Sarraf'ın itiraflarında ikinci gün
30.11.2017 22:30 GÜNCEL

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF / NEW YORK
@omurkeyif

ABD'de İran ambargosunun delinmesiyle ilgili davada tanık olmayı kabul eden Rıza Sarraf’ın ifadesi ikinci gününde Savcılık makamının sorularıyla devam etti. Sarraf, mahkemede dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın kendisine, “Erdoğan’ın Ziraat ve Vakıf Bankaları’nın benzer işlemleri yapması için aracı olduğunu söylediğini” iddia etti.

Önceki gün jüri önüne mahkum kıyafetiyle çıkan Sarraf, dün ise Hakim Richard Berman’ın izniyle salona takım elbiseyle ve kelepçesiz olarak geldi.

Savcı Yardımcısı Sidhardha Kamaraju’nun açılış sorularından biri, (Federal hapisaneden) “FBI’ın nezaretine neden geçtin?” oldu. Sarraf bu soruya, “Cezaevinde aldığım tehditler nedeniyle, güvenlik için” şeklinde yanıt verdi. Mahkeme salonunda Sarraf’ın önceki gün para transferleri ve bu işlemlerde adı geçen isimleri gösterdiği iki şeması da duruyordu.

Hindistan planı

Savcı Yardımcısı’nın “Ekim 2012’de Halkbank’ta İran altın ticareti hâlâ devam ediyor muydu?” sorusuna “Evet” diye cevap veren Sarraf, o ay içinde İranlılarla bir toplantı yapıldığını söyledi. Sarraf’ın ifadesine göre bu toplantıya İstanbul’daki Swiss Otel’deki toplantıya NIOC (Ulusal İran Petrol Şirketi) ve NIOC’a bağlı NICO şirketinden İranlı yetkililer, İran’dan ham petrol alan Hindistanlı şirketler katıldı.

Sarraf toplantının amacını “İran’ın Hindistan’a ham petrol satışından elde edilen geliri, Halkbank’ta yapıldığı gibi, Türkiye’ye transfer etmek” şeklinde anlattı. Sarraf bu işlemi mahkemede önceki gün çizdiği 9502 nolu şema üzerinde ayakta anlattı: “NIOC, Türkiye’ye sattığı ham petrolü aynı şekilde farklı ülkelere satıyordu. Örneğin, Hindistan, Çin, Kore, Japonya hatırladıklarım. Farklı ülkeler de vardı, İtalya gibi. NIOC’un Hindistan’a sattığı ham petrol gelirini, Halkbank’taki NIOC’a (hesabına) ulaştırmak içindi.”

sarraf-in-itiraflarinda-ikinci-gun-393900-1.

Sarraf, Savcı Yardımcısı’nın “Bu parayı Halkbank’a getirme amacı neydi?” sorusuna, “Aynı sistem içinde parayı kullanmak, çünkü Türkiye’de Halkbank üzerinde İran’ın paraya erişmesi daha kolaydı. Hindistan’da bu sistem mümkün değildi” yanıtını verdi.

Daha sonra yine Ekim 2012’de Sarraf, Halkbank’ta İranlı yetkililerle, Halkbank’tan eski Genel Müdür Süleyman Aslan ve Atilla’nın da bulunduğu bir toplantı yapıldığını söyledi.

Sarraf toplantının amacını iki maddede anlattı:

“1-Hindistana İran’ın sattığı ham petrol gelirini Halkbank’a aktarmak için görüşmek: Hindistan’daki şirket için Halkbank’ta hesap açılacak, Hindistan’da ödeme direkt olarak açılacak hesaba geçecekti. Oradan da Arap Türk Bankası’na geçecekti. Oradan da altın karşılığında ben alacaktım. Altınları nakte çevirip uluslararası ödemeleri yapacaktım. Halkbank bunu şartlı kabul etti. Eğer Hindistan’daki şirketlere hesap açıldığı basına yansırsa anlaşma bozulur dedi.”

“Sistem derken beni işaret etti”

Sarraf’a göre ikinci neden, “İranlılar’ın uluslararası ödemelerin Halkbank tarafından direkt olarak yapılmasını istemeleri”ydi. Sarraf, “Halkbank’ın mevzuatı yumuşatıp direkt uluslararası ödemelere aracılık yapmasını istiyorlardı” dedi. “Süleyman Aslan bunun mümkün olmadığını fakat mevcut sistemi devam ettirebileceklerini söyledi” diyen Sarraf, Savcı Yardımcısı’nın, bunu söylerken Aslan’ın nasıl vücut işaretleri yaptığı sorusu üzerine: Mevcut sistem olarak beni işaret ediyordu, şeklinde yanıt verdi.”

Sarraf “İranlılar bu konuda bastırdı. Atilla da mümkün olmadığını söyledi” dedi.

“Paranın menşeini kaybetmek için”

Savcılık mahkemeye, Sarraf’ın Arap Türk Bankası’ndan Özgür Erker’le yaptığı iddia edilen telefon görüşme kayıtlarını da sundu. Sarraf bu toplantının amacını “Hindistanlılar’ın Halkbank’a gelecek parasını Arap Türk Bankası’na aktaracaktık” şeklinde özetledi.

Sarraf Halkbank’taki paranın neden Arap Türk bankasına aktarıldığı sorusuna: “Araya başka para koyup paranın menşeini kaybetmek” diye yanıt verdi.

Sarraf şöyle anlattı: “Para Hindistan’dan Halkbank’taki Hindistan şirketinin hesabına geldikten sonra, Halkbank onu TL’ye çevirecekti. TL olarak Arap Türk Bankası’na göndermek için uluslararası regülasyondan geçmeyecekti ve TL olacağı için Halkbank ‘Beni ilgilendirmez kime istersek göndeririz’ dedi.

Sarraf Savcının, “Paranın Türkiye içinde kalmasının önemi neydi?” sorusuna, “Uluslararası regülasyonlara takılmaması ve dikkat çekmemesi için” yanıtını verdi.

Sarraf Çin’de benzer bir sistemin oturtulmaya çalışıldığını ancak Çin bankalarının paranın İran bağlantısını keşfetmeleri dolayısıyla birkaç ay içinde işlemleri durdurduğunu söyledi. Planın Hindistan’da uygulanıp uygulanmadığıyla ilgili bilgi verilmedi.

“Para istiyordu”

Bu işlemleri için Süleyman Aslan’dan son bir onay alınması gerektiğini söyleyen Sarraf, Aslan’la sık sık toplantı yaptıklarını o toplantılardan birinde bunun onayının verildiğini söyledi.

Sarraf şu iddialarda bulundu: “Süleyman Aslan, kişisel çekince ve kaygıları olduğunu söyledi. Çok risk aldığını bundan rahatsılık duyduğunu söyledi. Kendi geleceğini garantiye almak istediğini söyledi ve beklentilerini ifade etti.

Savcı Yardımcısı ve Sarraf arasındaki diyalog şöyle gelişti:

SY: Riskten kastı neydi?

Sarraf: “Zafer Çağlayan kendisi talimat verdi ama tüm yükü riski kendisinin (Aslan) aldığını söyledi. Amerikalılar’ın önünde göze battığını, sürekli uyarı aldığını söyledi”

SY: “Gelecek endişesinden kastı neydi?”

Sarraf: “Para istiyordu.”

SY: “Sen ne dedin?”

Sarraf: “Sıcak karşıladım, bakıp kendisine döneceğimi söyledim.”

SY: “Neden?”

Sarraf: Zafer Çağlayan’dan onay almam gerekiyordu.”

Sarraf, Süleyman Aslan’a verildiği iddia edilen rüşvet de dahil, o dönem Çağlayan’dan habersiz hiçbir şey yapılmadığını da iddia etti. Sarraf öte yandan Halkbank’ta Süleyman Aslan’dan başkasına rüşvet vermediğini ileri sürdü.

“Ziraat ve Vakıf da girecekti”

Sarraf şöyle konuştu: “Ziraat ve Vakıf Bankaları da o dönem İran işine iştirak etmek istiyordu. Çağlayan’la görüşmüştük. Vakıf ve Ziraat başladığı taktirde, beni de oraya yönlendirecekti, hesaplar açılacaktı aynı şekilde çalışacaktık.”

Sarraf’ın Happani’yle yaptığı iddia edilen bir telefon görüşmesinde, “Ziraat ve Vakıf’a da Başbakan emir verdi” ifadeleri de mahkemede konu edildi. Savcının sorusu üzerine Sarraf buradan kastını “Zafer Bey Başbakan’ın Ziraat ve Vakıf’la da çalışılması için talimat verdiğini söyledi, onu aktarıyorum” iddiasıyla açıkladı. Sarraf, Savcı Yardımcısı’nın “Başbakan kim?” sorusuna “Sayın Recep Erdoğan” yanıtını verdi.

Süleyman Aslan’ın Halkbank’ta uygulanan sistemin Türk Arap Bankası’nda da uygulanmasını istediğini ileri süren Sarraf, Aslan’ın, “Arap Türk’den gelen parayı bu sefer Halkbank’a göndersin, aynı şablonun tersi, el eli yıkar el de yüzü yıkar, Arap Türk’e yardımcı oluyoruz onlar da bize yardımcı olsun” dediğini iddia etti. Sarraf’a göre, Süleyman Aslan, iki Hindistan şirketi Baharat ve HMEL adına Arap Türk Bankası’nda hesap açılmasını istedi.

Sarraf’ın Happani’yle yaptığı iddia edilen konuşma kayıtlarında, “Ziraat ve Vakıf önümüzdeki hafta giriyor” dediği ve ardından bu konuda Ankara’yla görüştüğünü iddia ettiği konuşması da gündeme geldi. Sarraf, Ankara’dan kastının Çağlayan olduğunu iddia etti. Sarraf aynı konuşmada geçtiği iddia edilen “Sayın Başbakan’la Ali Babacan onay verdi zaten bitti” cümlesi için de “Dönemin Sayın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Hazine Bakanı Ali Babacan Ziraat ve Vakıf’ın işlemlere (İran işlemleri) aracılık etmesi için talimat ve onay verdiklerini söylüyorum” iddiasında bulundu. Savcı Yardımcısı, bu talimatı nereden öğrendiğini sordu, Sarraf “Zafer Çağlayan Bey’den” dedi. Hakim Berman, Sarraf’a “Hazine Bakanı’nın adı neydi” diye sordu. Sarraf “Ali Babacan Sayın Yargıç” yanıtını verdi.

Vakıf ve Ziraat bankasının bu konuyla nasıl ilişkilendiğine dair detay verilmedi.

“Toplantıya yetişmek için trafik emniyet müdürünü aradım”

Sarraf’ın o dönem İstanbul Trafik Emniyet Müdürü olduğunu söylediği Murat Şengün’le görüşme kaydı da mahkemeye sunuldu. Sarraf bu görüşmenin amacının Ekim 2012 İranlı delegelerin Halkbank’ta yapılacak toplantıya geç kaldıklarını ve yetişebilmek için emniyet şeridini kullanmak için izin istemek” olduğunu söyledi.