“Sarı öküz gitti, sıra kıdemde”
Atilla Özsever Atilla Özsever

Kiralık işçilik” tasarısı, süratle TBMM’den geçti ve yasalaştı. Kamuoyunda “modern kölelik” olarak da tanımlanan yasayı CHP İstanbul Milletvekili ve sendikacı Yakup Akkaya ile görüştük.

»Yasayı kısaca tanımlar mısınız?

Yasa, Özel İstihdam Büroları (ÖİB) aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulmasını amaçlıyor. Yani, işverenler artık bu bürolar kanalı ile işçi kiralayabilecek. İşçi, işveren yanında çalışırken sorumluluk bu büroya ait olacak. ÖİB, işçi alacaklarını ödemezse ne olacak, belli değil. Daha işin başında kiralık işçinin ücreti riske giriyor.

»Başka ne gibi sakıncaları var?

İşçinin iş güvencesi yok, kayıt dışılığa yol açacak, iş kazaları artacak, sendikal örgütlenme çok ciddi kan kaybedecek, emeklilik hayal olacak; kıdem tazminatının, ihbar tazminatının ödenmesi de mümkün olmayacak. Dünyadaki kiralık işçi uygulaması, yılda ortalama 3 ay. Kıdem tazminatı alabilmesi için en az bir yıl çalışması lazım. AKP, bir süre sonra diyecek ki, “Madem kıdem tazminatı alamıyor, gelin o zaman 3 ay çalışıp kıdem tazminatı alabilmesi için kıdem tazminatı fonu yasasını getirelim.” Yani, ÖİB’ler üzerinden kıdem tazminatının fona devri gündeme gelecek. Şimdi olan “Sarı öküz” hikâyesi.

»“Sarı öküz” hikâyesi nedir?

Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşıyormuş. Çevredeki aslan sürüsünün gözü de bu öküzlerin üzerindeymiş. Aslanlar, “Siz bize sarı öküzü verin, başka bir şey istemeyiz” demişler. Fakat bir süre sonra tüm öküzlere saldırıp yemeye başlamışlar. Kalan öküzlerden biri de demiş ki, “Biz sarı öküzü vermeyecektik”... Şimdi de Kiralık İşçilik Yasası geçti, arkasından kıdem tazminatının tasfiyesiyle ilgili yasa gelecek.

»Bu durumda muhalefetin ve sendikaların tavrı nasıl oldu?

Biz CHP olarak elimizden geleni yaptık, iç tüzüğün bütün hükümlerini zorladık ama AKP’nin sayısal çoğunluğu var. Türk-İş ve DİSK’e bağlı sendikaların başkanları, yöneticileri Meclis’teydi. Onlar da çaba harcadılar ama yeterli olamadı. Ben, yasa görüşülürken Meclis’te yaptığım konuşmada, sendikacılara çağrıda bulunarak, “Arkadaşlar 1 Mayıs için Taksim’de uzlaşmayabilirsiniz. Ancak bu konuda ortak bir tavır koyamazsanız tarihi bir sorumluluk altına, vebal altına girersiniz” dedim.

»Yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracak mısınız?

CHP olarak Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğiz. Hatta bu arada üç işçi konfederasyonu, 2009’da olduğu ortak bir tavır koyup yasaya itiraz ederse Cumhurbaşkanı’nın veto etmesi bile mümkün olabilir. AKP kongre sürecinde, erken seçim olabilir, bu koşullarda işçi kesimi ile zıtlaşma istenmezse yasa veto edilebilir.