Sanatçıya destek olunmuyor bari köstek de olunmasın
Barış Akpolat Barış Akpolat
Müzik sektörünün çöküşünden çok kez bahsettik. Bu kadar karamsar girmek istemezdim mevzuya ama sadece müzik değil her türlü sektör döviz yüzünden yerlerde sürünür halde

Biliyorum pek çoğunuz büyük sermayenin girdiği kültür sanat aktivitelerine mesafelisiniz ama daha geçen gün sektörden bir arkadaşla konuşurken tekrar mevzuu düştü ortaya. Bu büyük sermayeler olmasa kültür sanat sektörü 6 yıl önce zaten çökmüştü.

Maalesef bizim devletimiz kültür sanat aktivitelerine pek destek olmuyor. İngiltere, Avrupa ve ABD’de bu destek mevcut. İngiltere’deki destek örneği için Salon İKSV’den Londra’daki Southbank Centre’ye transfer olan Bengi Ünsal’ın bana anlattıklarına bakabilirsiniz. (Başka Bir Kültür Dünyası - 01.04.2016 / BirGün Gazetesi)

Türk Lirası’nın döviz karşısında eriyip gitmesi konserlerin bizim memlekete gelmesini sadece zorlaştırmakla kalmıyor, durumun başka bir sonucu daha var: Buradan yurtdışına açılmaya çalışan müzisyenler. İş fazlasıyla ciddi. Önce, buradan Avrupa veya ABD’ye grafik tasarım, sample, beat yada bandcamp üzerinden albüm satan isimler Paypal üzerinden para kazanıyordu. Ya da daha doğru söylem şöyle. Albüm üzerinden kazandıkları örneğin 5 Euro’yu Paypal üzerinden hesaplarına aktabiliyorlardı. İsimleri yurtdışında duyuluyordu ve böylece hem para kazanıp hem de kendilerine yeni kapılar açma potansiyeli olan insanlarla muhabbete giriyorlardı. Paypal kapatıldı, yurtdışına iş yapan pek çok insan gerçekten zor durumda. Bu memlekette onları destekleyen kimse yok bari yurtdışından müziğe destek verenlerin yolu kapanmasaydı. Koca kültürü yok ettiler.

Geçenlerde bu kurlarla artık memlekette büyük konser izleyemezsiniz, tek çare YouTube’dan HD konser izlemek minvalinde bir şeyler karalayınca, piyanist ve şarkıcı Selen Gülün ‘şu sıralar artık bırak gelmelerini biz de ufak tefek konserlere gidemeyiz’ diye yazdı. Ben de bunun üzerine Selen Gülün’le yola çıkarak yurtdışında konser verdiğini bildiğim isimlere soru yönelttim. Bizde daha tanınmazken The Ringo Jets ile İtalya’da konserler veren aynı zamanda Cosmic Wings solisti Lale Kardeş ve Türkiye’nin en sıkı bas gitaristlerinden, Kes grubuyla geçen yıl Almanya’da 15 gün turne yapan Cenk Turanlı.

Selen Gülün konuyu net bir biçimde özetliyor: “Biz alternatif müzik yapan müzisyenler, klasik müzik icracıları, caz müzisyenleri ve yurtdışındaki lokal müzisyenlerle birlikte projeler üreten insanlar olarak sık sık yurtdışına konsere gidiyoruz. Bu konserlerin çoğunda aslında bir veya birkaç büyük ödemeli işler alarak yanlarına küçük başka konserler ekleyerek para kazanmaya çalışıyoruz. 2003’ten beri tek başına turneye gidiyorum. Bazen bir kulüp bazen bir müzisyen bazen de bir festival daveti alıyorum. Bunların çoğunda uçak masraflarını o turnedeki konserlerden kazanmış olduğum paranın ortak havuzundan ödüyorum. Bazen de önceden alıyorum. Uzun zamandır müzik piyasasındaki değişiklikler sebebiyle kulüpler veya festivaller bundan 5 seneki önceki ücreti bile ödeyemez hale geldi. Müzikteki globalleşme başka türlü insani ilişkiler kurmamızı gerektiren bir durumda iken biz yerimizden kıpırdayamayacak hale geleceğiz.”

Lale Kardeş ise Selen Gülün ile benzer duygularda: “Avrupa’nın ekonomisi neredeyse sabit, dolayısıyla gelen teklifler de önceki senenin aynısı veya benzeriyken, bizler bilet, otel ve vize fiyatlarının roket gibi göğe yükselişini izliyoruz. Artık sadece çok ayaklı turne yapmanın bir esprisi var, önceki dönemin konser sayılarına gitmek anlamsız kalıyor.”

Cenk Turanlı ise geçen yılki Almanya turnelerinin anca ürün satışıyla gerçekleştirdiklerini şöyle anlatıyor: “Yurtdışı konserlerinde para kazanmak için ürün satmak şart. Mekandan kazanılan anca minibüs, benzin ve hosteli karşılıyor. Buradan gitmesi de artık çok zor. Günde iki öğün yesen o da çok büyük masraf. Kes’le ürün satarak 15 gün turne yapabildik.”

Kısacası bırakın konsere grupların gelmesini artık müzisyenleri yurtdışına gidip kendini anlatmaya çalışması da zorlaştı ve hatta imkânsız hale geldi. Memlekette yaşadığımız şey gerçekten de ‘filler ve çimen’ durumu. Destek olmadıkları gibi köstek de olmasalar ne güzel olurdu değil mi?