Şam şekeri, Rus pokeri
İBRAHİM VARLI İBRAHİM VARLI

Rusya’nın Suriye’de ne işi var? Bugünlerde en çok tartışılan ve yanıtı merak edilen soru bu. Tayyip Erdoğan’a “Rusya’nın Suriye’ye bir sınırı yok. Rusya Suriye’yle niye bu kadar ilgileniyor” sözleriyle feveran ettiren sorunun yanıtını sadece “Putin’in Esad’ı kurtarmak istemesi” üzerinden okumak eksik kalır. Rusya’ya 79’daki Afganistan vakasından bu yana ilk kez ülke sınırları dışına asker çıkartan koşulları yeni jeopolitik denklemden, bölgesel ve küresel konumlanıştan bağımsız ele almamalı. Şimdi bir bakalım Moskova Suriye’de ne arıyor?

1- Rusya’nın Suriye hamlesini öncelikle Soğuk Savaş sonrasının yeniden şekillenen jeopolitik mücadelenin bir parçası. Gürcistan ve Ukrayna’da olduğu gibi Suriye’de de Batı’ya rağmen kendi çıkarlarını korumak isteyen Rusya dört yılın sonunda uçaklarını bölgeye gönderdi.

2- Olup bitenin sadece Esad çerçevesinde tartışılıyor olması büyük resmi ıskalamaya neden oluyor. Suriye Moskova’nın Ortadoğu’da en önemli stratejik müttefiki. Ülke dışındaki tek askeri üssü Suriye’nin Akdeniz kenarındaki Tartus kentinde. Sıcak denizlere inmek isteyen oskova için bu üs, dolayısıyla Suriye hassas önemde. Yine bir başka Akdeniz kenti Lazkiye’de de fırsattan istifade havaalanını genişletti.

3- Putin’in başkanlık döneminin ana temalarından birisi Rusya’nın ulusal onurunu yeniden canlandırmaktı. Kırım ve Ukrayna’nın ardından aranan fırsatı Suriye sağladı. Suriye’ye askeri çıkarma yapmak, bölgede anti-terör ittifakı oluşturmak Rusya’nın gücünü göstermesini sağladı.

4- Putin Rusyası uluslararası topluma küresel denklemde ben de varım mesajı verdi. Putin ilk kez Münih Güvenlik Konferansı’nda bu gidişe tepki göstermişti ve çok kutuplu dünya çağrısı yapmıştı. Lavrov da geçen hafta “Artık tek kutuplu dünya olmayacak” dedi. Moskova bu vesileyle silah endüstrisini de test etme fırsatı yakaladı.

5- Moskova, Batılı ülkelerin Rusya’yı kuşatmaya yönelik hedeflerinden vazgeçmediği kanısında. ABD öncülüğündeki NATO ve AB’nin Rusya’nın arka bahçesine doğru ilerlemesi, Baltıklar ve Ukrayna üzerinden kuşatmaya alması Moskova’yı tedirgin ediyordu. ABD ve Batı emperyalizminin kuşatmasına Ortadoğu üzerinden yanıt verildi.

6- Rusya, İran, Irak, Suriye ve de Lübnan Hizbullahı (4+1) ile ortak istihbarat paylaşım merkezi kurdu, üstüne Kürtlerin de burada temsilci bulundurmalarını sağladı. Bu yeni cephe ile Ortadoğu’daki denklemde pozisyonunu güçlendirdi, yeni paylaşım kavgasında pazarlık gücünü artırdı.

7- Rusya, Esad’ın düşmesi ile oluşacak güç boşluğu ve dalganın nerelere kadar gideceği konusunda tedirgin. Bu dalganın kendisine uzanmasından endişeli. Suriye’de Kafkasya ve Çeçenistan’dan savaşmaya giden binlerce İslamcı militandan bahsediliyor. Sadece Çeçen savaşçıların sayısı 2 bin 400 civarında.

8- Rusya, bir futbol terimiyle söylersek savunma hattını ileride kurdu. Batılı ülkelerin cihatçıları siyasi çıkarları için kullandıklarını düşünüyor. IŞİD’e ve diğer radikal İslamcı örgütlere katılan savaşçıların daha sonra ülkelerine döndüklerinde büyük tehdit oluşturacağı ihtimali Moskova’yı adım atmaya zorladı. Cihatçılar gelmeden Rusya cihatçılara gitti.

9- Libya’da bir oldu bitti ile karşı karşıya kalan, Irak’a müdahil olamayan Rusya, benzer bir hatayı Suriye’de yapmama arayışında. Bu bir “Müttefiklerimi satmam, Libya ve Irak hatalarına düşmem” mesajıydı. Kendi hinterlandındaki ülkelere bu vesileyle sinyal göndermiş oldu, Suriye üzerinden: Gerektiğinde sizi korurum. Rüştünü Suriye’de kanıtlayacak.

10- Rusya, Suriye’deki kriz başladığından beri bu çatışmanın bir parçasıydı. Şam’ın gücünün tükenmeye başlaması ihtimali hem Tartus üssünü kaybetmesine, hem de yaptığı yatırımın sonuçsuz kalmasına neden olacak ağır bir jeopolitik kayıp olacaktı. ABD’nin zayıflayan hegemonyasının ve Ortadoğu’da geri çekilme stratejisinin yarattığı boşluktan yararlanarak devreye girdi.

11- İç savaş bitse dahi Suriye’nin her koşulda ciddi bir ayrışmaya tabi olacağını ve fiili bölünmenin kaçınılmaz olduğunu öngören Rusya en azından kendisine ayrılan alanı -Akdeniz hattını- kontrol etme arayışında. ABD operasyonları ülkenin kuzeyine yoğunlaşırken, Rusya batıda operasyon düzenliyor. Bu strateji çerçevesinde Hama, Humus ve İdlip üçgeninde El Nusra, Fetih Ordusu, Ahrar’uş Şam, ÖSO gibi AKP-ABD-Körfez monarşileri tarafından desteklenen örgütleri vuruyor. Bu örgütleri Akdeniz hattına yanaştırmıyor. Kremlin operasyonların en az 3-4 ay süreceğini açıkladı. Bu süre zarfında Rusya askeri kabiliyetini Suriye’de test etmiş olacak.