Premier Lig seyir defteri; Everton günlükleri…
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

Ada futbolunda “The Toffees” ya da “The Toffeemen” (bir çeşit İngiliz şekerlemesi) olarak bilinir o futbol şehrinin mavili takımı Everton FC. Hikâyelerini anlatan kitaplarda, kuruldukları yıllarda bölgenin çok bilinen, mahalleye mahsus şekerci dükkânının sahibi yaşlı teyzenin maç günleri stada elinde kavanozu ile gittiği, tribünlere “Everton Mint” (nane şekeri) dağıttığı yazılır. Zaman içinde bu futbol ritüelinin şehirde nam saldığı, ilk zamanlarında siyah-beyaz olan renklerinin de o şekerden geldiği rivayet edilir. Takımın mavi-beyaz formasının üzerinde yer alan, Latince “nil satis nisi optimum” ambleminin anlamı “Only the best is good enough.” (Sadece en iyi yeterlidir)...

Bakmayın 1994-1995 sezonunda kazandıkları Federasyon Kupasından sonra kupa görmemiş olmalarına, ilk şampiyonluklarını kazandıkları 1890-1891 sezonundan günümüze kadar geçen sürede 109 sezon ülke liginin en üst liginde mücadele etmişler, kazandıkları şampiyonluk sayısı 9. Takıma 1892 senesinden beri ev sahipliği yapan Goodison Park Stadı 40.157 kapasiteli, bu sezon evlerinde oynadıkları 13 maçta 39.308 taraftar ortalaması yakalamışlar. Koeman’ın takımın başına gelişiyle yükselişe geçerken, bu yazının yazıldığı saatlerde 26 maçta topladığı 44 puanla Manchester United’ın arkasında 7. sıradalar. Bu sezon 24 kişilik kadronun yaş ortalaması 27.3, 14 futbolcusu İngiltere dışında dünyaya gelmiş. Kadronun toplam değeri 211 Milyon Sterlin civarında…

Değer demişken, 4-2-3-1 dizilişinde oynayan takımın yıldızı gol krallığı sıralamasında Sanchez ve Kane ile ilk sırayı paylaşan Belçikalı forvet Romelu Lukaku, ona da selam çakmadan geçmeyelim. Bu sezon sahada kaldığı 2.187 dakikada 17 golü, 4 asisti var. 1996-1997 sezonunda Gençlerbirliği forması giyen Roger Lukaku’nun oğlu olan Romelu Lulaku, 13 Mayıs 1993’te Belçika’nın Antwerp şehrinde dünyaya gelmiş. Küçük yaşta top koşturduğu yerel takımı Rupel Boom’da göze batınca 2. lig takımlarından Lierse SK’in akademisine katılmış. 2004-2006 arasında 68 maçta 121 gol ona Anderlecht’in kapılarını açmış. İlk kez 2008 senesinde formasını giydiği takımda 2009’da profesyonel sözleşme imzalamış. Mor beyazlı takımda iki sezonda 33 gol kaydedince Chelsea’nin radarına girmiş ve 2011’in yazında 17 milyon Sterin karşılığında Batı Londra’nın zenginler kulübünün yolunu tutmuş. Ancak Mourinho ile yıldızı barışmayınca West Brom’a, sonrasında Everton’a kiralanmış. 2014 senesinin Temmuzunda kulüp tarihinin rekor transfer ücreti 28 milyon Sterlin karşılığında mavili takıma imza atmış. İlk iki sezonunda 15 golün altına düşmezken geçen hafta takımının Sunderland’ı 2-0 yendiği maçta attığı gollerle aynı zamanda Duncan Ferguson’un kulüp rekorunu kırarak ligdeki 60. golünü kaydetmiş oldu. 1,90’luk 10 numara örnek aldığı futbolcunun Chelsea efsanesi Didier Drogba olduğunu söylüyor söyleşilerinde. Hocası Koeman, futbolcusunun her sezon yükselen formuyla onu takımda tutmanın zor olacağını, Avrupa futbolunun devlerinin kapılarını çalmasının şaşırtmayacağını dile getiriyor…

Mart ayının ilk Pazar günü Tottenham bu sezon esip kükrediği evinde Lukaku’lu Everton’a karşı. Maçın yayıncısı Sky, iki takımı “Upwardly Mobile” (yukarıya hareketli) olarak tanımlamış. Tottenham ligde evinde oynadığı son sekiz maçını kazanmış ve o maçların altısında kalesinde gol görmemiş. Everton ligde oynadığı son dokuz maçında yenilgisiz. İki takım arasındaki son üç maç berabere bitmiş ama Everton rakibini 2012 senesinin Aralık ayından beri yenememiş. Bu maçtan alacakları üç puan onları 47 puan ulaştıracak, son iki sezon sonunda ulaştıkları puan toplamı…

Koeman’ın takımı 4-3-2-1 dizilişinde başlıyor maça. Orta sahada oynayan 27 yaşındaki Senagalli İdrissa Gueye ligin en fazla top çalan oyuncusu. 2016 senesinde Avrupa’nın beş büyük liginde ilk sırayı almış. Geçtiğimiz aylarda Chelsea deplasmanında ağır yenilgi alan misafir takım aynı hataya düşmeme adına daha kontrollü başlıyor maça. Ev sahibi ilk 15 dakikada topa yüzde 63 oranında sahip olsa da, iyi alan daraltan rakip karşısında kaleyi bulmakta zorlanıyorlar. 19. dakikada ligin müthiş golcüsü çıkıyor sahneye, yaklaşık 25 metreden mükemmel vuruyor Harry Kane, Tottenham tribünleri ayakta alkışlıyor o enfes golü. Golün şaşkınlığı, Tottenham’ın yüksek temposu karşısında bocalıyor Koeman’ın takımı, oyunun her anında hareketli Eriksen, Kane, Alli hırpalıyor rakip savunmayı. Everton’un 3. bölgede etkisiz göründüğü, Lukaku’nun yalnızları oynadığı ilk yarı Tottenham’ın üstünlüğüyle kapanıyor.

31.692 taraftarın önünde Tottenham ikinci yarıya da tempolu ve oyunu geniş alanlara yıkarak başlıyor. Top rakipteyken uyguladıkları amansız pres Pochettino’nun futbol felsefesini anlatıyor, adının Barça ile anılması boşuna değil anlayacağınız. 55’te savunmadan çıkarken kaptırdıkları topla ikinci golü kalesinde görüyor Everton; Kane’in bu sezon 21. golü. 80. dakikaya kadar etkisiz maviler maça havlu atacakken, golcüsü çıkıyor sahneye; Lukaku, Vertonghen’i geçip topu köşeye bırakıyor. Uzatma dakikalarında Alli takımın üçüncü golünü kaydederken oyuna sonradan giren Valencia anında karşılık veriyor. Koeman’ın ikinci yarıda yaptığı üç değişiklik takıma hareket getirse de Everton bir deplasman hüsranından daha kurtulamıyor. Koeman maç sonu basın toplantısında, iyi başladıklarını ancak basit hatalarla kalelerinde iki gol gördüklerini, Tottenham’ın galibiyeti hak ettiğini söylüyor tüm içtenliğiyle. Velhasıl Everton’un Şampiyonlar Liginde boy gösterebilmesi için önünde kat etmesi gereken yol oldukça uzun…