Partilerin sorumluluğu
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Yüksek Seçim Kurulu 7 Haziran’daki genel seçimlerle ilgili ‘seçim takvimini’ açıkladı. Seçimlere 31 parti katılacak. Partiler arasında, kendi aralarında ayrışan ‘komünist partiler’ bu kez maalesef yer alamadı.

Oysa gerçek demokrasiye ulaşabilmenin yolu, her yurttaşın kendisini ifade edebilecek bir siyasi partiyi bulabilmesidir.

Toplumun siyasallaşması ancak partilerin demokrasi ve hukuka inanmış bir yapıda olmasıyla mümkündür. Ancak bu yapıdaki partiler bireyin, ‘temel haklarını koruyabilir, eşit ve özgür’ olmalarını sağlar, sonucunda adaleti de, adil paylaşımı da gerçekleştirmiş olur.

Ne yazık ki 12 Eylül anlayışının baskın olduğu ‘Siyasi Partiler Yasası’, demokratik gelişimin önünde engel olmaya devam ediyor. Yasa, partilerin demokratikleşmesini, üyelerin hak ve hukukunun oluşmasını temelden engelliyor. 30 yılı aşkın süredir iktidarı ele geçiren partiler, oligarşik yapıyı kuran ‘Siyasi Partiler Yasası’nı ve seçim barajının kaldırılmasını’ hiç dile getirmediler.

Siyasi Partiler Yasası, ‘yetkileri tek elde’ toplayan dolayısıyla tek adamı yaratan bir modeldir. 82 Anayasası’nın ruhu, kuvvetler ayrımı değil, aksine sinsice kuvvetler birliğini oluşturmuştur. O nedenle yürütme, yasama ve yargının üzerinde vesayet kurabilmiştir. AKP bu vesayeti daha da geliştirmiş ve hatta kalıcı hale getirmeye çalışmıştır. Mutlak iktidarlarını düşünen yeteneksiz liderler, Siyasi Partiler Yasası’nı demokratikleştirmemek de direnmişlerdir. Doğal olarak demokrasi karşıtı bir ortamın oluşmasının nedeni olmuşlardır.

Bu Siyasi Partiler Yasası ve dünyanın en yüksek barajına sahip Türkiye’den demokrasi beklemek akıldışıdır. Nitekim ülkede demokrasi yerine kötü bir oyun oynanıyor.

Bu kirli oyunun içinde demokrasi isteyen gerçek güçler olamayınca, RTE’nin ‘tek’ adamlığını ilan etmek adına ‘Başkanlık Sistemi’nin manevrasına geçmesi doğaldır.

•  •  •

Seçim takviminin açıklanması sonrası, ülkenin kötü gidişatı yerine ‘milletvekili aday belirleme yöntemleri,’ partilerin gündeminde öncelikli yer alacaktır.

Sağ partilerin bu dönemi sessiz atlatacakları bellidir. Çünkü onlar, her zaman yaptıkları gibi adaylarını yukarıdan belirleyeceklerdir. Biat kültürü içinde karşı duran da olmayacaktır. Herkesin rızası alınmış, helalleşilmiş ve sonucu kabul edilmiş bir liste ortaya konulacaktır. Onlar için ‘eğilimlerin alınması,’ aday belirlemek için tali yoldur. Asıl karar vericinin partilerin oligarşisi olduğunu çok iyi biliyorlar. İstişare adı altında yapılan çalışma aslında liderin arzularını kabul ettirmekten öte değildir.

•  •  •

Aday belirlemenin daha çok sol partilerde sorun olacağı kesindir. Çünkü sol partiler ideoloji, örgüt ve üye üçlemesiyle yoluna devam ederler. Üyeler, ideolojilerinden şaşmadan, örgütlü yapı içinde aşağıdan yukarıya ‘söz ve karar haklarını’ kullanmak isterler. Partilerin merkez yapıları üye ve örgütün görüşlerine uygun kararlar almak zorundadır. Tabii gerçek solculuğu benimsemiş partilerse.

•  •  •

Sol partiler kontenjan kullanmazlar. Merkez yoklaması yöntemine başvurmazlar. Parti yöneticilerini de seçen ‘üyelerine’ güvenirler. Şayet kota kullanılacaksa, sürekli kontenjan olmuş yönetim kadroları ve toplumda karşılığı olmayan atanma politikacılar için değil, siyaset yapılması engellenen ya da sol partilerin doğal tabanı olan STK ve sendikaların adayları için kullanırlar. Kısaca örgütün seçtiği ve herkesin üzerinde mutabık olduğu isimlerle yola çıkarlar.

•  •  •

Engelliler Konfederasyon Başkanı Av. Turhan İçli’nin bir açıklaması vardı.

İçli diyor ki “Engellilerin siyasal yaşama katılma haklarının yaşama geçirilmesinde bir hayli gerilerde bulunduğumuz ne yazık ki bir gerçektir. Yerel seçimlerde 30 dolayında engelli yurttaşımız belediye meclis üyeliklerine seçilebilmiştir. Oysa toplam belediye meclis üyesi sayısı 22.300’dür (binde bir buçuk bile değil). TBMM’de engelli olduğu tartışmasız olan 3 milletvekili var (binde 5 dolayında).

Oysa Yunanistan’da görme engelli bir hukukçu olan sayın Panagiotis Korumblis, Çikras kabinesinde sağlık bakanı olarak görevlendirilmiştir.

İçli, 13 Şubat 2015 Cuma günü “Engellilerin Siyasal Yaşama Katılma Hakkı Çalıştayı” düzenleniyor. Siyasi Partileri davet ediyor.

•  •  •

Dilerim ki partiler, 2015 seçiminin önemini bilerek adaylarını belirlerler.