‘Sadece sesimiz duyulsun istedik’
21.09.2018 08:49 ÇALIŞMA YAŞAMI
Tutuklanan 3. havalimanı işçilerinin mahkemede anlattıkları, şantiyedeki insanlık dışı çalışma koşullarını gözler önüne serdi

Tutuklanan işçilerin mahkemede verdiği ifadeler, hem havalimanı inşaatındaki insanlık dışı çalışma koşullarını hem de bu koşullara karşı çıktıkları için provokatörlük ve hainlikle suçlanan işçilerin gözaltında maruz kaldığı hukuksuzlukları ortaya koydu.

İşçilerin ifadeleri şöyle:

Şiddet gördüm
C. S: Ben hiçbir olaya katılmamama rağmen beni aldılar. Polisler beni alırken fiziki şiddet uyguladılar. 4 gün boyunca da beni Eyüp’te tuttular. Oysaki benim hiçbir suçum yoktu.

D.A.: Benim o yürüyüşe katılma amacım devlete millete karşı durmak değildi, sadece bizi zor şartlarda çalıştıran işverenlere sesimizi duyurmaktı.

İfademde İGA vardı
S.S.: Benim tek sorunum firmaylaydı. Tahtakurusu olan yataklarda yatıyor, sesimizi duyuramıyorduk. Ben sesimizi duyurmaya çalıştım.

F.U.: Benim ifadem alınırken İGA çalışanlarıyla bana teşhis yaptırıldı.

Kimse bu kadar kötü yaşamıyor
H.Ç.: Ben yürüyüşe katıldım lakin etrafa zarar verecek bir eylemde bulunmadım. Arkadaşlarımız bizim hakkımızı savunuyorsa ben neden bu çağrıya destek vermeyeyim dedim. Benim tahtakurusu ısırığı nedeniyle rahatsızlığım bulunmaktadır. Sürekli öksürüyorum. Tedavi için ve çalışma koşullarının ağırlığı için defaatle başvuruda bulunduğum halde sonuç alamadım. Bu sebeple yürüyüşe katıldım. Günde 2 öğün yemek yiyorduk. Suyu bile çok az veriyorlardı. Ülkemizde kimse bu şekilde kötü koşullarda yaşamıyordur. Suçsuzum.

İ.K.: Ben cumartesi sabah işime gittim, orada jandarma da emniyet de gördüm, onlar beni gözaltına almadı, ancak İGA yönetimi benim gözaltına alınmamı sağladı. Gözaltına alındığımda darp edildim.

H.Ç.: Bizim kaldığımız yerde tahtakuruları vardır. Yatılacak gibi değildir. Ayrıca yemekhaneden çıkan yemekler yenecek gibi değildir. O kadar çok yağlı oluyorlar ki bazen yemek yemediğim öğünler de olmuştur ve ben bu durumda çalışmaya devam etmişimdir. Benim ifademi baskı altında aldılar.

Havale geçirdim, ambulans gelmedi
R.D..
: Aranızdan temsilci seçin dediler, ben de temsilci oldum. Görüşmeyi yaptıktan sonra koğuşuma gittim. Kamp sorumlumuz beni aradı, gel çay içelim dedi. Ardından 4 gündür nezarethanedeyim. Ayrıca kampta zehirlendim. Sicil numaram olmadığı için benimle ilgilenmediler. Ben yaklaşık 2,5 aydır buradayım. Başkasının yatağında yatmaktayım. 13 gün önce yatması gereken maaşım da hâlâ yatmadı.

R.G.: Onlar bizim hakkımızı savunuyorlar diye katıldım. Doğrudur, sloganları attım. Bunlar haklarımızı korumaya yönelikti, bizim çalışma koşullarımız çok kötüydü. Kuzenimle birlikte çalışmaktayız. İskele olmadığı için merdivenle iş yapmaktayız. Zemin de kaygan, kuzenim merdivenden 3 metreden düştü, kalçasından çıkıntı oldu. 19 gün rapor aldı ve ücretinden kesildi. Aynı şekilde ben de havale geçirdim. Başka bir ölümlü kaza olduğu için ambulans beni almaya gelmedi. Patronum da araç göndermedi. Revirde o vaziyette bekledim. Bizim yemek ve barınma koşullarımız katlanılacak gibi değildir. Gözaltına alındığımızda da doğru düzgün yemek verilmedi. Lavabolarda sabun dahi yoktu. Duş alamadık. Bu koşullarda emniyette ifadem alındığı için ifademi de kabul etmiyorum.