Şampiyonluğa iki kala!
ALİ MURAT HAMARAT ALİ MURAT HAMARAT
Beşiktaş, şampiyonluk yolunda çok önemli bir 3 puan daha aldı. Derbide Galatasaray’ı Gomez’in golüyle 1-0 mağlup eden siyah-beyazlıların şampiyonluk için sadece iki maçı kaldı.

Arena’da derbi günü... Bir tarafta lig yarışında erken havlu atan Galatasaray, öbür köşede 2009’dan bu yana süren şampiyonluk hasretini bitirmek isteyen Beşiktaş... Aslan beşincilik, Kartal zirve içinde kazanmak durumunda. Bugün sahadan çıkacak sonucu milyonlarca Fenerbahçeli merakla bekliyor, belki de sarı-kırmızılı taraftarların bir bölümünden daha çok onların galibiyetini istiyor. Yarın ne olacak derseniz, evdeki hesap çarşıya uyacak; rekabet yine hatırlanacak. Hattâ ay sonu oynanacak kupa finalini sarı-lacivertlilerin kazanması durumunda belki de Cimbom Avrupa’dan bir değil, iki sene uzak kalacak.

İşte böyle bir ahval ve şerait içinde çimlere ayak basıyordu ekipler. Ev sahibi yumuşak bir orta saha ile başlarken, Şenol Güneş Tosic’i defansın göbeğine yerleştirmişti. Sakatlık sonrası bir türlü istenen forma kavuşamayan Sneijder’in ne yapacağı merak ediliyor; tabii bir de siyah-beyazlıların deplasman performansı.

Bu sezonun süt dökmüş kedisi acaba aslan gibi kükremeyi hatırlayacak mı? Yoksa Kartal istediğini alacak mı? İşte bu soruların yanıtını alacağımız derbi Mete Kalkavan’ın ilk düdüğüyle demir alıyor.

Hızlı başlıyordu mücadele. İlk fırsatı Sosa değerlendiremiyor, Yasin öbür kalede karşı karşıya pozisyonda kötü vuruyordu. İlerleyen dakikalarda tansiyon yükseliyor, maç sertleşiyordu. “Kolay” bir karşılaşma bekleyenler yanılıyordu. Tabii derbiyi derbi yapan takımların günlük formları değil, tarihleriydi.

İlk devre Galatasaray’ın istediği gibi gitmişti. Bu sezon genelde ikinci yarılarda düşen Aslan bu akşam ne yapacaktı?

Cevabı çok da beklememiştik. İkinci 45 dakikaya Beşiktaş hızlı başlamış, arka arkaya yakalanan pozisyonlarda Sosa çerçeveyi bulamamıştı. Yıldız futbolcu belki de uzun zamandır en kötü performansını sergiliyordu.

Kartal vites yükselttikçe Muslera kalesinde daha çok güven veriyordu. Dakikalar ilerledikçe iki takım da alışılmış görüntüsüne dönmüştü. 74’te bu sefer Tolga meslektaşına Nazire yapmış, Emre’nin şutunu harika çıkarmıştı. Sanki ‘atan galip’ oynanıyordu.

76’da Kartal, Alman gol makinesiyle öne geçmişti. Hızlı gelişen akında Oğuzhan-Cenk-Gomez üçgeni ağları bulurken, o sırada sahada koşan bir taraftar dikkat çekiyordu.

Kalan dakikalarda başka gol olmayınca, eldeki hesap Çarşı’ya ve siyah-beyazlılara uydu. Şenol Güneş Cenk değişikliğiyle yine altın bularak şampiyonluk yolunda avantajını korudu. Galatasaraylılar ilk 45 dakikadaki takıma bütün sezon nerdeydiniz deseler haklı olurlar ya neyse.

Son söz de başlama vuruşu öncesi sayısız teori üretenlere olsun. Derbi dediğiniz böyle olur işte. O formaların hakkı budur!

****

‘Kilis yalnız değildir’

Maç sırasında sahaya giren taraftarın tişörtündeki ‘Kilis sahipsiz değildir, kilis için yastayız’ yazısı dikkat çekti. Bu arada sahanın diğer tarafında oyun durmadı ve Mario Gomez Beşiktaş’ı 1-0 öne geçiren golü attı. Siyah beyazlı futbolcular sevinç içinde birbirlerine sarılırken, güvenlik görevlileri sahaya giren taraftarı karga tulumba dışarı çıkardı.