Saray’daki Çil Horoz
MELİH PEKDEMİR MELİH PEKDEMİR

Arınç, Cumhurbaşkanı hakkında öyle “ağır” konuştu ki Metiner’in önüne koysan yemezdi, nitekim yemedi ve ilk önce o, sonra Gökçek itiraz etti. Elbette Erdoğan da Arınç’a cevap verdi: “Konu mankeni değilim. Artık fiilen Başkanım ben, Başkan!” Peki, ortalığı bu kadar dağıtmışken nasıl toparlayacaklar? “Bırakalım böyle dağınık kalsın” mı diyecekler?

Karşılıklı horozlanmalar, nereye kadar? İşte bu sorunun cevabı belki de gözden kaçan şu müthiş “haber”deydi: Birkaç gün önce Erdoğan Denizli’de konuşmuş, “Denizli’nin Horozları” türküsünün “Asmam yıkıldı suyu sıkıldı. Bugün koca kızı görmedim canım sıkıldı, amanın canım sıkıldı” sözlerini hatırlatarak şunları söylemişti: “Rahmetli Özay Gönlüm bunları görse bu türküyü şöyle yapardı: Gündem yıkıldı / muhalefet sıkıldı / bugün Cumhurbaşkanını görmediler / canları sıkıldı / amanın canları sıkıldı.” (Bu türkü şöyle de söylenir: “Asmam yıkıldı suyu sıkıldı. Bugün Çil Horozu duymadım canım sıkıldı. Amanın canım sıkıldı.”)

Yani? Tayyip Erdoğan, “Koca Kız” veya “Çil Horoz” karşılığı olarak “Cumhurbaşkanı” kelimesini kullanıvermişti. Bunu başkası söylese hakaret davası açılır! Peki ama Tayyip Erdoğan da Cumhurbaşkanlığı makamına hakaret etmiş olmadı mı?

“Amanın canımız sıkılmadı.”

Hiiiç sıkılmadı! Çünkü baksanıza, ne güzel birbirlerine horozlanıp duruyorlar…