Sanayide de kadının adı yok
29.03.2018 10:02 EKONOMİ
TMMOB MMO tarafından hazırlanan araştırmaya göre, imalat sanayiinde kadın istihdamı, toplam istihdamın yüzde 24’ünü aşamıyor. Yöneticilerin ise sadece yüzde 14’ü kadın

SELÇUK ÖZBEK

İşsizine iş bulamayan Türkiye’de çalışanlar arasındaki cinsiyet eşitsizliği de derinleşiyor. TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından iktisatçı-yazar Mustafa Sönmez’in katkısıyla hazırlanan sanayinin sorunları bülteninin 37’ncisi “Sanayide kadın emeği” konusuna ayrıldı. Türkiye İstatistik Kurumu, Sosyal Güvenlik Kurumu ve çeşitli bakanlık verileri kullanılarak yapılan analizde, kadının işgücü piyasasındaki, özellikle imalat sanayiindeki yerine dikkat çekildi.

Cinsiyet ayrımcılığı yoğun

Kadının kayıt dışı çalıştırılmasının, ücrette uğradığı cinsiyet ayrımcılığının vardığı boyutlara dikkat çekilen araştırmada şu noktalar öne çıkarıldı:

» Kayıt dışı istihdamın olduğu ve niteliksiz emek isteyen işyerlerinde iş-aş olanağı bulabilen kadınlar, toplam istihdamdaki yerlerini niceliksel olarak artırmış görünseler de, nitelikli bir katılım henüz söz konusu değil.

» Sanayide kadına istihdam imkânları sınırlı. Kadınlar daha çok giyim, gıda, tekstil gibi nitelikli emek gerektirmeyen sektörlerde ağırlıkla istihdam edilmiş durumda ve karar süreçlerinin dışındalar. Kadın çalışanların çoğu, cinsiyet ayrımcılığına uğrayarak ücretleri de erkek ücretlilerin gerisinde tutuluyor.

Kadına iş alanları sınırlandırıldı

» SGK verilerine göre, 2010’da 590 bine yaklaşan kadın ücretli istihdamı, 2017’ye gelindiğinde 893 bine kadar çıktı. Son 7 yılda imalat sanayisinde 303 bin yeni iş, kadınlar için açılırken, ekonominin genelinde kadınlara 1 milyon 656 bin yeni iş yaratıldığı dikkate alındığında, imalat sanayisinden kadına çok az iş çıktığı söylenebilir. Son 7 yılda kadınlara yaratılan güvenceli işlerden ancak yüzde 18’i imalat sanayisinde söz konusu olabildi.

Kalifiyesi düşük işlerde çalıştırılıyorlar

» İmalat sanayisinde kayıtlı kadın ücretli sayısı 893 bini bularak, imalat sanayisindeki toplam ücretlilerin ancak yüzde 24,3’üne ulaşabildi. Gıda, giyim ve tekstil sektörleri, toplam ücretli kadın istihdamının yüzde 57’sini buluyor ve çoğunlukla kalifiye emek istemeyen, düşük ücretli bu dallar, kadınların sınırlı da olsa iş bulabildikleri sektörler olarak öne çıkıyor.

sanayide-de-kadinin-adi-yok-444699-1.

» Çalışanların yüzde 31’ini oluşturan kadınlar, yönetici pozisyonunda olanların ancak yüzde 14’ününde yer alıyor. Teknisyen pozisyonunda da kadınlar dörtte birlik bir yer kaplıyor.

Maaşları düşük veriliyor

» Kadınların kazançları, erkeklerinkinin ancak yüzde 83’üne ulaşabildi. Erkeğe 100 TL ödeniyorsa, kadına 83 TL ödeniyor. Bazı sektörlerde ise fark daha da yüksek. Rafineride 100’e 68, tütün-sigara işyerlerinde 100’e 73, makine ve kimya sanayilerinde 100’e 77.

Eşitsizlik nasıl önlenir?

Raporda Türkiye’de geleneksel olarak toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin güçlü olduğu vurgulanarak eşitsizliklerin azaltılabilmesi için kadınların işgücüne katılımları ve istihdamlarının teşvik edilmesi gerektiği belirtildi. Diğer öneriler ise şöyle sıralandı: “Yaratılan işlerin sosyal güvenlik ve iş yasaları kapsamında olması sağlanmalıdır. Erkekler kadar kadınların çalışanların da temel örgütlenme haklarını kullanmaları önündeki her tür engel kaldırılmalıdır. Kadın çalışanların eşit değerdeki işlerine eşit ücret ödenmesi gerekir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini ve temel işçi haklarının korunmasını gözeten politikalara daha çok odaklanmak gerekir.”

***

Kadınlar kayıt dışılığın pençesinde

2018 Yılı Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulunda konuşan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Türkiye’de güvencesiz çalışmanın önemli bir boyutu olan kayıt dışı istihdamın, kadın işçileri daha fazla tehdit ettiğini söyledi.

8 milyon kadının 3 milyon 889 bininin kayıt dışı çalıştığı bilgisini veren Çerkezoğlu, çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Kayıt dışı istihdamı doğuran ve güvencesizliği artıran politikalar terk edilmelidir. Çalışma hayatında denetim artırılmalı ve kayıt dışı istihdam eden işverenlere karşı caydırıcı önlemler alınmalıdır. Sosyal güvenlik sisteminin herkesin eşit şekilde yararlanabileceği bir hak olarak tanınmalıdır. Kadınların güvenceli istihdam olanağına kavuşmaları için politikalar üretilmelidir.

Yarı zamanlı çalışanların sosyal güvenceden yararlanabilmesi için koruyucu düzenlemeler yapılmalıdır.”