Pembe ve mavinin aşkı

Yazı, çizim, desen ve kapak çalışmalarıyla Roll ve Express dergilerinden tanıdığımız Arslan Eroğlu’nun “Aşk” adlı sergisi 25 Nisan’a kadar KARŞI SANAT ÇALIŞMALARI’nda görülebilir…

Siyah renk, psikolojik algılamada ciddiyeti ve karakteri temsil eder. Fakat sanatsal alanda (plastik sanatlarda) ya tercih edilmez ya da tüpten çıktığı saflığı ile sürülmez. Bunun nedenlerinden biri belki de izleyen ya da yapıtları alacak olanların daha neşeli, canlı, enerjik renklerle bezenmiş olan işlere yönelmesi diyebiliriz. İngiliz Ressam William Turner, fırtınalı deniz görünümlerinde acıyı, şiddeti, mağlubiyeti aktarabilmek için siyahı olduğu gibi kullanabilme cesaretini sergilemiş olan ender isimlerdendi. Hatta bazı eserlerindeki bu renk tercihini eleştirenlere dönük; “İçimde birikenleri anlatmak için kullanmış olduğum siyahtan daha siyahını bulabilsem onu kullanacağım,” sözüyle bilinçli renk seçimini savunmaktan geri durmamıştır.
Geçtiğimiz hafta Karşı Sanat’ta “AŞK” adını verdiği sergisiyle izleyici ile buluşan Arslan Eroğlu’nun da tamamen vazgeçtiği mekân yerine genellikle siyah rengi kullanmış olması bana Turner’ın bu sözünü anımsattı. Fakat Eroğlu’nun resimlerinde kullanılan siyah boya renk olarak değil de tıpkı bir sahneyi aralayacak perde gibi görevini yerine getirircesine şaseye zımbalanmış bezin boşluğunu örtmekten ibarettir. Simgeleştirilmeden, herhangi bir anlam yüklenmeden yerini kolaylıkla başka bir ton ya da renge devredebilircesine bir yüzeysellikle sürülmüş gibidir.
Figürlerin dolu tarafta yerlerini almasıysa Arslan Eroğlu’nun resimlerini birer şablon, kukla tiyatrosu ya da Hacivat Karagöz oyunlarındaki gibi bir anın durdurulmuş karesi algısına zorlar izleyiciyi. Hareketsiz, detaysız, durağan ve bir o kadar da teslimiyetçidir figürler. Sergide yer alan resimlerin genel yapısını sanatçısıyla birlikte değerlendirdiğimizde belki de Arslan Eroğlu’nun bir kuşakla kendisini ilişkilendirmesi; yenilgi, teslimiyet, vazgeçiş ya da durağanlıkla ilişkilendirilebilir bir bakışa yönlendirir bizleri.
‘78 KUŞAĞI ÜYESİ’
“1955’de Samsun Dağköy’de doğan sanatçı, orta öğretimi sırasında tabelacı çırağı olarak iki boyutlu yüzeyler üzerinde oynamaya başladı. “Psikedelik mezar tabelaları” adını verdiği tasarımları ilk “sanatsal iş”leri oldu. 1973’de İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi, 70’li yılları 78 kuşağı üyesi olarak geçirdi; Akademinin ‘Neşet Günal Atölyesi’nden mezun oldu.”
Arslan Eroğul sanatını açıklarken; “Batılı bir akademik eğitimden gelsem de; Anadolu’dan Uzak Asya’ya kadar olan coğrafyanın bütün imge dizini benim resmimi oluşturur.
Batı resminin dekorsu üç boyutlu imgelerle oluşturduğu yalancı mekâna uymazlar” sözüyle yönünün içselleştirilmiş ve bir anlamda doğuya yönelimi ağır basan bir bilinçte olduğunu vurgulamaktadır. Her ne kadar bu yönelim (Doğulu) kaderci bir anlayışta olmasa da, iç dinamiklerin kemikleşmiş kliklerine, sembollerine boyun eğerek çocukluktan dayatılan ayrışmanın kız çocuğun pembe, erkek olanınsa mavi kıyafetlerle giydirilmesini kadınlı erkekli figürlerinin bedenleri üzerinde tartışmaya açmakta. Cinsel kimliklerin henüz çocuklukta birbiri üzerinden kutuplaştırıp ayrıştırıldığı bir coğrafyada kadın olmak erkek olmak kadar tehlikeliyse, en az erkek olmak da kadın olmak kadar tehlike arz etmektedir. Çünkü geleneksel sürecin işleyişi olarak roller bedene ve akla işlenmektedir. Tıpkı Arslan Eroğlu’nun yapıtlarında cinsel kimliği çağrıştıran bu renkleri bedenlere işlemiş olduğu gibi.
‘ESER SAYISI BİR HAYLİ FAZLA’
Yazı, çizim, desen ve kapak çalışmalarıyla Roll ve Express dergilerinden tanıdığımız Arslan Eroğlu, ilk kişisel sergisini ‘İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde açtı. O günden bu yana çeşitli karma sergilere katıldı.
1990-97 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde çizim, tasarım ve anlatım teknikleri dersleri verdi. Arslan Eroğlu’nun “Aşk” adlı sergisi 25 Nisan’a dek KARŞI SANAT ÇALIŞMALARI Gazeteci Erol Dernek Sokak Hanif Han, No 11, Kat 3, Daire 4, Beyoğlu-İSTANBUL  Tel: 212.245 71 53  adresinde görülebilir.
Serginin tamamını görebilmek için uzunca bir zaman ayırmak gerekiyor, çünkü Arslan Eroğlu nerdeyse son yıllarda yapmış olduğu bütün çalışmalarıyla görücüye çıkmayı tercih etmiş. Eser sayısının bir hayli fazla olmasının ise hiç gereği yokmuş.

BİZİ TAKİP EDİN

360,161BeğenilerBeğen
55,851TakipçiTakip Et
1,088,247TakipçiTakip Et
7,971AbonelerAbone

BİRGÜN ÖZEL