Peki ya ByLockzede olmayanlar?
Bülent Mumay Bülent Mumay

15 Temmuz, gün gibi aşikâr bir alçaklığın tarihi... Bu ihanetle hukuki olarak hesaplaşmayı büyük bir özensizlikle gerçekleştirmenin, en çok da bu darbenin arkasındakilerin işine yaradığını, sağduyu sahibi herkes söylüyor aylardır... Buna rağmen önüne geleni FETÖ torbasına atmaktan çekinmeyenler, eski hesaplarını 15 Temmuz yargılamaları üzerinden görmek isteyenler, siyasi ömürlerini uzatmak ve servetlerine servet katmak için olan bitene alkış tutanlar yüzünden, on binlerce insanın hayatı karardı. Kimisi özgürlüğünden, kimisi ekmeğinden, kimisi seyahat haklarından mahrum bırakıldı...

İlk kez bir KHK...
Başka bir kanıt aramaksızın, dijital bir iz üzerinden binlerce insanı “ByLock kullanan FETÖ’cü terörist” diye yaftalamanın sonucunu görmedik mi? Gülencilerle hiçbir ilgisi olmayan, hatta açıkça bu örgüte karşı cephe almış insanları, detaylı bir araştırma yapmadan ByLockzedeye dönüştürenler, sadece “pardon” diyerek bu işlerden sıyrılacak mı? Neredeyse 1,5 yıl boşuna hapis yatırmanın bir faturası olmayacak mı?

Şarkı indirdikleri için, cep telefonunda oyun oynadıkları için terörist diye tutuklananlar nihayet serbest bırakılıyor. AKP Sözcüsü’nün yaptığı açıklamaya göre, “pardon” denilerek serbest bırakılanların kamuda işlerine dönebilmeleri için KHK çıkarılacakmış. Mağduriyet yaratmak üzere değil, mağduriyetleri gidermek için çıkarılacak ilk KHK olacak belli ki. Arasına başka “ucu açık” dokunulmazlık eklenmez umarım... ByLockzedelerin işlerine dönebilmeleri, en azından yapılan bir haksızlığın giderilmesine vesile olacak elbette.

Barışla, ekmekle, adaletle
Peki ya ByLockzede olmayanlar? Onlar işlerine, özgürlüklerine nasıl kavuşacak? AKP seçmeni olmadıkları, başka bir hayat görüşüne sahip oldukları için, partizan kadrolaşmaya alan açmak için memuriyetten çıkarılanlar? Akademiden kovulanlar? On yıllarca çalıştıkları kurumdan, AKP’li ihbarcılar yüzünden beş kuruş almadan, fişlenerek, hem kendilerinin hem de yakınlarının pasaportları iptal edilerek çıkarılanlar ne yapacak? Başka hiç kimsenin işe almaya yanaşmadığı bu insanlara yapılanların hesabını kim verecek? Bank Asya kredisiyle yalı alanlar devletin uçaklarında ağırlanırken, sadece bu bankaya fatura yatırdığı için işten atılanların yüzüne kim, nasıl bakacak?

Darbecilerin, başarılı olmaları halinde kovacakları insanları, 15 Temmuz’u bahane ederek temizlik yapanlar ekmeksiz bıraktı. Olağan şüphelilerin daha az adalet diledikleri bir yıl yaşamak dileğiyle… Barışla, ekmekle, adaletle gel 2018. Nice seneler.

***

Taşgetiren’in suçu ne?

peki-ya-bylockzede-olmayanlar-407762-1.

FETÖ ile mücadelede sapla samanın karıştırıldığı görüşüne, Erdoğan da “At izi it izine karıştırılıyor” sözleriyle katılmıştı. O dönem Erdoğan’ın sözleri malum medyada büyük alkışlarla karşılanırken, ne hikmetse benzer görüş bildirenler, şeytan gibi taşlanmıştı.

Hani, aynı mahalleden olmayan insanların FETÖ ile mücadeledeki yanlışlara ilişkin isyanlarının görmezden gelinmesinin anlayalım. Peki Ahmet Taşgetiren’in suçu neydi? Yapılan operasyonların yarattığı mağduriyetleri dile getirdiği için kendi gazetesindeki diğer köşe yazarları tarafından yerden yere vuruldu… Sonunda da Star gazetesi son yazısını basmayarak Taşgetiren’i kapının önüne koydu…

Bugünlerde ise aynı gazete “FETÖ’nün ByLock tuzağı ortaya çıktı” başlığı altında, Taşgetiren’in aylar önce dile getirdiği mağduriyetleri alt alta yazıyor. Hani yanıtının evet olmasını beklemiyorum ama yine de soralım: Hiç mi utanmıyorsunuz?

***

10 Kasım 2017: Yeşil kalacak
29 Aralık 2017: Rezidans olacak

peki-ya-bylockzede-olmayanlar-407764-1.peki-ya-bylockzede-olmayanlar-407765-1.

Erdoğan’ın ansızın yaptığı “dikey yapılaşma” çıkışı üzerine bir anda çevreci kesilen Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin icraatları, gerçekten “pes artık” dedirtiyor. Kentleri beton yığınına dönüştüren “Çevre” ve Şehircilik Bakanlığı’nın yeni patronu, yaklaşık 2 ay önce Anadolu Ajansı’na konuk olarak büyük bir vaatte bulundu:

“Askeri alanların hepsi yeşil kalacak.”
15 Temmuz’dan sonra kışlaların şehir dışına taşınacak olmasının iştahları kabarttığını biliyorduk. Kentteki nadir yeşil alanlar ya mezarlıktı zaten ya da askeri tesis… Darbeden önce Esenler’deki 8.7 milyon metrekarelik askeri araziyi imara açanlar, bakın geçtiğimiz günlerde hangi karara imza attı?

Dünkü Hürriyet’te Fatma Aksu’nun haberinden öğreniyoruz ki, İstanbul Çekmeköy’deki dev kışla arazisi, Özhaseki’ye bağlı TOKİ üzerinden imara açılıyor. Kentin nadir yeşil alanlarından biri daha milyarlık rant uğruna beton mezarlığına dönüşüyor.
Bu kararların uygulayıcısı Özhaseki, birkaç gün önce ne dese beğenirsiniz:

“Şu anda bıraksanız birinci dereceden SİT alanlarında inşaatlar başlayacak. Milyonlarca metre kareyi heba edecekler. Bıraksanız, koyların içerisinde o güzelim koylarda devasal yapılar çıkacak.”

Özhaseki, askeri tesisleri "yeşil kalacak" dedikten sonra ranta açmıştı. SİT alanına dair sözleri de benzer sonuçlara yol açmasın sakın? “Güzelim koylar, birinci derece SİT alanları”nı peşkeş çekmeye hazırlık değildir umarım...