Proust, Joyce...
TARIK GÜNERSEL TARIK GÜNERSEL

Proust rahimde: 1871, Paris Komünü.

Yirmisinde, en sevdiği karakter Hamlet.

Askerlik tarihinde en önemli olay:

“Orduya gönüllü yazılışım.”

Kuzeni Bergson’dan izler – Yaratıcı Evrim

ile iç içe değil mi devrim?

Roman -ama yayınlamıyor Andre Gide.

Birkaç red… Parasıyla bastırıyor Proust.

El yazısı rötuşlarla dolu. Hız âşığı şoförü

kalbini çalmış.  Mayıs 1921, Paris:

Stravinsky’nin şerefine ziyafette

Proust’la Joyce yan yana.

William Carlos Williams da masada.

“Öldürecek bu migren,” diyor Joyce,

40 yaşında. “Gözlerim de berbat.”

“Ah, beni de karın ağrılarım,” diyor Proust,

bir yıl sonra öleceğini bilmeden. Artık 50.

“Birazdan gitmeliyim bu yüzden.”

“Hiçbir eserinizi okumadım,” diyor Joyce.

“Ben de sizin. Mantar sever misiniz?”

“Evet.” 

Sohbet bu kadar.

Neyse ki romanları var.