Peygamberdevesinin düşündürdükleri!
TARIK ŞENGÜL TARIK ŞENGÜL
Kendisine atfedilen peygamberlik payesini Başbakan, dini metinlere dayanarak, birinci elden reddedince, sorun çözülmüş oldu.

Kendisine atfedilen peygamberlik payesini Başbakan, dini metinlere dayanarak, birinci elden reddedince, sorun çözülmüş oldu. Ancak kendimce, olan benim yazıma oldu; çünkü tam bu tartışmadan önce, peygamberdevesi üzerine yazıyordum.
Peygamberdevesini ve iktidarla olan benzerliğini, Başbakan’ın İstanbul’da açılışını yaptığı alışveriş merkezindeki konuşmasını izlerken düşünmüştüm. Geçen haftaki yazımın dipnotunda vermiştim, Başbakan’ın söylediklerini. Özetle; Başbakan küçük esnafa buraya kadar diyordu... Yeni gerçeklik büyük sermayenin alışveriş merkezleriydi ve bu gerçekliği görmek durumundaydık.
Bunun peygamberdevesiyle ne ilgisi var sorusuna yanıt vermeden önce, hakkında fazla bilgi sahibi olmadığımız peygamberdevesini tanıtmakta yarar var.
Çekirge ailesinden sayılabilecek bu küçük canlının en önemli sayılabilecek özelliği dua eder biçiminde durması. Bu nedenle, Türkçe’de peygamberdevesi olarak adlandırılmış. Ancak bu duruşu sanıldığı kadar masum değil. Çünkü diyor sözlük;
Peygamberdevesi duâ eder gibi göründüğü zaman aslında avlanmaktadır. Doymak bilmeyen bir iştahı vardır. Başlıca gıdâsı böcekler olmakla beraber, kendisini yemeyen her şeyi yemeye teşebbüs eder. Çekirgeler, sinekler, tırtıllar, kelebekler, eşek arıları ve hattâ zehirli örümcekler en çok avladığı böceklerdir. En zehirli bir böceği yemekten çekinmez (http://www.turkcebilgi.com/peygamberdevesi/ansiklopedi.).
Anlaşılan o ki, dua eder duruşlarından peygamber, talancı yönleriyle deve betimlemesini kazanmışlar! Amerika’da yaşayan türünün daha da talancı olduğunu anlıyoruz;
Amerika kıtasında bâzı iri türler küçük memeli ve sürüngenlere saldırmaktan çekinmezler. Bir defâsında iki küçük kurbağayı yedikten sonra, kendisinden üç defâ daha büyük olan bir kertenkeleyi yemeye başlayan bir peygamberdevesi görülmüştür (aynı kaynak).
Ortadan kaybolan kamu arazilerini, şeker, çimento, Sümerbank tesis ve arazilerini, orman alanlarını, sosyal devleti, binlerce gecekonduyu düşününce, mevcut iktidar ile peygamberdevesi arasında bir ilişki kurmuş olabilirsiniz. Ancak biraz daha dikkatli olmanızda yarar var. Yaptığınız benzetmeyle, peygamberdevesine haksızlık ediyor olabilirsiniz. Bakın aynı sözlük nasıl devam ediyor:
Bütün vahşiliğine rağmen peygamberdevesi, bahçıvan ve çiftçilere zarar veren böcekleri tükettiği için faydalıdır. Bazı çiftçiler üretmek için arazilerine peygamberdevesinin yumurta kesesini koyarlar (aynı kaynak).
Peygamberdevesinin bu özelliğini okuyunca, mevcut iktidarla benzeşmesi açısından iki farklı yorum yapabilirsiniz. Birincisinde, peygamberdevesinin mevcut iktidarla benzerliğinin olmadığını düşünüp, peygamberdevesinden özür dilenebilir. Daha kötü niyetli yorumlaysa, peygamberdevesinin mutasyona uğrayıp, zararlıları değil, kendisine bakıp, yaygınlaştıranları yediğini öne sürebilirsiniz. Eh o zaman, niçin ülkede bir tane bile çiftçi kalmadığını açıkladığınız gibi, bakkalların ve genel olarak küçük esnafın da sadece ayaklarının dışarıda kaldığını ve tümüyle yutulmasının an meselesi olduğunu söyleyebilirsiniz.
Ancak, Başbakan bakkallar ve küçük esnafa buraya kadar derken, kurduğum benzerlik tam bu özellik değildi. O zaman, peygamberdevesinin diğer bir özelliğine, kamuflaj yeteneğine bakmakta yarar var.  
Kamufle olmak için üzerinde yaşadıkları bitkinin rengini alırlar. Yerde dolaşmaktan çok bitkiler arasında bulunmayı yeğlerler. Bir peygamberdevesi yeşil ya da kurumuş bir yaprağa, ince bir dala, bir likene, parlak renkli bir çiçeğe ya da karıncaya benzer bir görünümde olabilir. Bu kamuflaj peygamberdevesini düşmanlarından gizlemenin yanı sıra avına sezdirmeden yaklaşmaya ya da kurbanını hareketsiz bir biçimde bekleyerek tuzağa düşürmeye yarar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mantid).
Anlaşılan o ki, peygamberdevesi tehlikeli durumlar karşısında, takiye, daha doğrusu, kamuflaj yeteneğine sahip bir hayvan. Müthiş taklit yeteneğiyle, çevresine benzeyen, onunla neredeyse özdeşleşen, böylece de, tehlike karşısında, hayatta kalmayı başaran bir canlı. Dahası, diğer canlıları, tehlikeyi fark etmemeleri nedeniyle, kolayca pençesine düşürebiliyor.
Mevcut iktidar etrafında uzun süredir devam eden takiye tartışmalarını ve de son derece otoriter bir konuma geldiği şu günlerde, hâlâ bu iktidardan demokrasi bekleyen ‘liberal solcuların’ varlığını düşününce, kamuflajın ne derece başarılı olduğunu görmemek mümkün değil. Ancak, ben Başbakan’ın konuşmasını dinlerken, iktidarla peygamberdevesi arasında kurduğum benzerliğin nedeni tam bu da değildi.
Affınıza sığınarak, bu hafta peygamberdevesini tanıtmakla yetineceğim. Başbakan’ı izlerken, niçin peygamberdevesini düşündüğümüyse önümüzdeki hafta aktaracağım.