Pazarlık neydi?!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Cumhurbaşkanı RTE, terörle ilgili konuşma yaparken yine IŞİD’e “terör örgütü” diyemedi

Cumhurbaşkanı RTE, terörle ilgili konuşma yaparken yine IŞİD’e “terör örgütü” diyemedi.
Hatta daha ileri giderek, “İslam’da terör yoktur” vecizesini bir kez daha duyurdu.
Tıpkı, İstanbul’daki HSBC ve Sinagog Katliamları sonrası ölen o kadar yurttaşımızın ailelerinin gözlerinin içine bakarak söylediği gibi...

Hatırlarsanız;

“Yapılan eylem “İslam terörü” değildir... Böyle diyenlerin haddini bilmesi gerekir” demişti..

Ve bu doğrultuda konuşanları, kendi partilisi de dahil olmak üzere, azarlamıştı...

•  •  •

IŞİD’e terör örgütü diyemeyen RTE, konuşmasının içinde dünya ülkelerine de çatmaktan geri kalmadı.
“Ey dünya, IŞİD örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da PKK gibi bir terör örgütü çıkınca neden ayaklanmıyorsun!..”

•  •  •

Bu sözler, RTE’nin çelişkili düşünce sistematiğinin dışa vurumu olarak değerlendirilmeli.

Bilindiği gibi, “Barış sürecinde” taraflardan en etkin olanı PKK!..

Abdullah Öcalan, Kandil, Avrupa ile MİT (devlet) ve Erdoğan barışın sağlanması için görüşmelerde bulunuyor...
 

İnsanlar büyük bir heyecanla bu sürecin kesilmesini engellememek için çaba gösteriyor.

Görüşmeler, yorumlar ve haberlerin yansıtılmasında olağanüstü özen gösterisinde bulunuyor...

Hassas bir dönemden geçildiği dile getiriliyor...

Yapılan eylemleri sineye çeken bir tolerans uygulanıyor...

Devletin kurumları barışın kösteklenmesine neden olmamak için elinden gelen her şeyi yapıyor...

Kürtler ve Türkler barış için kucaklaşmak adına kollarını açmış beklerken,  RTE tarafından şiddetin, silahın ve terörün tekrar dile getirilmesi, üstelik müzakere yaptığı bu örgüte  dünyanın saldırmasını istemesi, çelişkiden öte, Türkiye ve Ortadoğu’nun geleceğine konulan bir bombadır!...

•  •  •

Benzeri davranışları Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da yapıyor.

Karşılıklı ağız dalaşı ve tehditler arasında yeni bir çatışma ortamı yaratılıyor.

Ortalık bilinçli olarak geriliyor...

Akdoğan Kandil’deki PKK yöneticilerine, “Senin bir şey yapmaya gücün yetiyorsa, git IŞİD’e yap. Kandil’de yan gelip yatıyor, Kobani’dekilerle ilgili edebiyat yapıyorsun. Böyle bir kandırmaca, sahtekârlık olmaz” sözlerine Kandilin de “doğal olarak” yanıt vermesi, barış sürecine yeniden mayın döşemek anlamına gelmektedir...

•  •  •

Böyle “barış süreci” yönetilemez!..

Oturduğunuz masada karşınızdakileri bilerek kışkırtan sözler söylerseniz, barışı nasıl kalıcı kılabilirsiniz?..

PKK ile ilgili düşünceleriniz bu düzeyde ise, neden görüşmelere devam ediyorsunuz?..

•  •  •

Herhalde bu kısır tartışmalar, gündemi unutturmak adına yapılıyor...

Bırakın sınırlarımızı, içimize kadar giren büyük bir tehlike ile Türkiye karşı karşıya...

IŞİD büyük kentlerimizde cirit atıyor!..

Önlem alınması istenen,şiddet ve kini ülkemize taşıyan, polisleri öldüren, cami yakan bu terör örgütüne hâlâ AKP iktidarı “teröristler” diyemiyor..

Sanki birileri IŞİD’le Türkiye’ye gizlice el sıkıştırıyor!!..

•  •  •

Türk heyetinin BM toplantısı dolayısıyla ABD yetkilileriyle yaptığı görüşmeler sonrasında IŞİD’e karşı planlar hazırlandığı, yeni takvim ve yol haritası belirlendiği bilgisi kamuya duyuruldu...

Ancak dikkat ederseniz, bu açıklamaları Başbakan değil de çokça RTE  yapıyor...

Gariptir, bir sürü kafa karıştırıcı sözlerden sonra hâlâ Türkiye’nin tavrının ne olduğu bilinmiyor!...

Oysa, IŞİD’in Kobani’ye yaptığı saldırı, soydaşlarımızın can ve malını yok etmekle kalmadı, sınırın karşısındaki Karkamış ve Akçakale’yi de ciddi bir şekilde tehdit eder hale geldi...

Türkiye, inandırıcı olarak ve güven vererek bu konuyu çözmek zorunda!..

•  •  •

Nedense “AKP’in IŞİD’le gizemli bir ilişki sürdürüyor” algısı toplumda yer etti!..

Uzunca süre AKP, rehineler dolayısıyla IŞİD’e dokunmayan, hatta ona lojistik ve sağlık konusunda kolaylıklar tanıyan bir politika güttü.

IŞİD’i sınırlarımızda güçlendirdi ve büyüttü..

Şimdi “kara harekâtı yapabiliriz” deniliyor...

IŞİD bir ülke değil. RTE IŞİD’i terör örgütü olarak da görmüyor!..

Öyleyse kime karşı savaşılacak?

•  •  •

Bu harekâtın Suriye’nin devlet güçlerine doğru yapılmak niyetinde olduğu gözden kaçmıyor....

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye, komşularıyla silahlı bir çatışmayı,daha doğrusu savaşı, gündemine getirmemişti.

Şimdi ne oldu da savaşa karar verildi!.. Doğrudan sınırlarımıza ve halkımıza saldırı olmadıkça savaşı kabul edemeyiz, çocuklarımızın ölmesine göz yumamayız!..

Soydaşlarımızın korunması ile bölgeye barış ve istikrarın götürülmesi için hava harekatının şart olduğu biliniyor...
Ancak kara harekâtını anlamak mümkün değil!..

•  •  •

RTE dünkü konuşmasında IŞİD’le ilgili şu görüşünü paylaştı..

“IŞİD yeni değil. El Kaide’den türedi. El Kaide’den Irak’ta ayrıldı, Suriye’de palazlandı ve tekrar Irak’a döndü. Irak’ın üçte birini şu anda işgal etmiş durumdalar”.

Bir çelişki daha!..

Şayet bu kadar bilgiye sahipseniz neden Türkiye’ye bulaşmalarına müsaade ettiniz?!..

Maliki ve Esad düşmanlığı gözünüzü bu kadar mı kapadı?!

Yoksa, kindar ve dindar gençlik yetiştirmek için IŞİD’i rol model mi seçtiniz?!..

•  •  •

IŞİD’in elindeki rehineler Türkiye’ye döndükten sonra AKP iktidarı, hızla Cumhuriyetin laiklik ilkesini yok eden atılımlar yaptı!..

Acaba IŞİD’le yapılan pazarlıklar arasında eğitimin de dine dayandırılması var mıydı?..

AKP, ilk olarak 10 yaşındaki kızların türbanla okula gitmesine müsaade eden yönetmeliği değiştirdi.

Okullarda mescit açılmasını zorunlu hale getirdi...

Şeriat sistemini oturtmak için İHL’leri çoğalttı.

40 binden fazla öğrenciyi bu İHL’lere zorla yerleştirdi.

Hatta, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva’nın torunu bile Şile’de bulunan İHL’ye yerleştirildi.

Amaç belli!..

Sorgulamayan, bilime dayalı eğitim almayan, çağdaşlıktan uzak bir gençlik yetiştirmek...

Yani gençler, AKP’nin kurduğu sömürü ve talan düzeninde ya IŞİD’e katılacak, ya da köle olacak!