Pes doğrusu!
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR
Başbakan Konya’da konuştu!.. Zaten her yerde, her vesileyle konuşuyor...

Başbakan Konya’da konuştu!..
Zaten her yerde, her vesileyle konuşuyor.
Aslında hedefine ulaşmak için daha önceden belirlediği stratejisini harfiyen uyguluyor…
Ancak görülen o ki, artık hedefinde demokrasi yok!..
****
Başbakan diğer yerlerde olduğu gibi,
Konya’da da AKP’nin daha önce “Anayasa yazım komisyonuna” verdiği “Türk işi Başkanlık sisteminin” propagandasını yaptı.
Dünya örneklerine benzemeyen bu “garip başkanlık” teklifinin aslında, “demokrasi rejimini” değiştirmek adına hazırlanan bir kılıf olduğu Konya’da ortaya çıktı!
****
Başbakan gözümüzün içine bakarak şunları söyledi;
“ Sistem düzgün kurulmamış, sistemde yaşadığımız sıkıntılar var. Umulmadık yerde, umulmadık şekilde bürokrasi karşınıza dikiliyor, bürokratik oligarşi karşınıza dikiliyor, umulmadık yerde yargıyla karşı karşıya kalıyorsunuz.
Yasama, yürütme, yargının bu ülkede öncelikle bu milletin menfaatini düşünmesi lazım ve ardından da bu devletin menfaatini düşünmesi lazım!..”
****
Ve en açan alıcı sözler;
“İşte bu kuvvetler ayrılığı denilen olay var ya, o geliyor sizin önünüze bir engel olarak dikiliyor!..’”
****
Demokrasi, kuvvetler ayrılığının varlığı ile ölçülür!..
Erkler arasındaki ayrılık ve eşitliğin tek nedeni, yurttaşın hak ve özgürlüklerini, ülkenin barışını ve devletin hizmetkârlığının sağlanmasıdır...
****
İktidarın, yurttaşını, kendi siyasi çıkarları adına ezmesini önlemenin tek yolu yasama ve yargı organlarının iktidar kadar eşit güce sahip olabilmesidir.
Laik demokrasilerin temel kuralı, erkler arasındaki ayırımdır.
****
Başbakan bu sözleri, yargı ve yasamanın, yürütmenin emrinde olmasını isteyen demokrasi dışı anlayışını ortaya çıkarıyor.
Otoriter yönetim talebini saklamak içinde yargının, millet çıkarı için karar vermesini istiyor.
Millet çıkarı nedir? Bunu Başbakan mı belirleyecektir?..
Böyle olursa objektif değil, sübjektif kriterlere dayalı yönetim ortaya çıkar.
En tehlikeli durumda budur!..
Yargıyı, evrensellikten uzak, tarafsız ve bağımsız olamayan bir hale getirirseniz, yürütmeyi denetlenmesi mümkün olmaz!
Zaten istenen de bu!..
****
Erdoğan’ın arzuladığı “Yeni Padişahlık” sistemine bakalım;
-Başkan, Meclise karşı sorumlu olmayacak.
-Dokunulmazlığı bulunan yürütmeyi başkan atayacak.
-Başkan, yasa gücünde Kararname çıkaracak.
-Meclisi fesih edebilecek.
-Yüksek Mahkeme Başkan ve yöneticilerini belirleyecek.
-Üst düzey bürokratları seçecek.
Oh ne ala!..
****
Yani tek seçici, tek yöneten, tek yargılayan, tek yasa koyan,
Meclise karşı sorumsuz, hesap vermeyen biri!..
Kısaca diktatör!..
Halk bunu yutacak mı?.
****
RTE, 28 Şubat darbesinin kendisine karşı yapıldığını söylemişti!..
Türkiye’yi lekeleyen ve demokrasiyi askıya alan bir müdahaleyi yalnız kendisi için yapıldığını söylemek nasıl bir ruh halidir?!.
İbretlik bir durum!
****
Öteden beri RTE, demokrasi dışı bir güç olmayı tasarlıyor…
Kendi meşrebine uygun bir rejim yaratma sevdasında yanıp tutuşuyor!..
Bu nedenle, Konya konuşmasında bir başka tehlikeli anlayışı daha sergiliyor!..
O da; kentleri birbirine düşürmek!..
Siz “Besmeleyle dükkânlarınızı açan Konyalı olduğunuz için mağdur edildiniz.”  sözleri, bu kez de diğer illere olan ayırımcılığı tescilliyor…”
****
Yıllardır Hz. Mevlana’yı anma töreni olarak bilinen Şeb-i Aruz gecesinde barış ve sevgiyle insanlar birlikte olurlar.
Kucaklaşırlar!..
HZ. Mevlana’nın düşünceleriyle yeniden yaşama bakarlar…
“Sen bizim yüzümüze değil, ahlakımıza bak!”
Ve, “Adalet, ağaçları sulamaksa, zulüm, dikenlere su vermektir!..” diyen sözlerini, anlamaya çalışırlar!..
Tabii, anlamak niyetinde olanlar!..
Başbakan Mevlana’yı hiç okudu mu acaba?..