Restorasyonun ilk ihalesi; Osmanlıspor
MÜSLÜM GÜLHAN MÜSLÜM GÜLHAN
Fronko ve Salazar dönemleri; futbolun, toplumu dizayn etmede nasıl kullanıldığının en iyi örneğini oluşturur.

Fronko ve Salazar dönemleri; futbolun, toplumu dizayn etmede nasıl kullanıldığının en iyi örneğini oluşturur.

Her iki ülkenin bugünkü geldikleri konum ile bizim onların o dönem koşullarını yaşamamız da başka bir ironi.

Futbolun araç olarak kullanıldığı koşullarda; futbol evrensel tüm prensiplerini kaybeder, sadece ülkelerin kendi iç politikaların uygulanmasında dikkat dağıtıcı unsur olarak kullanılır.

Bu tamamen az gelişmişlik stratejisidir.

Futbol artık siyasi ve kişisel ‘rant’ haline getirilmiştir.

Şike, Komisyonlar, Teşvikler ve İhaleler futbolun yok edilen dinamiklerinin yerini alır…

Bu dönemlerin yönetici kimliğine baktığınız zaman, siyasi erkin ataması veya işareti ile göreve gelen kişilerdir.

Amaç; var olan politikalar doğrultusunda futbolu kullanmaktır, tabii buradan sağlanan çıkarlar işin nemasıdır.

Toplumun değiştirilmesi sürecinde, futbol büyük kitlelere hitap ettiğinden dolayı oluşturulmak istenen yeni algıların tanımlanması gene futbol üzerinden yapılır.

Bu algı değişkenliğinin kullanma alanı günlük yaşantıya ne kadar yakın olursa sürecin tamamlanması o kadar kısa olur.

Türkiye’de uygulanmaya çalışılan bu değişkenliklerin temeli; “stratejik!” bir takım içi boş kavramlarla açıklanmaya çalışılsa da, geçmişte yaşanılan ve koşulların değişikliğinin hiçbir şekilde irdelenmediği yapıdan bahsediyoruz.

Restorasyon olarak adlandırılan çalışmaların ilk ihalesi Ankaraspor’un, Osmanlıspor’a dönüştürülmesidir.

Altyapısının adını da; Yeniçeri Ocağı olarak tanımlanması durumun vahametini net bir şekilde açıklamaktadır.

Hani latife olsun diye sohbet konusu olabilecek bir şeyin, gerçek olması, sanırım bizim ülkenin bu dönemine ait derinliktir!

Stadının da kale(!) şeklinde yapılacağı ise olayın Viyana kuşatması sendromuna nasıl döndüğünü açıklayan bir restorasyondur.

Buralardan nasıl sporcular çıkar bilemem!

Osmanlıspor, Yeniçeri Ocağı…

İnsanın aklına mukayyet olması gerekir, aksi taktirde çok kaçak var!