Savaştan sanat çıkaranlar!
MURAT YAYKIN MURAT YAYKIN

Yaşadığımız günler yine savaş çığlıklarıyla yoğunlaştı, yoksul insanların zengin topraklarını paylaşma savaşı, milyonlarca mülteci, kan kokulu toz bulutları, binlerce ölü, petrol yeşili petro-dolarlar, silah tüccarları, bombalar, yıkımlar, anasız babasız kalan çocuklar, acısını buruşuk bedenine gömmüş, gözleri kısık yaşlılar... Bütün bunların arasında savaştan sanat çıkaranlar, sanatla savaşanlar!

Bazı toplumlarda muharebe öncesi yapılan savaş danslarından, tiyatro ve operaya, antik çağda steller üzerinde başlayan kabartma rölyeflerin olduğu bir dönemden, halılara işlenen savaş tasvirlerine, Ortaçağda kilisenin etkisiyle azizlerin genel olarak askeri kıyafetler içerisinde şeytanla savaşanlar olarak tasvirleri, 1066 yılında Normanların İngiltere’yi fethini anlatan Hastings savaşını tasvir eden ünlü Bayeux Halısı, Baron Gros'un, Napolyon’un seferleri, Goya resimleri ve 19. Yüzyılda Eugene Delacroix’in 'Battle of Chios' adlı eseri, sonrasında resme, müziğe ve heykele yansıyan savaş objelerinin temsili ve yine sonradan güncel sanata ve 20. yüzyılla birlikte sinemaya yansıyan savaş ve sanat ilişkisi...

Savaş, emperyalizmin adına yakışan bir kavram. Sanat ise ellerindeki çok işlevli ve tehlikeli olabilen bir oyuncak. Hegel'in en çok övdüğü besteci Mozart'ı bir saray soytarısına, müziğin matematikçisi olarak bilinen Bach'ı kilisenin orgcusuna indirgeyen, 17. yy'da Don Kişot'la feodal değerlerin çağdışılığını vurgulayan, 18. yy'da Robinson Crusoe'yla felsefi bireyciliği ekonomik bireycilikle birleştirerek kapitalist bireyi ön plana çıkaran, her savaşta olduğu gibi Suriye’deki savaşta da arkasında harabeler ve yıkılmış koca bir şehir bırakan, burjuvazi!

Naziler, kitleler üzerindeki etkisini keşfettikleri andan itibaren sanatı; ülkeyi II. Emperyalist Paylaşım Savaşı'na hazırlamak için kullandı. Brecht, Piscator gibi sanatçıları yetiştiren Alman tiyatrosu, Hitler'in söylevlerinin etkili olması için oyunculuk dersleri vermekte kullanıldı. Bach'ın, Beethoven'in ülkesinde saksafon, 'zenci ahlaksızlığının simgesi' gösterildi. Toplama kamplarında çalınan Wagner'in Alman destanlarından esinlenerek yazdığı operalar faşist akla uymamakla birlikte gaz odalarında öldürülen insanların çığlıklarına eşlik etti. Nazi propagandası için 1933-44 yılları arasında 1100 film çekildi. Muhalif yazarların ve ressamların evleri Gestapo tarafından basıldı. 2500 yazarı ülkeden kaçmak zorunda bıraktı.

Fotoğrafın keşfiyle savaşın fotoğraflanmasının tarihi... 20. Yüzyılda sinema endüstriyel sanat olarak bir yandan savaşı tasvir eden belgesellerle savaşa tanıklık ederken, öte yandan kurgusal üretim alanı olarak savaş üzerine çekilen filmler... İdeolojik bir propaganda aracına dönüşmesi...

Birinci Dünya Savaşı, gerçekliği parçalarına ayırdı ve Fransız ressam-heykeltıraş Georges Braque bu parçaları, tıpkı insanların insan bombasının infilak etmesinin ardından et parçalarını topladıkları gibi resimlerinde bir araya getirdi.

Kamuflaj tanklarını gördüklerinde Picasso, Braque’a “Bu bizim eserimiz,” demişti.

...Ve günümüzde sanat son derece uzmanlaşmacı bir uğraş haline geldi. Müzeler ve galeriler, küratörler, sanat eleştirmenleri, sanat dergileri, bienaller... Sanat artık tüketimle buluştu ve satın almanın kendisi sanata dönüştü.
Paul Virilio: "Sanat savaşın zayiatıdır!" Dedi ve ekledi; "Sanat iki dünya savaşı, soykırımlar, tekno-nükleer güçler ve benzerleri tarafından enkaz haline getirildi." (çeviri: Nesli Türk)

Dünya daha çok şiddet, daha çok savaşla anlatılır hale geldi. Sürrealizm, sergiler ve kültür tacirlerinin reklam sloganları tarafından idealize edildi. Soyut sanat bir deformasyon oldu. Joseph Beuys, çalışmalarında hümanizm, sosyal felsefe ve antroposofi ile bağlantılı kavramları temel almış bir Alman performans sanatçısı, heykeltıraş, yerleştirme sanatçısı, sanat kuramcısı, grafiker ve sanat pedagogu. Sanatın yaratıcı ve katılımcı bir rol oynayarak toplumu ve siyaseti şekillendirebileceğini savunmuş. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler'in ordusunda savaş uçağı pilotu, bir bombacı.

Katılırsınız ya da katılmazsınız ama Paul Virilio'ya bir kez daha kulak verelim, kendisiyle yapılan söyleşide şunları söylüyor; "Başka bir deyişle, sanat savaştır. Sanat, savaşın zayiatıdır. Hal böyleyken, hiç kimse güncel sanatın buhranlarıyla benim kafamı ütülemesin. Güncel (contemporary) sanatla ilgili en güncel şey onun buhranlarıdır."