Para tuzağı
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT
En huylandığım kelimelerin başında girişimcilik, yatırım almak, kuluçka merkezi, start-up geliyor. Huylanmamın bir sebebi var.

Geçen gün ülkemizde ‘Para Tuzağı’ olarak çevrilen ‘Money Monster’ filmini izledim. Aslında ne kadar yalan dünyalar üzerine ne kadar yalan paralar döndüğünü anlatan bir film. Bu filmde aslında olmayan o dijital paraların birçok insanın hayatını nasıl da yaşanmaz hale geldiğini anlatan güze tempolu bir film. Meraklısına tavsiye ederim. Şimdi konuyu nereden nereye bağlalayacak diye merak etmişsinizdir. Etmeseniz de sıkıntı yok.

Hayali paralar ile hayali teknolojik ticaretin dünyayı tek parça haline getirmesi, dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir zamanda dijital olarak var olabilmemiz bu film gibi daha çok hikaye göreceğimiz anlamına geliyor. Benim en huylandığım kelimelerin başında girişimcilik, yatırım almak, kuluçka merkezi, start-up geliyor. Pek çok platformda söylemiştim ama burada da yazmak istiyorum. Huylanmamın bir sebebi var.

Herkes biliyor

Gençlerin önünü açmak, onlara bir fırsat yaratmak, büyüyüp dev olmalarını sağlamak elbette güzel. Elbette desteklenmeliler... Bizim ülkemizdeki gibi değil ama. Ben burada ‘Türkiye’de bu mesele şöyle düzelir böyle düzelir’ diye ahkam kesmeyeceğim. Aslında nasıl düzeleceğini zaten herkes biliyor.

incir.com sitesini duyanlarınız olmuştur. Çok değil neredeyse tam bir yıl önce incir.com ile ilgili gelen basın bültenlerinin altında ‘hakkında’ kısmında şu bilgiler yazıyordu.

“Dünyanın ilk sosyal e-ticaret platformu olan incir.com e-ticaret yapmak isteyen bir girişimciye A’dan Z’ye her türlü altyapısı hazır anahtar teslim e-ticaret mağazası hizmeti sunuyor. Böylece sermayesi, altyapısı, bilgisi, tecrübesi ve hatta hiç bir ürünü olmayan girişimcilere satışa hazır altyapı sunarak dileyen herkesin internete dayalı yeni ekonomiden pay almasını sağlıyor. incir.com 2013 yılı Mayıs ayında Türkiye’nin süper melek yatırımcısı Hasan Aslanoba’nın kurduğu Aslanoba Capital’den 1 milyon Dolar yatırım alarak faaliyetlerine hız verdi. Aralık 2013’de Sosyal eTicaret modelini hayata geçiren incir.com hızlı bir büyüme sürecine girdi. Haziran 2014’de 1 milyon Dolar, Mart 2015 ise 57 milyon dolar değerlemeden 3 milyon Dolar tutarında yatırım alan incir.com, toplamda 13 milyon liraya yakın bir yatırıma ulaştı. incir.com sayıları her gün artan 15.000’in üzerinde girişimciye hizmet veriyor.”

Çok değil bundan 1 yıl önce İncir.com CEO’su Yusuf Yıldırım, Webrazzi Summit 2015’te İncir.com’un bir önceki yıl 10 milyon TL‘nin üzerinde ciro yaptığını ve 2015 ciro hedeflerinin de 100 milyon TL olduğunu açıklamıştı. Aylık cirosu 5 milyon TL’den fazla olan İncir’in o dönemde çalışan sayısı 100 kişiye ulaşmıştı. İncir.com o dönemde yaklaşık 20.000 mağazaya ulaştığını da duyurmuştu. Nasıl olduysa şimdi iflaslarını açıkladılar. Fakat Türkiye’de devam eden OHAL kapsamında 1 Ağustos itibariyle şirketlerin iflas erteleme talepleri tamamen yasaklandı. Fiziken iflas etmiş görünemeseler bile kağıt üzerinde olay bitti. Yani şirket ilk fırsatta iflas edecek.

Burada örneklemeyi incir.com üzerinden yapıyorum ama bu durumda o kadar çok yeni girişim var ki. İnsanın aklı 1 yıl önce bu kadar süper, şahane bir işletmenin 6 ay içinde nasıl tepe taklak gidebildiğini almıyor. Burada koskocaman bir soru işareti var. Bence araştırılması ve çözülmesi gereken bu sorun bulunup halledilmeli. Hayır, dönen rakamlar ufak tefek olsa bir şeyler deneniyor, yeni balşadık diyeceğim ama durum hiç de öyle değil maalesef.

Bu iş Amerika’da, İngiltere’de en iyi şekliyle yapılıyor. İş bize geldiğinde neden bu kadar sıkıntı yaşanıyor. Çalışma modelimizde problem olduğunu düşünüyorum. Model yurtdışından Türkiye’ye gelirken yolda bir şekilde evriliyor anladığım kadarıyla. O evrilen halinde de bir yol olmuyor belli ki.

Şöyle düşünün Türkiye’den çıkmış dünya çapında büyümüş ve halen devam eden bir ‘start-up’ projemiz var mı? Yok! Yemeksepeti.com demeyin. O zaten alıp başını gitmişti.

Sorun acil çözülmeli

Durumumuz bu şekilde ve bu şekilde de şimdilik devam edecek gibi görünüyor. Bununla ilgili ne bileyim, bir hakem kurlu, denetleme mekanizması mı geliştirilmeli. Belki o zaman bu hayali patlangaçlı büyümeler ve sünmelerin önüne geçilebilir. Birçok insan hem tüketici tarafında hem de şirket çalışanı anlamında bu sıkıntılardan dolayı mağdur oluyor. Kimsenin ‘start-up’ lara güveninin olmadığı bir dönem yaşanmaması adına bu sorun acil çözülmeli.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız