Portekiz sarmalında Fenerbahçe
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN

Bu sezon en çok konuşulacak takımın Fenerbahçe olacağı kesin. Zaten tiraj değeri yüksek olan takımın bu seneki transferleri ve oynayacağı futbol oldukça göz önünde olacak.

Fenerbahçe ilk önemli sınavını Shakhtar Donetsk ile yaptığı maçlarda vererek kamuoyunun önüne çıktı. Tabii bu maç üzerinden Fenerbahçe’yi değerlendirirken çok yönlü ele almak gerekir.

Bana göre en önemli kıstas Avrupa futbolunun transfer politikalarının Portekizlilerin himayesine geçerek yön bulmasıdır.

Çok başarılı işadamı olan Mendes ve onun en iyi referansları Ronaldo ve Mourinho ile Avrupa transfer politikalarına ve özellikle para trafiğine ciddi yön veren bir organizasyon kurmuş durumda.

Tabii Pereira da bu yapının bir uzantısı, Türkiye ayağını da Ahmet Bulut yönetmektedir.

Mendes’i Beşiktaş’ta Yıldırım Demirören döneminde hatırlayacağımız gibi; kendi adına çok başarılı işler yaparken, Demirören kendi adına bilemem de; Beşiktaş adına çok ciddi mali külfet yaratmıştı.

Oyuncu satış stratejileri ve bonservis değerlerindeki değer oynamaları kıtalar daki anlaştıkları takımlarla çok iyi şekilde fiyatlandırabiliyorlar. Al-Ahli takımı üzerinden yapılan transferler gibi…

Quaresma ve Pereira iyi örnekler.

Türkiye Ligi de bu konuda önemli bir kaynak ve alandır.

İşte en son; Fllipe Luıs, Atletico’dan Chelsea’ye 20 milyon avroya bir sene önce transfer etti, bu sene Chelsea’den Atletico’ya 16 milyon avroya geri transfer yaptı ve ortada Atletico adına ve oyuncu adına ciddi bir kaynak yaratıldı.

Aynı şekilde yeniden gerçekleşen Quaresma’nın transferi de incelenmelidir.

Atınç ise iki senede 6-7 maç oynayarak 6 milyon avroya transfer yapması da çok ilginç, çünkü Beşiktaş 5 milyon avroluk transfer olanağını ancak böylece yakalayabiliyordu ve bu sağlandı. Bunların hepsi para hareketleri ve takip edilmesi gerekiyor.

Şimdi de Fenerbahçe; Porto’dan kiraladığı kaleci Fabiano Ribeiro ve stoper Abdoulaye Ba ikisi de ikinci sınıf oyuncular, genç değiller ki beklensin ve satış opsiyonlu alınsın?

Niye kiralandılar?

Van Persie, bu kadar kıymetli oyuncu Shakhtar Donetsk’e karşı en önemli maçta oynamayacaksa niye alındı ki; Türkiye Ligine mi saklanıyor?..

Eğer sakatsa bu bilinmeli, yok eğer fiyat ayarlarına uygulanması için buradaysa zaten sezon sonunda ortaya çıkar. Sakın ola ki hazır değil denmesin; çünkü bu tip sezon oyuncuları eğer sakatlanmazlarsa 15-20 günde belirli bir seviyeye gelirler her şekilde aktif dinleme ve özel antrenman programları kendilerine uygulanır zaten.

Fenerbahçe için iki önemli konunun olduğunu düşünüyorum:

Birincisi lider oyuncu sıkıntısı…

Bunun için Aziz Yıldırım ve İsmail Kartal’ın Diego konusunda bir özür açıklaması yapmaları gerekiyor. Geçen sene özellikle bu konu hakkında yazı yazmıştım. Eğer Diego Ribas gibi bir oyuncunuz varsa oyunu bu lider özellikli oyuncu üstüne şekillendirmek gerekir diye.

Çünkü Diego sanki takıma yeni adapte olan oyuncu ürkekliğini hâlâ üstünden atamamış, eğer bir sene önce bu başarılsaydı; hem Fenerbahçe, hem de Diego çok büyük bir zaman kazanmış olacaklardı.

Diğer husus; “Fenerbahçe Olympiakos’dan hoca transfer etti” dendiğinde ben Michel’in transfer edildiğini sanmıştım. Hem oyuncu kariyerinin, hem de teknik adam kariyerinin Pereira’ya göre oldukça iyi olduğunu düşünüyorum.

Shakhtar maçında ortaya çıkan diğer bir gerçek; Pereira’nın kriz yönetme becerisinin eşiğinin düşük olduğudur. Bu çok önemli bir konu… Bir yandan da; bu kadar donanımlı takımın hocası takımın üstünde bir kariyere ve hitap şekline sahip olması gerekmektedir.

Çünkü gerçek olan Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’nde belirli bir yere kadar gelebilir, fakat UEFA’da final oynayabilecek bir kadroya ve kulüp donanımına sahiptir, asıl hedef bu olmalıdır. Bu hedef daha gerçek ve daha gerçekleşebilir bir hedeftir.

Fenerbahçe’yi bekleyen en büyük tehlike Mendes’den nasıl işbirliği ile yararlanacağıdır. Eğer aracılar üzerinden olursa ve Mendes ilgi göstermezse kulüp zarar görür. Yok, eğer profesyonel bir işbirliği ile aracısız anlaşma yapılırsa, çok başarılı işadamı olan Mendes belirli fırsatlar yaratabilir, tıpkı Atletico’ya yarattığı fırsatlar gibi.

Büyük oynamak için ya büyük kariyerli yöneticilere, ya da çok donanımlı ve kariyerli teknik adama ihtiyaç vardır. Bu aracı pozisyondaki kişilerle olamaz.

Mendes ile değil de gölgesinde iş yapılması kulübü bitirir.

Beşiktaş örneği bu kadar açık ortadayken…