Recep Amca
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN

İki hafta önce Suat Abi’nin daveti üzerine her zaman gittiğimiz Köz Restoran’da buluştuk. Buluşma anlamlı bir içeriğe sahipti, çünkü Recep Amca’yı anmak için toplanmıştık.

Hüseyin Sakarya’nın hazırladığı on dakikalık Recep Amca sunumuyla başlayan gecede, hep beraber sevgili başkanımız Recep Amca’yı yad ettik.

Recep Amca’yı anmak; bizi ayrıcalıklı kılan bir başkanın, bir insanın bizde bıraktığı saygının nedenidir.

Toplanan herkes, benimle yaşıt olan Yıldırım hariç, bizim dönem için idol olan, A Takım’da oynayan abilerdi. Onların yanında olmak, onlarla konuşmak bizi zengin kılardı daima.

Herkesin Recep Amca ile anlatacakları muhakkak bir şeyleri vardır, ama ben kendi Recep Amcamı anlatmak istiyorum.

Ölümlere karşı duruşumuzun içeriği her zaman duygusal anlamda çok yoğun olmuştur.

Bu hepimizi bağlayan bir tepkidir; ayrıcalıklı olma gibi bir lüksümüz de yok aslında.

Ama bazen öyle farklılıklar yaşanır ki; ölüme değil de “eğer onu tanımamış olsaydım” cümlesine daha çok takılıp kalırız.

İşte benimkisi öyle bir şey.

Recep Amca’yı tanımasaydım; işte o zaman çok şey kaybetmiş olurdum.

Mahallenin takımı Tunaspor’dan başlamak gerekir her şeyi anlatmaya.

Tunaspor, önce bir mahalle takımıydı, sonra amatör takım olmuştu. Ama kulüp direnci ve herkesin beklentisi profesyonel gibi algılanmaktaydı ki o zaman için profesyonellik bir ütopyaydı.

Saygınlığı o zamanlar için mahalle takımı olmasının etkisiydi. O dönem her mahallenin bir takımı olurdu ve mahalle için gerçek bir değerdi. Kadın-erkek hiç fark etmez o değere sahip çıkılırdı.

Tunaspor’un başkanı olması; Recep Amca’nın 100 çocuklu bir ailenin ‘babası’ olduğu anlamına gelmekteydi.

Her yaş grubundaki insanlara aynı duyarlılığı gösterip; ast-üst olayı gibi feodal saplantıları tamamen reddeden Recep Amca; başkanlık sıfatının içi boş kavramını hiçbir zaman kabul etmedi.

Her çocuğu özenle yaşama hazırlayan insanlık sorumluluğuyla davranan Recep Amca, futbolu, sporun temel yapısının etkisinin dışında kullanmadı, kullandırtmadı. Hep birleştirici yönünü ön plana çıkardı.

Kişilere takılan lakaplara bile karşı olan Recep Amca, bu konuda sanırım en çok beni korumuştur!

Tunaspor’un maçlarında alınan sonuçları önemsemez. Sadece oynanan oyunun kurallarına saygının esas alındığı bir maçın oynanmasına önem verirdi.

Yaşamın her alanında ‘demokrat yapısı’; zaten onu diğerlerinden ayıran en önemli erdemlerinden birisiydi.

Bu yapıyı kendi çocukları üzerinden hiç ayrıcalık yapmadan bize hissettirmesi; bizim için ciddi referanstı. O yönettiği sevgi dolu yapının, bir gelenek olması için uğraştı ki; kalıcı olsun.

Recep Amca’yı Çeliktepe’nin neresinde görürsem göreyim inanılmaz bir güven hissine kapılırdım. O zamanki koşullar içinde bunu hissetmek çok önemliydi.

Çünkü çocuktum!

Bugün bile, 30-35 yıl sonra toplanıyor olmamızdaki en önemli etken; Recep Amca’nın yetiştirdiği yüzlerce hayırlı evladın birbirine sahip çıkmasındandır ve bu bir aidiyet duygusudur.

Sanırım bu geleneğin en önemli öncüleri olan, Suat Abi, Cemil Abi ve Metin Abi’nin bugünkü çabaları; Recep Amca’nın geleneğinden gelen birinci nesil olmalarındandır.

Tunaspor’un isim olarak yaşamıyor olmasının hiçbir öneminin olmadığı kanısındayım. Çünkü yaşadıklarımız, tanıdıklarımız ve aldıklarımız bize fazlasıyla yetti ki bugün bir arada olabilmeyi beceriyoruz.

Tunaspor bir misyondu ve o misyonunu fazlasıyla tamamladı.

O gelenekten gelen bizlerin önündeki abilerin ve başkan olan Recep Amca’nın, bizlere ve o dönemdeki tüm gençlere kazandırdığı değerlerin anlamı, bugün çok net olarak ortaya çıkmaktadır.

O kadar çok kıyaslanacak şeyler var ki bugün, bu kadar yozlaşma karşısında, Recep Amca’nın nezaket kimliği bile bu günkü yönetici kimliği karşısında ciddi şekilde belirginleşmektedir.

Ailelerimizden sonra, alabileceğimiz en önemli değer modeli Recep Amca’ydı.

Tunaspor geleneğinden gelmenin ayrıcalıkları, sadece saha içindeki mücadele ve oyun disiplini değildi. Bir davranış tutarlılığı içindeki disiplindi.

Bunun mayasını, Recep Amca’nın hazırladığını hiçbir zaman unutmamak gerektiğine inanıyorum.

Recep Amca; Anadolu örf ve adetlerini şehir nezaketiyle bütünleştiren bir beyefendiydi.

Bugün yaşadığımız insanlık içindeki lokalize olma çabası ve yalnızlık yeterliliği direncimizin nedeni; artık Recep Amcaların olmamasıdır.

Recep Amca zamanında mutluyduk ve gelecek için inanılmaz iradeye sahiptik. “Her şey çok güzel” olacak beklentisiyle, bize verilen değer ve büyüklerin öğretilerini demokrasi çerçevesine oturtma çabasıyla ortak yaşamımızı sürdürürken, bu gün saplandığımız karanlığın nedeni artık Recep Amca iradesinin azalmasıdır. Bu irade bizlere kalan bir mirastır.

Bu kadar değerli bir mirası biz tüm Tunasporlular, kendi çocuklarımıza ve çevremizdeki tüm çocuklara ve gençlere öğretme dürtüsüyla Recep Amca iradesini sürdürüyoruz.

İyi ki yaşarken Recep Amca’yı tanımışım.

Aldıklarımın değerini, karanlık zihniyetler karşısında savunma fırsatım oldu.