Rektörlük yapboza dönüştürüldü
14.09.2018 07:44 EĞİTİM

MUSTAFA KÖMÜŞ [email protected]

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yapılan düzenleme çerçevesinde 'Rektörlük için üç yıl profesörlük şartı' kaldırıldı. Buna göre, rektörler üniversitelere profesörlük unvanı alan kişiler arasından herhangi bir süre görev yapma şartı aranmaksızın atanabilecek.

Daha önce 703 sayılı KHK'de düzenlemeye gidilerek rektör olabilmek için profesör olma şartı kaldırılmıştı. Kısa bir süre sonra gelen tepkiler sonucunda; 15 Temmuz 2018 günü Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne eklenen düzenlemeyle; "Rektörler, en az üç yıl profesörlük yapan" kişiler arasından atanmaya başlamıştı.

Aradan geçen zaman içerisinde bir kişi üç yıl profesörlük yapmadan atanmıştı. Düzenlemeden önce bir yıl profesörlük yapan Nuri Aydın, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörlüğü'ne getirilmişti. Atama koşulları değişmişti ancak Berat Albayrak'ın arkadaşı Aydın, rektörlük koltuğuna oturmuştu.

TÜBİTAK’ta da değişiklik
Yine Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle TÜBİTAK Yönetim Kurulu’na yapılacak atamalarda "Kamuda en az 5 yıllık hizmeti bulunmak” şartı kaldırıldı.

***

Öğretim elemanlarına norm kadro

Yayımlanan kararnameyle ayrıca öğretim elemanları da norm kadroya geçirildi. Öğretim elemanı atamaları ile ilgili yetki belirsizliği de giderildi. Altmış gün içerisinde YÖK tarafından çıkartılacak yönetmelikte belirtilen esaslara göre kadrolara atama yetkisi "YÖK'ten izin alma şartı kaldırılarak" üniversitelere devredildi. Ancak yönetmelik çıkana kadar bu hak YÖK tarafından kullanılmaya devam edilecek.

Eğitim Sen’den konuyla ilgili yapılan açıklamada “Kurumların verimlilik esasına göre işlemesinin bir aracı olarak kurgulanan norm kadro uygulaması, “en az maliyetle en fazla verimin” alınmasını hedeflemektedir. Bu yaklaşım piyasanın tüm alanlara tahakkümünün sonucu olarak anlam kazanmaktadır. Üniversitelerin bilimimin özgür şekilde üretilmesi gereken alanlar olduğunu düşündüğümüzde, norm kadro uygulamasının bu alanın yapısına uygun olmadığı ve bu alanda üretilen bilimin niteliğine müdahale anlamına geleceği açıktır. Bu uygulama üniversitelerin idari ve kurumsal özerkliğine müdahale anlamına geleceği için de ayrıca üniversitenin doğasına aykırıdır. Bu uygulamanın üniversitelerde çok sayıda öğretim elemanı ve çalışanı norm kadro fazlası yaparak, görev yeri değişikliğine zorlayacağı açıktır” dendi.