Sağlıkta yeni trend: Hasta şutlama
Anıl Aba Anıl Aba
Nevada psikiyatri hastanesinde kalan zihinsel engelli, aynı zamanda da evsiz olan, James’in elinden tutup Greyhound otobüs garına getiriyorlar. Aldıkları bileti, olup bitenden haberi olmayan James’in eline tutuşturup adamı Kaliforniya’ya giden otobüse bindiriyorlar. Böylece James artık Kaliforniya’nın sorunu haline gelmiş oluyor

ANIL ABA
Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümü
[email protected]

Özel sağlık deyince Amerika’da akciğer nakli için 600 bin dolar, kalp nakli için bir milyon dolar, anjiyo için 80 bin dolar gibi saçma sapan meblağlardan söz ediyoruz. Amerika’da özel sağlık piyasasına girmek zorunda kalmayan iki vatandaş kategorisi vardır: 65 yaş üzeri yaşlı insanlar ve engelliler. Engellilik geniş bir tanım olduğundan (mesela dört derece miyop da bir görme engelidir) buna belli bir yüzde eşiği getirilmiş. Yani eğer toplam özrünüz belli bir yüzdenin üzerindeyse Medicare programı kapsamında ücretsiz veya çok düşük bir ücretle sağlık hizmetlerinden faydalanabiliyorsunuz. Hatta bunun için engellilik yüzdenizi hesaplayabileceğiniz internet siteleri bile var. Tabii bu programa zihinsel engelliler de dahil. Ancak programdan yararlanmak için, misal, dikkat eksikliği bozukluğu gibi görece basit sorunlar eyalet programına girmenize yetmiyor; ileri derecede zihinsel engelli olmanız gerekir.

Diyelim Amerika’da bir zihinsel engellisiniz ve engellilik reytinginiz %85 civarında. Bu durumda eyalet sizin bütün ihtiyaçlarınızı ve bakım masraflarınızı karşılamak zorundadır. Haliyle, insanlarla ve dış dünyayla ilişkiniz yok denecek kadar az olur. Amerika’da aileniz bile sizinle ilgilenmez. Eşiniz, dostunuz, bakanınız, edeniniz olmadığından tek adresiniz zaten eyalet hastanesidir.

Zihinsel engelli bu vatandaşların bütün giderleri eyalet bütçesinden karşılanır. Eyalet bütçesinin önemli bir kısmı da eyalette yaşayanların ödediği eyalet vergilerinden oluşur. Yani aslında tüm bu hastaların maliyetleri vergi veren vatandaşlar tarafından finanse edilir. Bunun önemli bir bölümü de zenginlerin vergilerinden gelir. Zenginler siyasette daha örgütlü ve bilinçli olduklarından bütçenin nasıl harcanacağı konusunda da daha fazla söz sahibi olurlar.

Şimdi bir eyalette ne kadar çok zihinsel engelli vatandaş varsa eyalet bütçesinin o kadar büyük bir bölümü bu insanlar için harcanır. Tabii bu durum muhafazakâr Amerikalıları çok rahatsız eder; “Biz çalışıp biz kazanıyoruz; mecbur vergimizi de veriyoruz ama bu parayı verimli projelere harcayacağımıza, yeni yollar yapacağımıza, suçlularla mücadele için kullanacağımıza gidip eyalete hiçbir faydası olmayan delilere harcıyorsunuz” diye serzenişte bulunurlar.

Greyhound terapisi nedir?

Eyaletin zengin iş adamları ve lobiciler her bütçe toplantısında bu sağlık harcamalarının azaltılıp başka projelere aktarılması yönünde baskı yaparlar. Burjuva siyasetinde iş adamlarıyla anlaşamazsanız siyaset ve bürokrasi ömrünüz fazla uzun olmaz. Koltuğunuzu kaybetmemek için bir yolunu bulup zihinsel engellilerden kurtulmalısınız.

İşte Amerikalı James Flavy Coy Brown’un dramatik hikâyesi de tam burada başlıyor. Nevada psikiyatri hastanesinde kalan zihinsel engelli, aynı zamanda da evsiz olan, James’in elinden tutup Greyhound otobüs garına getiriyorlar. Aldıkları bileti, olup bitenden haberi olmayan James’in eline tutuşturup adamı Kaliforniya’ya giden otobüse bindiriyorlar. Yaklaşık 10 saat sonra son durakta inen James ne yapacağını, nereye gideceğini, belki nerede olduğunu dahi bilmezken birisi onun zihinsel engelli olduğunu anlayıp yetkilileri arıyor. Ekipler James’i Kaliforniya’nın Sacramento şehrinde yeni bir hastaneye yatırıyorlar. Böylece James artık Nevada’nın sorunu olmaktan çıkıp Kaliforniya’nın sorunu haline gelmiş oluyor.

Kısacası sistemin zorlaması sonucundan hastane çalışanları bu aciz insanları otobüslere bindirip diğer eyaletlere göndererek (atarak) kendi maliyetlerini başka bir eyalete itelemiş oluyorlar. Buna halk arasında “patient dumping,” “patient busing” veya Greyhound terapisi diyorlar. Bunun Türkiye sağlık jargonundaki karşılığı da, bizim doktorlar bilir, hasta şutlamadır.

Mesela bir aile hekimi seçip kaydoldunuz. Fakat diyelim ki kronik bir hastalığınız veya sık sık doktoru görmenizi gerektiren bir durum var. Doktor size ayıracağı uzun sürelerde 2-3 hasta daha fazla bakarak daha çok para kazanabileceğinden sizi kaydından çıkarmak ister. Ya da zor ve tehlikeli bir ameliyata ihtiyacınız vardır. Ancak bazen fazla riskli görüldüğü bazen de kâr edilemeyeceği düşüncesiyle, uzman doktor ve/veya gerekli ekipman olmaması gibi bahanelerle sizi başka bir hastaneye yönlendirirler. Gittiğiniz bütün hastaneler sizi bir diğerine şutlar, tıpkı Bay Lazarescu’nun Ölümü filminde olduğu gibi. Eğer daha dikkatli bakarsanız, özel sağlığın payı arttıkça, bizde de hasta şutlama denilen dramın giderek daha sık rastlandığını göreceksiniz.

Amerika’da bu şekilde eyalet eyalet gezen zihinsel engelli insanlar var. Çoğu olan bitenin farkında bile değil. Kimseleri yok. Ömürleri Greyhound garlarında geçiyor. Bazı eyaletlerde, yine bütçeye yük oldukları için, evsizlerin bile komşu eyaletlere şutlandığı oluyor. Tabii onların bilinçleri yerinde ama ceplerine 100 dolar koyarsanız başka bir eyalete gitmeye ikna edebilirsiniz.

Mahkeme, geçen kasım ayında, James Flavy Coy Brown’un şikayetini yetersiz bularak reddetmişti. San Francisco şehrinin psikiyatrik hastaları hukuksuz olarak otobüse bindirip başka eyaletlere gönderdiği gerekçesiyle Nevada eyaletine açtığı dava ise devam ediyor.

Amerikan rüyası mı? O biteli çok oldu…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız