Sefaleti sansürleyebilir misiniz?
UĞUR KUTAY UĞUR KUTAY

Gece vakti bir evin salonunda, karı-koca oldukları tahmin edilebilecek bir kadın ve erkek görüyoruz, çay içerek TV izliyorlar. Ama kadının başındaki eşarp ve üstündeki elbise sanki birazdan sokağa çıkacakmış ya da yanındaki yabancı bir erkekmiş gibi bir izlenim yaratıyor. Oysa burası kendi evi, karşısındaki adam da kocası.

Birlikte TV seyreden, biraz sonra da tartışmaya başlayacak bir çift hakkında basit bir film sahnesi ancak İran İslam Cumhuriyeti gibi bir ülkenin sinemasında böyle bir anlam karmaşasına bürünebilirdi zaten! İran’ın önemli yönetmenlerinden Manouchehr Hadi’nin 2014’te (İran’da geçerli olan Celali takvimine göre 1393’te) yaptığı Zendegi Jaye Digari Ast (Hayat Başka Yerde) adlı filmde Niki Karimi’nin canlandırdığı karakteri ev sahnelerinin tamamında böyle görüyoruz. Özel alanla kamusal alan arasındaki kıyafet farklılığı filmde de gösteriliyor aslında -mesela ailenin küçük kız çocuğu okula giderken başını örtüyor- ama kurmaca bir karakter bile olsa yetişkin bir kadının biz seyircilerin namahrem bakışlarından korunması gerektiği için -ya da masum seyircilerin tahrik olmaması için amacıyla…- hep o başörtüsüyle sunuluyor.
sefaleti-sansurleyebilir-misiniz-338308-1.
Yanlış hatırlamıyorsam 1990ların ilk yarısında bu meseleyi İslamcı yazar Cihan Aktaş da dile getirmişti; İranlı yönetmenler domestik hayatı gerçeklere değil şeriata uygun biçimde sunduğu için seyirci nezdinde filmlerin inandırıcılığı zarar görüyordu.
Zendegi Jaye… örneğinde yönetmen bunu dinsel inançlarının gereği olarak mı yoksa şeriatın sansür yasalarına takılmamak için mi yapıyor bilemiyoruz tabii, ama Manouchehr Hadi’nin her filmi İran’ın farklı dertlerini görünür hale getiriyor galiba... Yönetmenin bu yıl temmuz ayında gösterime giren filmi Kargare Sade Niazmandim (Vasıfsız İşçiler Aranıyor) adlı filmin birkaç hafta önce neden olduğu küçük karmaşayı hatırlarsınız: İran’ın Zencan kentinde filmin afişini gerçek iş ilanı zanneden birçok kişi başvuruda bulunmak için Bahman Sineması’na akın etti. İşsizlik oranının yüzde 12,6 gibi ürkütücü bir orana yükseldiği İran’da sokaktaki insanın algısı kurmaca ile gerçeklik arasındaki ayrımı kolayca ortadan kaldırabiliyor artık...
sefaleti-sansurleyebilir-misiniz-338309-1.
Lakin meselenin başka bir boyutu var: Eğer Zencan’daki olay yaşanmasa filmden kimsenin haberi olmayacaktı! Manouchehr Hadi uluslararası düzeyde tanınan bir yönetmen olmasına rağmen -Temmuz 2016’da Man Salvador Nistam/Ben Salvador Değilim adlı filmi Türkiye’de de gösterime girmişti- İran’ın en önemli sorunlarından biri hakkındaki bu filme dair neredeyse hiçbir yerde bilgi bulunmuyor; dünyanın en büyük sinema bilgi bankası imdb.com’da filmin adı bile geçmiyor!

iranianmoviedatabase.com’da ve negarfilm.ir, salamcinema.ir gibi Farsça sitelerde ise ancak filmle ilgili yüzeysel bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Bu görünmezliğin filmin hikâyesiyle ilgisi olduğuna dair kanıtım yok tabii ama burada tarihsel çelişki ve çatışmalara dair sınıfsal bir hikâyeden -filmin fragmanı buram buram toplumsal gerçekçilik kokuyor- ve yönetmenleri kendi evinde kocasıyla baş başa oturan kadını bile başörtüsüyle göstermek zorunda bırakan bir sistemden söz ediyoruz…

Farsça sitelerde filmin yapım tarihi 1396 olarak gösteriliyor. 2017’de değil de 1438’de yaşamak zorunda bırakılan bir ülkenin yurttaşı olarak, umarım bu tarih sadece basit bir takvim farklılığı olarak kalır.