Seçim yaklaşırken...
FİKRİ SAĞLAR FİKRİ SAĞLAR

Ağır ağır seçim heyecanı yurdu sarıyor.

Ve AKP çöküyor. Özellikle yurdun güneyinde en “has” AKP’liler bile kendini saklama yollarını arıyor.  4 yıl boyunca yaşananlardan o kadar “utanmışlar ki” eskisi gibi açıktan RTE’yi korumuyorlar.

Partinin borazancılığını yapmıyorlar!..

• • •
On beş gündür Mersin’deyim. Malum Zafer Çağlayan Mersin milletvekiliydi. AKP’ye oy verenlere “700 bin liralık saat” çok ağır gelmiş. Sırtlarında öyle bir yük var ki söz söylemeye mecalleri kalmamış!.. Değirmendere Köyü’nde bir yaşlı köylü; “Partimiz önceki bakanı (Kürşat Tüzmen) yolsuzluk şaibesi nedeniyle değiştirmişti. Şimdikinin ise yolsuzluğu ayyuka çıktı. Biz de artık partimizi değiştireceğiz!..”  dedi.

• • •
Anlaşılan o ki, gevşemeye başlayan iktidar partisinden kısa zaman içinde kaçışlar hızlanacak. RTE’nin yaptığı konuşmalar milleti kızdırıyor.
Sadece bağıran, nefret söylemini kullanan, her vesileyle başta CHP olmak üzere muhalefet partilerine hakaret eden bir kişiden toplum adeta soğumuş. Daha önce kendisine oy verenler bile gidişatın iyi olmadığını dile getiriyorlar.

• • •
Özellikle Kürt oyların ülkenin her yerinde AKP’den kaçması,  önceki seçimlerde onu destekleyenlerin diğer partilere yönelmesi, 7 Haziran’da AKP’nin hüsran yaşayacağını gösteriyor.

• • •
Bu nedenle iktidar, her zaman başvurduğu yolu deniyor. Tekrar milliyetçilik oynamaya çalışıyor. Ancak ‘tek adam’ olma ihtirası bunu da eline  yüzüne bulaştırıyor.

• • •
24 Nisan’da Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlandı. Mustafa Kemal anılmadan. Yaptıkları hatırlanmadan. “Bize katılan devlet başkanı çoktu” nidaları arasında. RTE, Cumhuriyet’in kuruluşu olan “Kurtuluş Savaşı’nı” sönükleştirmek, Mustafa Kemal’i es geçmek adına, tarihimizin en önemli olayı “Çanakkale Savunmasını” bile kendi şovu için kullanmakta sakınca görmedi.

• • •
Aynı gün 1915 olaylarının da 100. yılıydı. İnsanlık adına utanç veren bir tehcir yaşanmıştı Osmanlı topraklarında. Yaşatanların yanında olanlar, yaşayanların ızdırabını, elemini, bıraktığı onarılamayan yaraları anlamazlıktan geldiler. Dünyanın konuştuğu dilden değil, kendi kurdukları cümlelerle gerçeği karartmaya çalıştılar. Hem açılım yapacağız dediler, hem de milliyetçiliği körüklediler. Ne söyledikleri belliydi, ne de sözlerinin samimiyeti!

• • •
1915, insanlık adına yaşanan bir dramdır!..

Yaşatılan korkunç bir vahşettir, katliamdır!..

• • •
İnsanların arasında dolaştıkça, köy kahvelerinde oturdukça ve yurttaşın sözünü dinledikçe ülkenin en önemli sorunun açlık ve işsizlik olduğunu bir kez daha yakından görebiliyorsunuz.

Yoksulluk diz boyu. Bir o kadar da iktidarın uyguladığı baskıya isyan ediyorlar. AKP’nin kendilerini aldattıklarına inanıyorlar. Yandaşlarını kayırdığı, kendinden olmayanları ayırdığını şimdi anlamışlar. Ötekileştiklerini, komşularıyla bile yabancılaştırıldıklarını, bu durumdan müthiş korku duyduklarını dile getiriyorlar.

• • •
Toplum, “Kaçak Saray’a” takmış durumda!..

“RTE saltanatını sürdürürken, kendi fakirlikleriyle de alay ettiğini” söylüyorlar. Sömürüldüklerini anlamışlar. Haklarının iktidar tarafından gasp edildiğini biliyorlar. Çok kızgınlar!..

• • •
 Etrafta Bülent Arınç’ın sözleri konuşuluyor:

“Ankara’yı parsel parsel sattılar!..”

• • •

CHP’nin açıkladığı  “emeklilere 2 ikramiye, asgari ücretin 1500 TL olacağı ve aile sigortası kapsamında en az aylık 720 TL verileceği” vaatleri toplumda kabul görmüş. İlginçtir; “Kaynak nerde?” diyen AKP’lileri yine yurttaşlar Arınç’ın sözleriyle susturuyor. Arınç; “Kaynak o kadar çok ki, iktidar bu kadar israf yapmasa vergi bile almaya gerek kalmaz!” demişti ya, onu hatırlatıyorlar!..

• • •
İnsanların sabrı tükeniyor. 7 Haziran seçimi Türkiye için giderek daha da önemli hale geliyor.


SABAHATTİN’E NOT:
Komisyoncu Sabahattin, geçen gün, “Bir NATO ülkesi olan Türkiye’nin, Akkuyu Nükleer Santralı alanını Ruslara üs olarak verdi mi ?” diye sorduğum yazımı, anlamadan cahilce bir şeyler çiziktirmiş!.. Öncelikle belirteyim, ben savaş nedeni olabilecek her türlü üs ve anlaşmaya karşıyım, bunu da herkes bilir.
Bana “laf söylemek” adına kendisinin “Milliyetçilikten yeni Rusçuluğa döndüğünü” (Zaten her zaman her yere döner!) dile getirmiş...
Bu kez Putinci olmuş!.. Lakin Saboş’un hayran olduğu, övdüğü Putin, 24 Nisan’da “1915 soykırımdır” deyiverdi!.. Bu söz de Dönek Sabahattin’e kapak oldu!.. Başka ne söyleyeyim!..