“Pılını pırtını topla ve defol git!”
İBRAHİM SİRKECİ İBRAHİM SİRKECİ
Tahminlerimiz tuttu. Gerçi çok da sürpriz bir sonuç tahmin etmiyorduk. İngiltere İskoç Gordon’suz bir hayata hazırlanıyor. Genel

Tahminlerimiz tuttu. Gerçi çok da sürpriz bir sonuç tahmin etmiyorduk. İngiltere İskoç Gordon’suz bir hayata hazırlanıyor. Genel ve yerel seçimler Perçembe günü tamamlandı. Brown ve İşçi Partisi kaybetti. İşçi Partisi oylarının yüzde beş kadarı muhafazakarlara kaydı ancak korkulan olmadı. Liberal Demokratlar, Nick Clegg’in başarılı münazara performanslarına karşın ancak yüzde 23 kadar oy alarak yüzde 9’dan az milletvekili çıkarabildiler.
Sonuçta neredeyse 40 yıldır ilk kez koalisyon hükümeti gündeme geldi. Yani tek parti iktidarı hedefleyen seçim sisteminin artık işe yaramadığı görüldü. En çok milletvekili çıkaran ve en çok oy alan Muhafazakar Parti koalisyon kurma çalışmalarına başladı ama işi zor. Gordon, herşeye karşın azınlık hükümeti kurabilirim hesabı içinde. Onun işi daha da zor. Bu işin sonu sonbaharda yeniden seçim yapılmasına kadar gidebilir. Koalisyon partilerin işine de gelebilir. Çünkü böylelikle yarım ağızla verdikleri sözleri tutmak zorunda kalmayacaklar. En azından bahaneleri olacak.
Milletvekili seçimlerini hezimetle kapatan İşçi Partisi, yerel seçimlerde hem oylarını artırdı hem de belediye meclis üyeliklerinde büyük kazanımlar sağladı. Bunlardan en keyif veren kazanım ise İşçi Partisi’nin Londra’nın doğu ilçelerinden biri olan Barking belediyesinde oldu. Barking son bir kaç yıldır ırkçı partinin hedefi haline gelmişti. 2008’deki yerel seçimlerde 12 meclis üyeliği kazanmış ve adlarından söz ettirmeyi başarmışlardı. Bu seçimlerde milletvekili çıkarmaya bile heveslenmişlerdi. Ne güzel ki sıfır çektiler.
İşçi Partisi’nin ağır toplarından Margaret Hodge, Barking’de seçimi kazandığı ilan edildiğinde kısa bir teşekkür konuşması yaptı. Podyumdan yaptığı konuşmada, Irkçı partinin başkanına hepimizin gönlünden geçeni söyledi: “Pılını pırtını topla ve defol git!” İşçi Partisi’nden memnun olduğumuzdan değil ama herhalde ehven-i şer bu olsa gerek.
Bu seçimin bir süpriz sonucu Yeşillerin İngiltere tarihinde ilk defa milletvekili çıkarmaları oldu. Yeşil Parti lideri Caroline Lucas Brigton’dan milletvekili seçildi. Hiçbir partinin salt çoğunluğu kazanamadığı parlamentoda olası bir İşçi Partisi koalisyonunu desteklemesi bekleniyor. Desteklerse de kaybedecek, desteklemezse de. Desteklerse oy vermiş olanlar soğuyacak, desteklemezse oy vermemiş olanlarla irtibat kurması güçleşecek.
Doğu Londra’nın yalnız kovboyu George Galloway seçimi kaybetti. Daha önce yazmıştım, biri bizi gözetliyor evi bitirdi Galloway’i. Limehouse’ta ancak üçüncü olabildi.
Son olarak Nusret Şen’den bahsetmeden geçemeyiz. Şen, yine Londra’nın doğusunda, Türkiye kökenlilerin de bolca bulunduğu Hackney’den aday oldu. İngiltere siyasi sahnesinin ender Stalinist adaylarındandı. Şen’in partisinin adı Doğrudan Demokrasi Komünist Parti. Seçilirse iş günü 8 değil 4 saat olacak. Ama herkes günde 4 saat de yerel ve ulusal düzeyde memleket idaresi için çalışacak. Aynı mahalleden Komünist Lig adayı olan Paul Davies’den daha çok almış. Nusret Şen 210 oy ile seçmenin yüzde yarımının desteğini garantilemiş bunu yaklaşık seksene katlarsa bir sonraki seçime mecliste.
Biraz daha kuzeyde Edmonton’da da Türkler yoğun olarak yaşıyor. Orada da bir Türk aday var. Erol Başarık 70 yaşında ve seçimi kazansa altını üstüne getirecekti Edmonton’ın. Mahallenin hemen kuzeyinden geçen çevre yoluna ilişki ‘Türkçe’ bir çözüm bulmuş başarık. Seçimi kazansaymış gidip Londra büyükşehir belediye başkanı ile konuşup çevre yolunun altına tünel yaptırarak trafik sorununu çözecekmiş. Bir de unutmadan katma değer vergisini kaldırıp mali krizi bitirecekmiş. Maalesef onbinlerce Türk de oy vermediği için sadece 350 oy alıp yüzde bir barajına takılmış. Şen’e göre başarı şansı daha fazla Başarık’ın.
Bir de iki çocuk annesi ve büyükanne çalışkan Türk, Gönül Daniels vardı. Seçilebilse çok şeyler yapacaktı ama sadece 91 oy alabildi. Onu çocuklarına okul bulma mücadelesiyle ve tabii ki web sitesindeki kırık İngilizce ile hatırlayacağız.
Memleket büyük ve çok fazla aday var. Hepsini takip edemeyiz.
Bu hafta seçim sonrası pazarlık haftası olacak. Çeşit çeşit değişim vaatlerinin ardından iki eski papaza mührü teslim edeceğiz ve hayat oradan devam edecek.
Irkçı partilerdeki lunatiklerin daha az destek gördüğü ve ırkçıların Hodge’un sözüne uyup pılısını pırtısını toplayıp gittiği bir Londra umuduyla.
İyi pazarlar ve bol şanslar.