Sahtekârlık iklimi
01.10.2017 11:18 BİRGÜN PAZAR
Aklıma mukayyet olmak için sahtekârlığın, dürüstlüğü nasıl alt ettiğini etraflıca açıklamam gerek. İleride bir ışık var mı acaba? Işığı bilemiyorum ama eskilerden bir çalışma var

İlker Birbil - Sabancı Üniversitesi ve BolBilim.com

Bir sıra araba sağa dönmek için bekliyoruz. En soldan hızla gelip, hepimizin önüne geçiyor. Belki bir hastası vardır, belki durumu acildir diye bakıyorum. Hiç öyle bir havası yok. Aksine camını indirip, bir de sigara yakıyor. Bir yandan da bana dik dik bakıyor. Sahtekârlığı o değil de, ben yapmışım gibi. Hayret. Basit bir münasebetsizlik, münferit bir olay diyerek geçemiyorum. Her gün başka bir sahtekârlık karşıma çıkıyor. Üstelik artarak. Veba gibi bir şey bu.

“Eğitim şart hocam; cehaletten oluyor hep bunlar,” diyor taksici. Bir tek o dese neyse. Herkes eğitimle bu vebanın tedavi edileceğini sanıyor. Bir de bana naif derler! Buyurun öyleyse size üniversiteden örnek vereyim. İntihalci hocaları ya da onların baş tacı edilmesini anlatmayayım. O konu eskidi. Özel ders kisvesi altında üniversite öğrencileri için tez yazan sahtekârları duydunuz mu? Ya da son sınıfların, alt sınıfların ödevlerini parayla yaptıklarını? Eğitim şart. Evet.

Aklıma mukayyet olmak için sahtekârlığın, dürüstlüğü nasıl alt ettiğini etraflıca açıklamam gerek. İleride bir ışık var mı acaba?

Işığı bilemiyorum ama eskilerden bir çalışma var1. Bu çalışmada Axelrod ve Hamilton, işbirliklerinin nasıl ortaya çıktığını tartışıyorlar. Temel olarak da oyun teorisinden meşhur Mahkumun Açmazı problemini kullanıyorlar. Biz de kullanalım.

İki şoförün oynadığı bir oyun bu. Uyanık şoför, diğer şoföre karşı. Her iki şoförün de iki seçeneği var: dürüstlük ve sahtekârlık.

Aşağıdaki tablo, uyanık şoförün kafasının nasıl çalıştığını gösteriyor. Eğer diğer şoför dürüst davranıp sırada beklerse, uyanık şoför sahtekârlık yapıp 10 dakikada işe gidiyor. Yok eğer diğer şoför sahtekârlık yaparsa, bizim uyanık altta kalmayıp o da sahtekârlık yapıyor. Süre 60 dakikaya çıkıyor. Dikkat ederseniz diğer şoför ne yaparsa yapsın, uyanık şoförün tek bir stratejisi var: Sahtekârlık yapmak. İşin berbat tarafı şu; diğer şoför de uyanık çıkabilir. Yani o şoförün tablosu da aynen buradaki gibi olabilir. Eh o durumda onun da tek bir stratejisi var: Sahtekârlık yapmak! Alın size açmaz. İlla işe 60 dakikada gidecekler.

sahtekarlik-iklimi-359106-1.

Sinirlerinin laçka olması da cabası. Oysa her iki şoför de dürüst olsalardı, belki 10 dakikada değil ama 30 dakikada işe varacaklardı.

Ümitsiz bir durum gibi duruyor... Yok yok, o kadar kötü değil. Dürüstlüğün baki olması için de bir şans var. Sonuçta bu oyun bir kez oynanmıyor. Arka arkaya bu durumla karşılaşıyoruz. Axelrod ve Hamilton da bu oyun pek çok kez oynandığında hangi stratejinin galip geleceğini merak etmişler. Dünyanın çeşitli yerlerindeki iktisatçıları, matematikçileri, siyaset bilimcileri bu oyunu oynamaya davet etmişler. Tüm stratejiler arasından galip gelen Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte (NKEOKK) stratejisi olmuş. Bu strateji şöyle çalışıyor: Oyuncu ilk başta dürüst davranıyor. Ondan sonra karşısındaki bir önceki oyunda nasıl davranırsa, o da bir sonraki oyunda aynı şekilde davranıyor. Bu kadar basit. Dört oyunluk bir dizi aşağıda. Eğer diğer stratejiyi oynayan oyuncu, 3. oyundaki gibi dürüst olmaya karar verir ve bu kararında ısrar ederse, herkes sonsuza kadar mutlu mesut işe gidebilir.

sahtekarlik-iklimi-359105-1.

Teori aşağı yukarı böyle. Fakat gel gör ki, sahtekârlık iklimi bir türlü geçmiyor. İklimin değişmesi için daha çok dürüstlüğe, özellikle de herkesin gözü önünde olan insanların dürüstlüğüne ihtiyaç var. Akıllarınca ayrıcalıklı bir hayat sürüp, yapılan sahtekârlıklara arkasını dönenler ya da üstünü örtenler sebep oldukları ahlâk erozyonunun farkında bile değiller. Sonra ne oluyor? Ortalama bir insan bir kere, iki kere, hadi bilemedin üç kere sahtekârlığa göz yumuyor. Sonra o da arabasını sıradan çıkarıp herkesin önüne geçiyor. Bir kişiyi daha oracıkta kaybediyoruz. Ve netice:

Sahtekârlık: 1 - Dürüstlük: 0

Not: Bu konuyu Warwick Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Nurşen Aydın’a anlattım. Onun beni şu sayfaya (http://ncase.me/trust/) yönlendirmesi ile bu yazı ortaya çıktı. Eksik olmasın.

1 Axelrod, R. ve W. D. Hamilton, “The Evolution of Cooperation,” Science, New Series, 211(4489), sf. 1390-1396, 1981. (İlk yazarın makale ile aynı isimle bir de kitabı var.)