Propagandanın bu kadarı rezillik
MURAT YAYKIN MURAT YAYKIN

2011-12 yılı, hemen hemen her ay Toplumsal Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi eğitmeni Mehmet Özer ve öğrencileri ile birlikte Amed’e gidiyoruz. Bir yıldan biraz fazla süren belgesel fotoğraf çalışmasından daha önceki yazılarımda değinmiştim. Geriye dönüp anımsatmamın sebebine birazdan değineceğim. Ben fotoğraf çekimleri yapmıyorum. Sözel tarih araştırması biçiminde görsel ve sesli kayıtlar alıyorum. Sanırım inkâr edenlerin dışında herkes 90-94 yılları arasında Kürt Halkına yaşatılan zulümdan haberdar. Yeniden aktarmayacağım, çünkü bugünün günceli o günleri aratmıyor.

O günlerden gündüz saatleri, Mehmet bir yerlere gideceğinden bahsedip ortadan kayboldu. Akşamüstü beni arayarak arkadaşları toplamamı ve kendisi gelene kadar dağılmamalarını istedi. Akşam Suriçi’nde bir mekanda oturuyoruz, saat 22.00 civarı. Mehmet ortada yok, merak etmeye başladım, ama arkadaşlara belli etmiyorum. Neyse, yeniden aradı, yarım saate kadar geleceğini söyleyerek tüm arkadaşların orada olduğu teyidini aldı.

Elinde bir market poşetiyle gelip yanıma oturdu. Torbayı işaret ederek içindekilere bakmamı istedi. Poşeti açtım, içinden bir poşet, bir poşet daha. Bir atlet ve bir kazak vardı. Tam olarak ortaya çıkarıp bakamadığım için ne olduğunu anlayamadım. Kulağıma eğilip giysilerin Uğur Kaymaz’a ait olduğunu söyledi. 13 kurşun deliği ve donmuş kanı üzerindeydi. Ailesi, Devrimci 78’ler Federasyonu 12 Eylül Utanç Müzesi’nde sergilensin diye Mehmet’e teslim etmiş. Otele geldiğimizde giysilere baktık. Üstüne ne söyleyebilirim ki?

Bu anıyı; Cizre’de buz dolabına konmak zorunda kalan ölü insan bedeni haberlerinden sonra belleğim çağırdı yeniden. Çokça yazıldı, savaş sürecinin neden yeniden başladığını. Bu konuya da değinmeyeceğim. İnsanlık bugün Cizre’de derin dondurucuda! Yazım Cemile Çağırga’nın fotoğraflarının medyada kullanımıyla ilgili olacak.

“Cizre’de güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu ölen 10 yaşındaki Cemile Cizir Çagırga’nın cesedi sokağa çıkma yasağından dolayı evlerindeki derin dondurucuda bekletildi! HDP’li vekillerin ısrarları sonucu bugün öğle saatlerinde küçük Cemile’nin cesedi Devlet Hastahanesi morguna kaldırıldı.

Cizre’de dün akşam saatlerinde evinin önünde oyun oynarken ‘güvenlik güçleri’nin açtığı ateş sonucu ölen 10 yaşındaki Cemile Cizir Çagırga’nın cesedi sokağa çıkma yasağından dolayı evlerindeki derin dondurucuda bekletildi! HDP’li vekillerin ısrarları sonucu bugün öğle saatlerinde cesedi Hastahane morguna kaldırıldı.”

Haberler böyle geçiyordu.

Sabah gazetesine göre ise, Cizre’de öldürülen Cemile Cizir Çağırga isimli 10 yaşındaki çocuğun kokmasın diye buzluğa konmuş cesedi gösteren fotoğraflar Filistin’de gerçekleşen bir cinayetin ardından çekilmişti.

“Oysa merhumenin buzluğa konmuş fotoğrafı olarak Radikal, T24, Cumhuriyet gibi yayın organlarının haberlerinde bambaşka fotoğraflar kullanılmıştı. Yani dün Filistin’de olan, bugün Cizre’de gerçekleşmiştir ve Sabah denen şey bunu inkâr etmek için bambaşka fotoğraflarla ‘haber’ yaymıştır.

http://www.cumhuriyet.com.tr/…labinda_saklandi.htm
http://www.radikal.com.tr/…urucuda_saklandi-1430038
http://t24.com.tr/…izin-cikti-ve-morga-kondu,308942”
(Ekşi Sözlük’ten alınmıştır.)

BirGün Gazetesi’nin haber lingi ise şöyle; http://www.birgun.net/haber-detay/cizre-de-16-kisinin-cenazesini-yuz-bine-yakin-kisi-ugurladi-89306.html

Bu linglerden de görüleceği üzere Cemile Çağırgı’nın naaşının evde ailesiyle çekilmiş fotoğrafları, cenazenin taşınma anını gösteren kareler, buzluğa yerleştirilmiş halleri fotoğraflanmış ve haberleştirilmiş. Sabah Gazetesi ise, bambaşka bir fotoğraf kullanarak aklı sıra Cemile Çağırga’nın ve ailesinin başına gelenin gerçek olmadığını iddia etmiştir.

El insaf!

Yüzlerce çocuk... Dün, bugün... Geçmişte de aynı, hep aynı dil, bugün de... Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol, Cemile Çağırgı ve yüzlerce çocuk birilerine göre terörist. Yapmayın, propagandanın bu kadarı rezillik. Yeter.