Rus-İsrail anlaşması Beşar Esad’ın zaferi
MUSTAFA K. ERDEMOL MUSTAFA K. ERDEMOL
Bunca yıldır onca emperyal çullanmaya rağmen bastırılamayan Suriye kurtuluş savaşında, Suriye’ye her fırsatta saldıran İsrail’in Rusya tarafından ‘durdurulması’dır olay

İsrail’in merkez sol eğilimli gazetesi Haaretz’in önceki gün ortaya attığı, İsrail ile Rusya’nın Suriye konusunda anlaştıkları haberi aslında yeni ortaya çıkmış bir “sır” değil. Haziran ayında iki ülke arasında İran’ın Suriye’den çıkarılmasına yönelik bir anlaşma yapıldığı biliniyor. Haaretz’in iddiasında yeni olan, bu anlaşma çerçevesinde İsrail’in Esad’ı artık hedef almayacağını açıklamış oluşu.

Yandaş/İslamcı medyada “Esed’in İsrail dostu” olduğu propagandası yapılacak haliyle. İsrail, işgal altında tuttuğu Suriye’ye ait olan Golan Tepeleri’nde ve Şam’da Suriye mevzilerini sık sık vurduğunda sesini çıkarmayan söz konusu çevreler, şimdi sıkılmadan “Esed-İsrail dostluğu”ndan, “Esed’in İsrail tarafından korunduğu”ndan dem vuracaklar. İslamcı ikiyüzlülüğü bunu hep yapar.

Oysa İsrail’in Esad’ı korumaya aldığı falan yok. Bunca yıldır onca emperyal çullanmaya rağmen bastırılamayan Suriye kurtuluş savaşında, Suriye’ye her fırsatta saldıran İsrail’in Rusya tarafından “durdurulması”dır olay. İsrail, İran’ı, Hizbullah’ı bahane ederek Suriye’yi vuramayacak artık. Bu Moskova’nın da Şam’ın da İsrail’i diplomatik yollardan etkisizleştirmeleridir.

Anlaşmayı açıklamaya çalışayım; resmi olarak Moskova tarafından henüz doğrulanmayan anlaşma gereği Rusya, Suriye’nin güneyinde İran varlığının sınırlandırılmasını kabul etti. İran, güçlerini buradan uzak tutacak, İsrail ise “gerek duyduğunda” Suriye topraklarından kendisine yönelik tehditleri bertaraf edebilecek. İsrail Savunma Bakanı Avigdor Lieberman “İsrail, Rusya’yı kuzey sınırımızdaki güvenlik ihtiyacımıza ilişkin yaklaşımından ötürü takdir ediyor” diyerek anlaşmanın gerçekleştiğini de duyurmuştu.

İlginç olan bir bilgi de, haberlerine temkinli yaklaşılması gereken, Suriye yönetimine muhalif Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin, İranlı askerlerle Lübnan Hizbullahı’nın İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nin yakınından (Güney Suriye) çekilmeye hazır olduğunu belirttikleri yönündeki iddiası. Doğru mu değil mi mutalaka anlayacağız. Bu tür gelişmeler uzun süre gizli kalmaz çünkü.

ABD de dahil
olmak istiyor

Rusya ile İsrail’in Suriye’nin güneyi konusunda anlaşmaları ABD’yi söz konusu bölgede harekete geçmeye zorlayacak, bu kesin. Söz konusu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen yıl G20 Zirvesi’nde Suriye’de ateşkes konusundaki anlaşmalarından esinlenilmiş bir anlaşma, belirtmiş olayım.

ABD için Suriye’nin güneyi önemli. Merkezi Ürdün’ün başkenti Amman’da bulunan ABD liderliğindeki Askeri Operasyon Komuta Karargâhı, 2014-2016 yılları arasında burada Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) askerlerine eğitim verip, silahlandırıyordu. Washington Moskova ile ateşkes konusunda anlaştıklarında ABD buradaki tedarik hatlarını kapattı. Bu zamandan sonradır ki, güney cephesi Trump yönetimi için kuzey cephesindeki yüksek düzey ABD diplomatik ve askeri varlığına kıyasla düşük öncelikli bir bölge durumuna geldi. Ama işte bu İsrail - Rusya anlaşması ABD’yi aynı bölgede “sahne almaya” sevk etti. ABD İran güçleri ile Suriye destekli milis güçlerini güneyden çıkarmak için el Tanf Üssü’nü kullanıyordu. Humus’un güneyine düşen el Tanf Üssü’nde ABD, Suriyeli cihatçı grupları eğitiyordu.

ABD’nin Rusya’ya sunduğu bir de teklif vardı. Ürdün sınırından tüm Suriyeli ve yabancı milisleri uzak tutmak, muhalif savaşçıları ve ailelerini Idlib’e transfer etmek, Nasib sınır kapısını (Dera şehri yakınlarında) Ürdün’le paylaşmak. Bu anlaşmayı denetlemek için de bir ABD-Rus ortaklığı öneriyordu elbette.

Bunun Putin’in elini güçlendiren tarafı şu; ABD’yi Suriye’nin güneyi için müzakere masasına gelmeye zorluyor. Trump, büyük olasılıkla güney Suriye’deki Rus-İsrail anlaşmasına dahil olmak isteyecektir.

Ürdün’ün bölgedeki konumu sürekli zayıflıyor. Bu nedenle İsrail’le çıkar ilişkilerini yeniden biçimlendirme derdinde. İsrail de Ürdün de İran ve desteklediği güçlerin İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri’nden uzak durması konusunda hemfikir. Ürdün, yeni bir mülteci dalgasının kendisini vurmamaması için bir çatışmanın önüne geçmesini istiyor Rusya’dan ve ABD’den. Bu ABD ve Rusya’nın bu konuda baskısı altında kalan ÖSO’yu da sınır geçişini ya Suriye yönetimine teslim etmek ya da savaşı sürdürmek konusunda bir tercihe zorluyor.

İsrail, hem Ürdün’ün istemediği çatışmaların yaşanmaması için hem de asıl hedefinin İran olduğunu bir kez daha vurgulamak için “sorunum Esad’la değil” açıklamasını yaptı. Derdi İran’ın Suriye’den çıkması. Tabii ki İran’ın bu konuda ne düşündüğünü soran yok. Ama İran, Suriye’den çekilmeyeceğini açıkladı bile. İsrail-Rusya anlaşmasından memnun kalmadığını da söylemeye gerek yok.

Rusya-İsrail anlaşması Esad’ın dolaylı zaferidir. Kesin olan bu.