‘Sabah Yıldızı Sabahattin Ali’
05.03.2018 10:08 KÜLTÜR SANAT
Avdaç: Ulaşabildiğim her yere köy, kasaba, şehir ve ülkeye belgeseli götürüp Sabahattin Ali’yi anlatacağım

KADİR İNCESU

Edebiyatımızın değerli ismi Sabahattin Ali, 111. doğum gününde, yönetmenliğini ve yapımcılığını Metin Avdaç’ın üstlendiği ‘Sabah Yıldızı Sabahattin Ali’ belgeseli gösterimiyle Ataşehir Belediyesi Mustafa Saffet Kültür Merkezi’nde anıldı. Belgesel gösterimi sonrası Metin Avdaç ile belgesel üzerine konuştuk.

»Sabahattin Ali Belgeseli düşüncesi nasıl oluştu?
Fotoğraf sanatçısı İsa Çelik ile İstanbul’a yaptığımız yolculuk sırasında edebiyat ve sinema üzerine konuşurken Sabahattin Ali aklıma geldi ve belgeseli o yolculuk sırasında çekme kararı aldım. İsa Çelik “Metin, Sabahattin Ali zordur dersine iyi çalışmalısın, bir yıl çalış seni kızı ile tanıştırayım” dedi. Ama kaybedecek zamanım yoktu. Kararımı verdikten sonra, 45. gün diyebilirim, Kırklareli’nde Sabahattin Ali anmasında motor dedik belgeselimize. Kızı Filiz Ali’ye samimiyetimi, güvenimi verdim; başaracağıma inandı ve izin verdi çekime. Yoksa güven vermemiş olsaydım bu belgesel olmazdı. İki yılda büyük uğraşlarla, tüm zorluklara rağmen belgeseli çektik. Hepimiz için onurdur Sabahattin Ali belgeseline imza atmak. Duyuldukça izleyici talepleri oluyor. Böyle bir eseri topluma kazandırmak, dünyanın en büyük zenginliği. Çok mutluyum.

»Belgeselin adının bir hikâyesi var mı?
Ekip arkadaşlarımla belgeselin adını ne koyalım düşüncesindeyken, bir yandan da araştırmalarımı yapıyordum. Bir gün Asım Bezirci’nin Sabahattin Ali üzerine yazmış olduğu eleştiri kitabında, çocukluğunu okuyordum. Edremit’teki komşu kadınları Sabahattin Ali’yi “Sabah Yıldızı” diye çağırıyorlarmış. O an “İşte belgeselin adı bu” dedim…

»Belgeselde neler var?
Araştırmalarım sırasında Sabahattin Ali’ye ait ses ve video bulamadım. Keşke Nâzım Hikmet gibi onun da sesi ve video görüntüleri günümüze kalsaydı. Dileğim bir gün gizli bir köşeden çıkar. 116 dakikalık belgeselde merak edilen hemen hemen her şey var. Katledilmesine giden süreci yakın arkadaşları anlatıyor. Tüm tanıklar, olayları yaşayanlar artık yaşamıyorlar.

»Bugüne kadar kaç gösterimi yapıldı?
Hiç saymadım. Kabaca yılda on defa gösterilmiş olarak kabul edersek altı yılda altmış gösterimi olmuştur. Yurtdışı gösterimlerini rahatça söyleyebilirim. Almanya’da üç, Bulgaristan’da bir, Danimarka’da iki, İsveç’te bir gösterimi oldu. Kısmet olursa seneye Fransa’da Sabahattin Ali etkinlikleri yapılacak olan Strasbourg Üniversitesi’nde göstereceğiz.

»Belgesele gelen tepkiler neler?
Belgesele şimdiye kadar çok az olumsuz tepki oldu. Onlara da hak veriyorum. Belgeselin başlarında Filiz Ali ve Ozan Sağdıç ile Edremit’te bir sokakta yaptığımız çekimde sokaktaki insan sayısının ve araç sesinin fazla olması izleyiciyi rahatsız ediyor. Ben de bu sahnedeki gürültüden rahatsız oluyorum. Ama genel anlamda izleyiciden olumlu tepkiler alıyorum. Süre konusunda da olumsuz tepkiler gelmiyor. Belgeselin çok akıcı olduğunu, zamanın nasıl geçtiğini anlamadıklarını ifade ediyorlar. Ayrıca bir belgeselin süresi değil, hikâyenin ne kadar güçlü olduğu önemli. Belgeselin ne kadar sürede kendini anlattığı dikkate alınmalı. Ulaşabildiğim her yere -köy, kasaba, şehir ve ülke- belgeseli götürüp Sabahattin Ali’yi anlatacağım.