Dede Rausing, süt gibi çabuk bozulan sıvı gıda maddelerini, katkı maddesi gerekmeksizin aylarca koruyabilen kartondan ambalajlar üretmeyi başarmıştı. Rausing ailesinin şirketi Tetra Pak, kısa sürede, dünyanın en önde gelen gıda işleme ve ambalajlama çözümleri sunan firması olmuştu ve 170 ülkede faaliyet gösteriyordu.
 
Hans Kristian ve Eva’nın hayatlarındaki tek ortaklık zenginlik değildi. Gençlik yıllarında her ikisi de aynı hatanın kurbanı olmuşlardı. Dedesinin şirketinde çalışmaya yanaşmayan Hans Kristian Rausing, hippi tarzıyla Hindistan’a dolaşmaya gitmiş ve orada uyuşturucuyla tanışmıştı. Eva ise fırtınalı geçen üniversite yıllarında Kaliforniya’da bu belaya bulaşmıştı. Sonraki yıllarda, ailelerinin baskısıyla ikisi de Amerika’da bir uyuşturucu bakım evine yatırıldılar. Bu rehabilitasyon merkezinde tanışan Eva ve Hans birbirlerine aşık oldular. “Dertsiz, tasasız” zengin çocukları, karşılıklı yaralarını sardılar, o zamanlar 28 yaşında olan Eva ve 29’undaki Hans, bir evlilikle yeni hayatlarına başladılar.
 
Rausing Ailesi, İsveç’teki yüksek vergilerden kaçmak için 1980’lerde Tetra Pak’ı İngiltere’ye taşıdı. Nikâh sonrası Londra’ya yerleşen Eva ve Hans Rausing de İngiliz yüksek sosyetesinin parlayan çiftlerinden biri oldu. Eva Rausing, hayırseverliği ve sosyal kişiliğiyle öne çıkmıştı. Sadece ekonomik olarak değil, kendi kişisel tecrübelerini de çekinmeden her ortamda paylaşıyordu. Çiftin ikişer yıl arayla doğan dört çocukları, Eva ve Hans’la birlikte, her iki aileyi de çok mutlu etmişti.
 
Büyü, 2008 yılında, Eva’nın Londra’daki Amerikan Konsolosluğu’ndaki bir davete, uyuşturucu madde sokmaya çalışırken yakalanmasıyla son buldu. Skandal, İngiliz tabloid basınında günlerce manşetlerdeydi. Eva ve Hans Rausing çifti, o günden sonra kendilerini pek toparlayamadılar. Son yıllarda Cadogan Place’daki evlerinden çıkarken her görüntülendiklerinde Rausing çiftinin durumu umutsuzdu. Bembeyaz yüzler ve orada olmayan bakışlarla paparazziler savıştırılmaya çalışılıyordu.
 
Rausing’lerin, 11 odalı bu lüks dairesine en son olarak, pazartesi akşamı İngiliz polisler girdi. Hans Kristian Rausing, o akşam uyuşturucu almış şekilde araba kullanırken Londra sokaklarında yakalandı. Rausing’lerin evine yapılan baskında 48 yaşındaki Eva Rausing, ölü bulundu. Tedavi altındaki Hans Kristian Rausing, cuma günü mahkeme kararıyla karısını öldürme suçu şüphesiyle tutuklandı. İngiliz polisi, aile avukatlarının girişimleriyle engellenen ve şimdiye kadar bir türlü sorgulayamadıkları Rausing’in onlara teslim edileceği sorguya hazırlanıyor. Hafta boyunca olduğu gibi her gelişmeyi aktaran İngiliz basını ve İsveç de bu sorgulamadan çıkacak ayrıntılara kilitlendi.