Ritimle yolculuk benim için kaçıştı
05.08.2018 11:15 KÜLTÜR SANAT
Türkiye’nin en önemli davulcularından Arbak Refik Dal: Soru sormuyor ve araştırmıyoruz. Ses nedir? Nasıl oluşur? Nasıl algılanır? Kulağımızın yapısı nedir? gibi sınırsız sorular var

Öykü Özfırat

Arbak Refik Dal, yenilikçi bakış açısını yansıtan solo performanslarından oluşan ‘Wave Projects’ serisinin ikinci albümünü müzikseverlerin beğenisine sundu. Sanatçı müziğin tedavi eden bir yönü olduğuna ve kendi müziğini deneysel olarak adlandırdığına değindi. Arbay Refik Dal ile son albümü üzerine konuştuk.

»’Wave Projects’ fikri nasıl ortaya çıktı?
Elektronik perküsyona olan merakım uzun yıllar içinde farklı bir noktaya geldi. Yıllar boyu akustik davul setinin arkasında bulunmak, sürekli kalede olmak gibi bir duygu. Bu size çok şey öğretiyor. Kendimi stüdyomda farklı seslerle uğraşırken buluyordum. Değişik enstrümanlarla ticari kaygı gütmeden eğlenirken bu proje oluştu. Tabii bu cesareti hayata geçiren TMC’ye teşekkür etmem gerekiyor. Dalgalarda oluşan bir evrende seslerle ve ritimlerle yolculuk yapmak benim için bir kaçıştı bu da ortaya ‘Wave Projects’i çıkardı. Yarın ne olur bilinmez.

»Yaptığınız müziği nasıl adlandırıyorsunuz? Deneysel çalıştığınızı düşünüyor musunuz?
Tamamen deneysel. İçimden geldiği gibi. İletişim kurmak istediğim gibi. Ben diyebileceğim bir şekilde.

»Müziğin tedavi edici etkisi olduğunu düşünüyorsunuz. Bunu sağlayan ritimleri keşfetme süreciniz nasıl ilerliyor?
İnsan beyninin, muhteşem bir çalışma mekanizması var. Beş duyuyla algılama kapasitesine sahip olduğumuz yanılsamasıyla bir hayat sürüyoruz. Beynin yapısı, yine beyin tarafından algılanılmaya çalışılacak kadar derin. Sadece duymayla ilgili mekanizmayı düşünürsek ortaya akıl almaz bir denge çıkıyor. Soru sormuyor ve araştırmıyoruz. Ses nedir? Nasıl oluşur? Nasıl algılanır? Kulağımızın yapısı nedir? gibi sınırsız sorular var. Bunların cevapları da artık her yerde. Duygu nedir? Sesin duyguya etkisi nedir? Beynin sesle olan ilişkisini kısaca incelesek, sesin anılarımızı nasıl harekete geçirdiğini, nasıl nöro-kimyasal bağlantılar oluşturduğunu öğrensek, sesin ve düzene yönelik durumlandırılmış ses dizini olan müziğin bizleri nasıl hasta edebildiğini ve iyileştirebildiğini anlayabiliriz.

ritimle-yolculuk-benim-icin-kacisti-495832-1.

»Dünya’dan size ilham veren müzisyenler kimler?
İnanın bu çok komik kaçabilir ama gerçekten her şeyi dinlerim. Duygularım önemli. Hissetmem önemli. Sevinçlerim, kaygılarım, umutlarım önemli. Hislerimin kısıtlanmasına katlanamıyorum. İnsani yapımız, evrensel sistem gereği sonsuz manaya açık. Bu korkutucu gibi gözükse bile aslında cezbedici bir özgürlük demek. Manaların ortaya çıkış noktası olan bizler müziğin tüm anlamlarına cevap verebilmeliyiz. İlham veren konusuna gelince, bu anlattığım değerleri kaygı gütmeden hissettiren her tını benim için ilham kaynağı oluyor.

»Teknolojinin müziği nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?
Hem olumlu hem de olumsuz yönde. Bu, teknolojinin kullanım alanı, algısı ve amacına göre değişen bir durum. Teknoloji, insani yanımızı yansıtmamızı kolaylaştırıyor ve destekliyorsa bana göre doğru bir amaca hizmet ediyor. Ancak teknoloji bizi olmadığımız biz olarak kandırma mekanizmasına bürünmüş ve sahte bizleri tatmin aracı olarak kullanılıyorsa bu kesinlikle yanlış yol. Bu ister müzik olsun ister teknolojinin kullanıldığı diğer tüm alanlar olsun değişmiyor. Kolaylaştıran teknoloji kolaycılığa hizmet etmeye başladığında -ki bu insani zaaflarımızdan başlıcası- sanallaşıyoruz.

»Yaptığınız özgün enstrümanlar olduğunu söylemiştiniz...
T-Cymbals adında bir zil markam var. Davul zilleri dünya müzik pazarına Türkiye’nin bir armağanı gibi. Türkiye’de yüzyıllardır geleneksel yöntemlerle üretiliyor. Yaklaşık 15 yıldır bu üretimle de uğraşıyorum. Ses takıntısı olan biri için bulunmaz bir fırsat. Farklı enstrümanlar yaratabiliyorsunuz. İstediğiniz, kafanızda duyduğunuz sesleri yaratmak ve onlarla müzik yapmak olağanüstü keyifli bir deneyim. T-Cymbals benim oyuncak dükkanım gibi. İlgilenenler www.tcymbals.com sitesinden bilgi alabilir.

»Müziğinize nasıl bir çizgide devam etmeyi düşünüyorsunuz? Yeni projeler var mı?
Uzun yıllardır aktif olarak sahnedeyim, Haluk Levent, Demir Demirkan, Dört x Dört, ve daha birçok sanatçıyla beraber... Aktif davul çalma hayatım devam edebildiğim yere kadar gidecek. Bununla beraber ‘Wave Projects’in sahne performanslarına hazırlanıyorum. Müziğin ve ritimlerin beni özgürleştirdiğini hissettiğim her alanda yeni projeler devam edecek. O yüzden sınır veya tarz koymak istemiyorum.