Pazar günü alayımız Zaza’yız!
HÜSNÜ ARKAN HÜSNÜ ARKAN
“Yahu ayıp olmuyor mu? Durduk yerde niye açıklayayım? Hem Anayasa’nın yirmi dördüncü maddesi var… Kimse inançlarını açıklamaya zorlanamaz diyor…”

“Nasılsın birader?”

“Sünnî’yim…”

“Ben onu sormadım birader, hatırını sordum…”

“Sen Alevî misin, niye soruyorsun? Adamsan açıkla, Alevîyim de!”

“Yahu ayıp olmuyor mu? Durduk yerde niye açıklayayım? Hem Anayasa’nın yirmi dördüncü maddesi var… Kimse inançlarını açıklamaya zorlanamaz diyor…”

“Zaza o madde Zaza… Kürt değil… Sıkıysa Zazayım desin… Ben kimseyi zorlamıyorum, açıklamaya davet ediyorum…”

“Biraz yersiz kaçmıyor mu?”

“Yersizse Yahudi’dir… Mısırlı’dır, İstiklâl Marşı’ndan haberi yoktur. Bilemedin ateisttir, bilemedin Batılı’dır… Ama kesin Zaza’dır…”

“Bilemiyorum…”

• • •

“Bilemezsin tabii… Eey Batııı… Sen bunları bilemezsiiin…”

“Yahu bağırma! O Batı dediğin şey, öyle yekpare bir şey değil… Mozart, Donizetti, Sebastian Bach mezarlarında dönecekler…”

“Onlar kimmiş? Onlar kim oluyor? Radyolarını susturduk, operalarını da kapatacağız… Buradan onlara sesleniyorum… Eey Leonardoo, eey Rodeen, ey Batııı… Ucube putlarınızı yıktık, yıkamadıklarımızı da benim necip milletim kırıyor… Eey İlhan Koman, eey Mehmet Aksooy…”

“Birader bağırma… Bağıracaksan da git silah tüccarlarına bağır… Petrolü yağmalayanlara, finans yamyamlarına, kendi iş ortaklarına bağır!”

“Onlara niye bağırayım? Ben onlarla ticaret yapıyorum… Sen vatan haini misin, Alevî misin? Yoksa Ermeni misin? Kime bağıracağımı senden mi öğreneceğim? Eey Shakespeare, eey Batııı…”

“İsrail? İsrail’i unuttun…”

“Eey İsraiil… Eey Gazze’de çocukları bombalayanlar, devr-i saltanatımda ticareti tavana vurduklarım, eyy paracıklarım… Ne oluyor? Şu prompter’ı düzeltin çabuk… Eey Freud, eey Einstein… Eey Mario Leviii… Düzeldi galiba, değil mi?”

“Düzeldi… Düzeldi de, bu işte yanlış giden bir şey varmış gibi geliyor bana…”

“Prompter’da mı?”

“Yok… Kaşıyorsun ya… Orada…”

“Neyi kaşıyor muşum? Sivrisinektir o… Eey sivrisinek… Sokmuştur, kaşırım… Sana ne? Sen Rum musun? Açıkla”

“Değilim de… Mesele o değil… Çorum, Maraş, Sivas… Memleketin potansiyellerini kaşıyorsun…”

“Kaşırım tabii… Memlekette ne kadar potansiyel varsa açığa çıkacak… Hepsini kaşıyacağız… Sen Alevî misin? Oku bakayım İstiklâl Marşı’nı… Oku, oku! Sevgili şiirini de oku! Sağ el şöyle baş hizasında havalanacak… Omuzlar genişleyecek, dil sürçmeyecek… Eey sevgiliii…”

“Birader, hakikaten sohbetine doyum olmuyor…”

“Dalga mı geçiyorsun benimle? Ermeni misin sen?”

“Sana ne?”

“Sünnî değilsin o zaman?”

“Sana ne?”

“Anladım… Zerdüştî misin?

“Zaza’yım Zaza… Pazar günü alayımız Zaza’yız!”