Premier Lig seyir defteri: Sezona Bakış-1…
ZİYA ADNAN ZİYA ADNAN

“Zamandayız hepimiz. Biz onun ayakları ve ağızlarıyız. Zaman ayaklarımızın altında yürüyor. Zamanın rüzgârlarının ayak izlerini kısa ya da uzun vadede sileceğini biliyoruz artık” der Galeano, ‘Zamanın Ağızları’ kitabında, okumamış olanlara şiddetle tavsiye. Bir futbol sezonu daha kapanırken geride kalan izlere bakalım bu hafta, Tottenham Hotspur’un evinde Leicester City karşısında oynadığı son maç vesilesiyle iz bırakanları, yıldızı parlayanları, unutulacakları, düşenleri, sevinenleri futbol rüzgârı silip geçmeden hatırlayalım.

38 maçta 106 gol bularak 100 puanla şampiyon oldu Manchester City, ligin yeni ve kırılması güç rekoru. 2011-2012 sezonundan beri üçüncü şampiyonluğu. 38 maçın 32’sini kazanırken 2016-2017 sezonunda 30’u bulan Chelsea’nin rekoru da tarih oldu. Oysa 1998 senesinde Ada futbolunun 3. Ligini görmüştü Sir Alex’in tanımıyla o futbol şehrinin gürültücü komşuları. Bu vesileyle ona da geçmiş olsun diyelim, bir an önce kavuşsun sağlığına. Yaşı yetmeyenler için 2000’li senelerin başına kadar asansör takım olarak nam salmıştı maviler, 1983-2001 arasında ülke futbolunun en üst liginden dört kez düştüler. 2008’de ‘Abu Dhabi United Group’ tarafından satın alınınca değişti makus kaderleri, 2015 senesinde Forbes dergisi tarafından 2 milyar dolarla dünya futbolunun en değerli 5. kulübü olarak gösterilmeleri değişen zamanların göstergesi.

Geçenlerde, güç bela kazandıkları bir maç sonrasında ikinciliği başarı olarak gördüğünü vurguluyordu Jose Mourinho. Oysa Sir Alex döneminde esmiş kükremiş takım 2013’ten beri şampiyonluğa hasret kalmıştı. Son beş sezonda transferlere 680,7 milyon avro harcamasına rağmen hoşnut değildi taraftarı. Lukaku gibi bir golcüye sahip olmalarına rağmen ilk dört içinde en az gol bulan takım olmaları Portekizli hocanın futbol felsefesinin özeti…

Takımının başarılı olduğunu düşünen başka bir hoca da Pochettino ama o pek haksız sayılmaz. Beş sezonda transferlere 397 milyon avro harcarken sattıkları topçulardan 382 milyon gelir elde ettiler. 61 bin seyirci kapasiteli yeni statlarında oynayacaklar gelecek sezon; üstelik Kane, Alli, Eriksen gibi ya altyapıdan yetişmiş ya da ucuza alıp parlattıkları topçulara sahipler. Bir sezonluğuna misafir oldukları Wembley Stadı’nda 1,2 milyon futbolseveri ağırladılar, maç başına taraftar ortalamaları 67.403. Bizim vasat futbolumuzda marka değerinden dem vuranlara naçizane hatırlatma. Şampiyonlar Ligi’nde Juventus karşısında elenip gittikleri maçtan sonra düşüşe geçtiler, ligde son altı maçtan ikisini kaybettiler ama sezonu 3. sırada tamamladılar. Son iki sezonu ezeli rakip Arsenal’in üzerinde bitirirken, gelecek sezon bir kez daha Şampiyonlar Ligi’nde boy gösterecekler.
Son maçta Leicester City karşısında 4-2-3-1 dizilişinde sahaya çıkan Tottenham’ın gol makinesi Harry Kane’in maçtan önce 28 golü, 2 asisti var. Bir sezonda daha golcülüğü, efendiliği, altyapısından yetiştiği takımın bayrağını gururla taşımasıyla iz bırakanlardan 10 numara. Futbol tanrıları her takıma onun gibi futbolcu ihsan eylesin. Başka bir iz bırakan da Son Heung-Min. Güney Korelinin 14 golü, 9 asisti bulunuyor. Leicester City’nin hocası Claude Puel’in takımın başında muhtemel son maçı. Ekim ayında aldığı takımda iyi başlamış ama devamını getirememişti. Mavili takımdan dem vurup, 9 numaralı Vardy’i yazmadan olmaz. Bu sezon 18 golü var, amatör kümelerde top koşturan her topçuya ilham verecek bir hikâye onunki. Ve maç başlıyor. 4. dakikada Mahrez’in sağdan ortasına vurduğu kafayla öne geçiriyor misafiri ama uzun sürmüyor sevinçleri, 7. dakikada Kane yakın mesafeden kaçırmıyor. Gol ateşliyor ev sahibini ama ikinciyi ararken kalelerinde golü görüyorlar. Savunma dengesinin bozulduğu anda Mahrez ceza sahasından Lloris’in uzanamayacağı köşeye sert vuruyor. Misafir takımın hücum ikilisi Mahrez ve İheanacho zor anlar yaşatıyor rakip savunmaya. Tottenham’da defansif orta saha oyuncusu Wanyama ilk kez savunmanın ortasında görev yaparken pozisyonlarda ağır kalıyor. Topa yüzde 67 oranında sahip olmasına rağmen yaratıcı Eriksen’in sessiz kaldığı devreyi geride kapatıyor Pochettino’nun takımı.

İkinci devreye golle başlıyor Leicester City, İheanacho ceza sahasının dışından sağ üst köşeye mükemmel vuruyor, sezonun en güzel gollerinden. Bir dakika sonra Tottenham farkı Lamela’yla yeniden bire indirirken Wembley Stadı’nı dolduran 77.841 taraftar yazı çağıran o günde iki takımın gol düellosuna şahitlik ediyor. 53’te Tottenham hücumunda Rose soldan getiriyor, Lamela beraberliğe taşıyor takımını. İki farkı yakaladığı maçın 60. dakikasında geriye düşüyor Leicester City, Lamela hat-trick yaparken bu sezon kalesinde 59. golü görüyor mavili takım. İki takım da savunmayı bırakıp posta arabasına saldıran Apaçi kabilesi misali saldırdığı maçın 73. dakikasında Vardy ile beraberliği yakalıyor Leicester City. 76’da Kane durumu 5-4’e getirirken bu sezon kaydettiği otuzuncu gol. Velhasıl düelloyu kazanan Tottenham ligi 3. sırada tamamlarken sezonun keyif verenlerinden olmayı hak ediyor.

Madem izlemekten keyif aldıklarımızı yazdık, muhtemel izlemesi en keyif vereni, Liverpool’u atlamadan geçmeyelim. Manchester City’nin ardından 84 golle en golcü ikinci takım olmayı başarırken kalelerinde gördükleri 38 gol savunma zaaflarının göstergesi. Golcüleri Mısırlı Salah 32 gol ve 10 asistle sezonun en iyisi, takım sevdalıları tezahürat bile yazmış adına: “If he scores another few, then I’ll be Muslim too.” (Sen gol at biz Müslüman olalım). Yakın gelecekte, Şampiyonlar Ligi finalinde Real Madrid karşısında sahaya çıkacaklar. Çokları şans vermese de üçüncü bölgede Mane, Salah, Firmino üçlüsüne sahip bir takımın kazanma şansı hep vardır, yazın bir kenara.