Prens’ten Filistinli lidere istifa baskısı
15.11.2017 08:45 DÜNYA
İddiayı ortaya atan Times gazetesi, “Körfez ülkeleri Filistin’e ihanet ettikleri izlenimi yaratmadan İsrail’le birlikte İran’a karşı daha iyi bir koordinasyon sağlamak için barış planının hayata geçmesini istiyor” dedi

İngiliz gazetesi Times, gözaltı operasyonlarının arkasındaki isim olan Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ABD lideri Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile işbirliği yaptığını yazdı. Habere göre Riyad’ı ziyaret eden Abbas’a “Trump planı açıkladığında ABD’liler ne önerirse kabul et ya da istifanı ver” denildi.

Haberde Mahmud Abbas’ın bir hafta önce Riyad’ı ziyareti sırasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner öncülüğünde hazırlanan barış planının gündeme geldiği ifade ediliyor. Gazetenin haberinde, “Prens Muhammed Mahmud Abbas’a ‘Trump planı açıkladığında ABD’liler ne önerirse kabul et ya da istifanı ver’ dedi” ifadeleri yer alıyor. Times, Kushner ve veliaht Prens Muhammed arasındaki görüşmenin gece geç saatlere kadar devam ettiğini ve İsrail - Filistin sorununa kalıcı çözüm getirecek bir Ortadoğu barış planı üzerine görüşmelerin yapıldığını yazıyor.

Haberde, “Kushner, Trump’ın baş müzakerecisi Jason Greenblatt, ulusal güvenlik danışman yardımcısı Dina Powell ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi David Friedman bir süredir Ortaoğu barış planı üzerinde çalışıyorlar” deniyor.

İran’a karşı İsrail’le işbirliği
Haberde görüşüne yer verilen üst düzey bir İsrailli yetkili ise “Öyle gözüküyor ki plan konusunda işi ciddiye almaya başladılar” diyor. Times, “Körfez ülkeleri Filistin’e ihanet ettikleri izlenimi yaratmadan İsrail’le birlikte İran’a karşı daha iyi bir koordinasyon sağlamak için barış planının hayata geçmesini istiyor” yorumunu yapıyor. Haberde ABD’nin Ortadoğu barış planı önerisini gelecek yılın başlarında açıklayabileceği de vurgulanıyor.

“ABD’nin planında, işgal altındaki bölgelerdeki yerleşim yerleriyle ilgili olarak İsrail hükümetinin taleplerinin büyük bir kısmının kabul edilmesi muhtemel” diyen Times, Trump yönetiminin iki devletli çözüm fikrine daha yakın bir noktaya geldiğini de ifade ediyor.

Suudi Arabistan’ın Filistin konusundaki girişiminin bir diğer nedeninin de Hizbullah - Hamas bağlantısı olabileceği belirtiliyor: “Suudi Arabistan, Hamas ve Hizbullah’ın daha sıkı bir bağ kurarak Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarının kontrolünü tamamen ele geçirmesini istemiyor.”

Maruni Patriği Suudi Arabistan’da
Öte yandan Lübnan Maruni Patriği Mar Beşara Butrus er-Rai’nin resmi davet üzerine geldiği Suudi Arabistan’da Kral Selman bin Abdulaziz, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ve Lübnan’ın istifa eden başbakanı Saad Hariri ile görüştüğü bildirildi.
Suudi Arabistan resmi ajansı SPA’nın haberine göre, Kral Selman, Maruni Patriği Rai’yi başkent Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda kabul etti. Görüşmede, iki ülke arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yanı sıra dinler ve kültürler arasındaki farklılıkların hoşgörüyü yüceltip, şiddeti, aşırılıkları ve terörü yok ederek bölge ve dünya halkları için barış ve güveni sağlama yönündeki önemine işaret edildiği belirtildi.

Suudi Arabistan İçişleri Bakanı Prens Abdulaziz bin Suud bin Nayif, Dışişleri Bakanı Adil bin Ahmed el-Cubeyr ve Devlet Bakanı Musaid bin Muhammed el-Ayban’ın da görüşmede hazır bulunduğu aktarıldı. Rai’nin daha sonra Veliaht Prens Bin Selman ve Lübnan’ın istifa eden başbakanı Hariri ile ayrı ayrı bir araya geldiği kaydedilirken, görüşmelerin içeriğine dair bilgi verilmedi.

Saad Hariri, kurduğu hükümetin güvenoyu almasının üzerinden bir yıl geçmeden 4 Kasım’da, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da istifa ettiğini açıklamıştı. İstifa konuşmasında, “Hizbullah ve İran’ın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını” belirten Hariri, “kendisine suikast düzenlenebileceği endişesi taşıdığını” söylemişti. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Hariri’nin istifasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Hariri’nin şu an bulunduğu şartlardan dolayı endişeliyiz. Kendisi Lübnan’a dönmeli ve istifa gerekçelerini açıklamalıdır. Bunu yapmadığı sürece istifası geçerli değildir” ifadelerini kullanmıştı.

‘Prensler adil yargılanacak’
Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilcisi Abdullah el Muallimi, ülkede ileri derecede yolsuzluk iddiaları nedeniyle gözaltına alınan prens, üst düzey görevliler ve milyarder iş adamlarının adil yargılanacağını söyledi.

Muallimi, BM Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında, Yemen, Lübnan ve ülkesindeki yolsuzluk nedeniyle yapılan gözaltılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Muallimi, “Gözaltına alınanların adil yargılanacağını temin edebilirim” dedi.

Muallimi, kaç kişinin göz altına alındığı sorusuna, “bu bilgiyi güvenlik yetkililerin açıklayacağı” yanıtını verdi. Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin Suudi Arabistan’da gözaltında olup olmadığına ilişkin bir soruyu Muallimi, “saçmalık” olarak değerlendirdi.

Muallimi, Hariri’nin “neden uzun süredir Suudi Arabistan’da olduğu” sorusuna ise Hariri’nin Suudi Arabistan’da bir evi, arkadaşları ve destekçileri olduğunu ve orada olmasının garip karşılanmaması gerektiği yanıtını verdi.

***

İsrail’den Suudi Arabistan Müftüsü’ne davet

“İsrail’e karşı savaşmanın caiz olmadığı ve Hamas’ın terör örgütü olduğu” yönünde fetva veren Suudi Arabistan Müftüsü Abdülaziz Al-i Şeyh İsrail’e davet edildi. İsrail İletişim Bakanı Eyüp Kara, Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh’i, “İsrail’e karşı savaşmanın caiz olmadığı ve Hamas’ın terör örgütü olduğu” yönündeki fetvasından dolayı tebrik ederek ülkesine davet etti. Dürzi asıllı İsrailli Bakan Eyüp Kara, Twitter hesabından şu mesajı paylaştı: “Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh’i Yahudilere karşı savaşmayı ve onları öldürmeyi yasaklayan fetvasından dolayı tebrik ediyoruz. Al-i Şeyh, Hamas’ın terör örgütü olduğunu ve Filistinlilere zarar verdiğini, Aksa’da yapılan gösterilerin demagojik olduğunu ve İsrail ordusu ile Hizbullah’ı yok etmek için işbirliği yapılabileceğini söyledi. Ben Müftü’yü İsrail’i ziyaret etmeye davet ediyorum; yüksek düzeyli bir saygı ile karşılanacaktır.” Suudi Müftüsü Abdülaziz Al-i Şeyh, yerel bir televizyon kanalında katıldığı programa telefonla bağlanan izleyicinin geçen temmuz ayında Mescid-i Aksa’da yaşanan olaylarla ilgili sorusuna verdiği cevapta, “İsrail’e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Hamas’ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah’a karşı İsrail ordusuyla işbirliği yapılabileceğini” ifade etmişti.