Premier Lig manzaraları
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN
2012 senesinin Ekim ayında BBC’nin yaptığı bir araştırmada, Ada futbolunun dört profesyonel liginde yer alan takımların bilet fiyatlarının son bir senede yüzde 11,7 artış gösterdiği, bu rakamın İngiltere’deki senelik enflasyonun beş katı olduğu sonucu ortaya çıkmış.

2012 senesinin Ekim ayında BBC’nin yaptığı bir araştırmada, Ada futbolunun dört profesyonel liginde yer alan takımların bilet fiyatlarının son bir senede yüzde 11,7 artış gösterdiği, bu rakamın İngiltere’deki senelik enflasyonun beş katı olduğu sonucu ortaya çıkmış. Yakın geçmişte futbol sitelerinin birinde ilginç bir istatistik yayımlandı, geldiğimiz çağın paraya pula bulanmış endüstriyel futbolunu ve gidişatı belki en iyi anlatan. Bu vesileyle, Premier Lig heyecanının başladığı zamanlarda hem artan bilet fiyatlarını hem de takımların transfer manzaralarını inceleyelim bilgimiz ve kalemimiz yettiğince…

2014-2015 sezonunda ortalama bir Premier Lig takımı taraftarının, takımının evinde oynadığı maçları izleyebilmesi için 579 sterlin (2,084 TL) harcaması gerekiyor. Sezonluk bileti en pahalı kulüpler sıralamasında Londra takımları ilk sıraları alırken, Arsenal’ın en ucuz sezonluk bileti 985 sterlin ve en pahalı sezonluk bilete sahip takımlar sıralamasında ilk sıradalar. İnanması güç ama 1981-1982 sezonunda Arsenal’ın şimdilerde tarih olmuş Highbury Stadı’nda, en ucuz sezonluk bileti 84 sterlin imiş. Aradan geçen sürede ortalama enflasyon hesabıyla o biletin günümüzde 273 sterlin olması gerekiyormuş!

Günümüzde Bayern Münih’in ortalama sezonluk bilet fiyatı, Emirates Stadı’nın en pahalı koltuğunda tek maç izlemekten daha ucuz. Eskiyi bilen bir futbol bilgesi özetlemişti meseleyi: “Highbury futbol kokardı, Emirates para kokuyor!”

• • •

Son senelerde harcadığı astronomik rakamlara rağmen tarihinde sadece bir kez Şampiyonlar Ligi’nde yer almış Tottenham’ın en ucuz sezonluk bileti 795 sterlin ve listede 2. sırada yer alıyorlar. Batı Londra’nın zenginler kulübü Chelsea 750 sterlin ile onları takip ediyor. Mavili takımın 1981 senesindeki sezonluk bileti 162 sterlin civarında imiş. Geçtiğimiz sezon Premier Lig’e terfi eden Burnley en ucuz sezonluk bilete sahip kulüp... Biletlerini erken alan taraftarlar için başlattıkları kampanyada 229 sterline kadar indirmişler sezonluk bilet fiyatlarını. Selam olsun. Ülkenin kuzeyine gittikçe bilet fiyatları da (tıpkı emlak fiyatları gibi!) düşüyor. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu Manchester City’nin en ucuz sezonluk bileti 299 sterlin. Kim demiş Ada’da güney-kuzey ayrımı yok diye!

“Football Supporters Federation” (Futbol Taraftarları Federasyonu) enflasyonu katlayarak her sezon artan bilet fiyatlarını protesto için yeni sezonunun başladığı tarihlerde geniş katılımlı eylemler planlıyor. Sloganları “affordable football for all” (herkes için uygun fiyatlı futbol)... Haklı davalarında yolları açık olsun.

• • •

Premier Lig’de her sezon artan bilet fiyatlarına rağmen ilgi de o derece artışta. 2013-2014 sezonunda toplamda oynanan 380 maçtaki taraftar ortalaması 37 binin üzerinde. Sezon boyunca 14 milyon taraftar statlara akın etmiş. Forbes sitesinde yayımlanan verilere göre, kulüplerin yayın gelirleri bir sezon öncesine kıyasla %60 artış gösterdi. Geçen sezon en az yayın gelirini almış Cardiff City’nin bile kasasına 107 milyon dolar girmesi meselenin özeti. Bu rakam 2012-2013 sezonunda ligi şampiyon bitirmiş Manchester United’ın kazandığından daha fazla. Kırmızı Şeytanlar o sezon 102 milyon dolar yayın geliri elde etmişler. Her ne kadar gişe hasılatı kulüp gelirlerinin yaklaşık dörtte birine tekabül etse de yine de küçümsenmeyecek boyutlarda.

2013-2014 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde boy gösteren takımların kazandıkları ise ayrı bir yazı konusu. Manchester United Şampiyon Ligi’nden 61 milyon kazanırken Chelsea 59,5; Manchester City 48,5; Arsenal 37,3 milyon dolar gelir elde etmiş. 2015-2016 sezonunda Şampiyonlar Ligi gelirinin iki kat artması bekleniyor. Haliyle gelecek sezonlarda Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmek takımlar için daha da büyük önem kazanacak.

• • •

El yakan sezonluk bilet fiyatlarını bir kenara bırakıp takımların transfer harcamalarına bir göz atalım, çılgın gidişatı hatırlatma adına. 20 Premier Lig kulübü transferlere toplamda 857 milyon sterlin harcadı. Diego Costa transferinde 32 milyon sayan Chelsea kadrosuna kattığı dört futbolcuya toplamda 80 milyon ödedi. Cesc Fabregas ve Filipe Luis onlar adına önemli transferler. Oynadığı ilk dört maçta puan kaybetmeyen ve 15 gol atan takımın yıldızı Costa, ağustos ayının sonunda Premier Lig’de “Ayın futbolcusu” seçildi...

Luiz Suarez’i 80 milyon karşılığında Real Madrid’e satan Liverpool 59 milyon (en pahalı transferi Adam Lallana £25m), geçen sezonun hüsran takımı ve yeni hocasıyla yeniden yapılanmaya giden Manchester United 56 milyon (en pahalı transferi Di Maria £59.7m) harcadı. Geçen sezon yaşanan hüsranın faturasını Sir Alex’e çıkaranlar hiç de yabana atılmayacak sayıda. Kırmızı Şeytanlar ilk dört maçta bir yenilgi ve iki beraberlik aldı...

Son sezonlarda transfer cimriliği nedeniyle taraftarlarının tepkisini çeken Arsenal transfer sezonunun sürpriz takımı. Alexis Sanchez transferine 35 milyon sterlin ödeyen kulübün toplam harcaması 47 milyon. Ancak onlar da sezona iyi başlayamayanlardan. Dört maçta üç berabelik aldı Topçular...

Geçen yaz transferlere 120 milyon yatıran, buna rağmen umduğunu bulmayan Tottenham bu yazın sessiz kalanlarından. Toplamda 34 milyon sterlin harcamışlar. Maliyeti hayli yüksek stat projesinden ötürü bütçeyi kısmak zorunda kalan kulübün White Hart Lane Stadı’nı yenileme projesi 400 milyon sterline mal olacak…

Geçen sezonun sürpriz takımı Southampton en fazla ayrılığın yaşandığı kulüp. Önce teknik direktörlerini Tottenham’a kaptırdılar, sonra takımın yıldızlarını. Luke Shaw, Adam Lallana, Dejan Lovren, Rickie Lambert ve Calum Chambers’i satan kulübün kasasına bu transferlerden 88,5 milyon sterlin girdi. Ancak taraftarları, önemli futbolcuların takımdan ayrılmasından hoşnutsuz. Kulüp yönetimi ise altyapısına güveniyor ve mizahi yaklaşımla meseleyi özetliyor: “Şimdi en azından Gareth Bale’i geri alacak kadar paramız var!”

Bunca paranın döndüğü zamanlarda tüm olup bitene uzaktan bakarak iç geçirenler de var elbet. Mesela Sunderland... Transfere 12 milyon harcayan kulübün kasasına 2,5 milyon girmiş. Güney Londra’nın Crystal Palace’ı da zenginler kulübüne dışardan bakanlardan. Transfere sadece 12 milyon sterlin harcamışlar. Yakın gelecekte zengin bir işadamına satılması beklenen Aston Villa mütevazı bütçesiyle 6,9 milyon sterlin harcamış…

Tabii işin bir de şu boyutu var; bazıları sürekli zenginleşirken, bazıları bu zenginliğin içinde ayakta kalmaya, futbola tutunmaya çalışıyor. Sanırım Şampiyonlar Ligi’nin en büyük sorunu da bu; paranın adil dağıtılmaması. Futbolun fıtratında bu da var elbet ama 2012 senesinin Ağustos ayında aramızdan ayrılmış olan büyük futbolcu Metin Kurt’un söylediğini de kulak ardı etmemek gerek: “Futbol sahada oynanınca güzeldir, borsada çirkin!” Huzur içinde yatsın…