Premier Lig seyir defteri: Liverpool FC, gelincik çiçekleri zamanlarında
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

Bilir misiniz, İngiltere’de kasım ayında kutlanan “Rememberance day” (Anma günü) 1. Dünya Savaşından sonra İngiliz ordusunda görev yaparken hayatını kaybedenlerin anısınadır ve futbol kulüpleri de formalarında yer alan “Poppy” (gelincik çiçeği) armasıyla bu etkinliğe destek verirler. 1. Dünya Savaşının sona erdiği, 11. ayın 11. gününde saat 11.00’de tüm ülkede saygı duruşu yapılırken, İngiltere Milletler Topluluğuna ait ülkeler de bugünü unutmaz. Gelincik çiçeğinin hikâyesine gelince, 1. Dünya Savaşı yıllarında kaybettiği yakın arkadaşının mezarının yanı başında biten gelincikleri gören Kanadalı asker ve şair John Mccrae, “In flanders field” isimli şiirini yazar. Savaşın bitimine yakın zatürreden ölen şairin şiirindeki gelincikler, ilerleyen zamanlarda o savaşta ölenlerin anısına sembol olacaktır…

Günümüzde ülke futbolunun kulüpleri de anmalara katılanlardan. Ancak Stoke City’nin 29 yaşındaki İrlandalı topçusu James McClean formasında gelincik çiçeğini reddediyor, hikâyesini anlatmadan olmaz. James McClean 1989 senesinde Kuzey İrlanda’nın Derry şehrinde dünyaya gelmiş. Bilmeyenler için, o şehirde 1972’de yaşanan, tarihe kanlı pazar olarak geçen günde İngiliz ordusu, bağımsızlık isteyen ve protestolara katılan 13 sivili katletmişti. İrlandalılar tarihe “Black Sunday” olarak geçen o kara günü asla unutmadı…

Anma gününün yaklaştığı, gelincik çiçeklerinin formaları süslediği zamanlarda, Arsenal’in konuğu bu sezon esip kükreyen Liverpool, Klopp’un zirvedeki takımı. Arsenal 11 maçtır yenilmiyor, geçen sezon 19 deplasman maçının 11’ini kaybettiklerini düşününce yeni hocanın devrim başlattığı aşikâr. Daha çok koşup, daha çok mücadele ettiklerini vurguluyor hocaları Unai Emery, o da Guardiola gibi antrenman temposunu yüksek tutanlardan. Emery’nin gelişiyle formu yükselenlerden biri de Mesut Özil… Bu sezon Chelsea ile birlikte ligin en golcü takımı, ancak savunma zaaflarını gidermiş değiller, 10 maçta rakibin 141 şutuna engel olamadılar, kalelerinde gördükleri gol sayısı Manchester City’nin dört katı. Oysa ilk dörde oynayan takımlar rakibe çok daha az şut fırsatı veriyorlar. Chelsea (89), Liverpool (80), lider Manchester City (59)…

Liverpool’a gelince, Arsenal karşısında son beş maçta 17 gol buldular, ligde son 11 maçta kaybetmediler. 10 maçta 26 puan Premier Lig tarihinde kasım başındaki en yüksek puanları. 4-2-3-1 dizilişinde, golcüleri Salah’ın arkasında Mane, Firmino, Wijnaldum üçlüsüyle başlıyor maça Liverpool. İki takım da orta sahayı kalabalık tutup üçüncü bölgede presle başlıyor. Savunmadan uzun toplarla çıkıyor misafir takım, orta sahanın solunda Milner Liverpool hücumlarına yöne veren oyuncu. 17’de kaleci Alisson’dan önce hamle yapan Mkhitaryan’ın kafa vuruşu isabetsiz. 23’te Van Dijk karşıya kaldığı pozisyonda Arsenal kalecisi Leno’ya nişanlıyor topu. İlk 30 dakikada top iki takımın kalesinde mekik dokuyor, ev sahibinin göze batan oyuncusu Torreira; sahanın her yerinde 11 numara. İkili mücadelelerin neredeyse tamamını kazanan, özgüveni yüksek Arsenal’i izliyor. Liverpool’un yüzde 40 oranında topa sahip olduğu, iki takımın da iki kez rakip kaleyi bulduğu izlemesi keyif veren ilk devre golsüz kapanıyor.

İkinci devreye bıraktığı yerden başlıyor Arsenal, çabuk presle rakibin pas trafiğini engellerken kaptıkları toplarda Aubameyang’a pozisyon yaratamaya çalışıyorlar. Geçen sezonun golcüsü Salah suskun ilk 60 dakikada, misafir takım pozisyon bulmakta zorlanırken 60’ta Mane’nin soldan kestiği topu uzanarak Milner’in önüne çeliyor Leno, kaçırmıyor Liverpool’un kaptanı. Arsenal golden sonra yükleniyor ama rakip hemen her kontrada tehlikeli. Hak ettikleri beraberlik golünü 82’de yakalıyorlar, Lacazette çaprazdan uzak köşeyi buluyor, Iwobi’nin gol pası enfes. Velhasıl sezonun en keyif veren maçlarından birinde iyi niyetli iki takım kardeş payında. Maçın adamına gelince, Liverpool’un savunmacısı Van Dijk; eskilerin deyimiyle adam geçiyorsa top geçmiyor 1.93’lük 4 numaradan.