Şekerde yağma sırasına girildi: Cargill ve hükümet yandaşları pusuda
23.02.2018 07:18 EKONOMİ
Özelleştirme kararı alınan şeker fabrikalarına ABD’li gıda devi Cargill’in yanı sıra iktidarın gözdesi Cengiz, Limak ve Kolin’in de talip olacağı konuşuluyor

NURCAN GÖKDEMİR [email protected] @nurcangokdemir

AKP, 2009’da Danıştay’ın iptal kararı, 2012’de de yükselen muhalefet nedeniyle yapamadığı şeker fabrikaları özelleştirmesinden vazgeçmiyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın satışa çıkarttığı 14 fabrikanın ardından, çok kıymetli arazilere sahip Eskişehir ve Ankara şeker fabrikalarının özelleştirme süreci başlayacak. “Peşkeş” iddialarının gündeme geldiği ihaleler öncesi ABD’li gıda devi Cargill’in yanı sıra iktidarın gözdesi Cengiz, Limak ve Kolin’in de fabrikalara talip olacağı konuşuluyor.

AKP iktidarları döneminde İstanbul Üçüncü Havalimanı başta olmak üzere HES projeleri, yüksek hızlı tren, otoyol, baraj, elektrik dağıtım şirketleri özelleştirmelerinin ve inşaat yapım ihalelerinin gözde isimleri Cengiz, Limak ve Kolin’in 2012 yılında olduğu gibi şeker fabrikaları özelleştirmesine teklif vereceği bildiriliyor.

Toplamda 25 şeker fabrikasını özelleştirmeyi planlayan iktidar, Bor, Çorum, Kırşehir, Yozgat, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Turhal, Afyon, Alpullu, Burdur, Elbistan ve Muş şeker fabrikaları için yapılacak ihalenin ardından Eskişehir ve Ankara şeker fabrikalarını da satışa çıkartacak.

Hükümete yönelik hazırladığı raporla şeker fabrikalarının özelleştirilmesi önerisinde bulunan ve sağlığa zararlı olduğu Sağlık Bakanlığı raporlarıyla ortaya konulan nişasta bazlı şeker (NBŞ) üreticisi Cargill’in de özelleştirme sürecinin en önemli aktörlerinden biri olması bekleniyor.

Sermayeye peşkeş
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Cargill’in raporunun ardından özelleştirmenin hızlandığının altını çizerek, Cargill’le birlikte Cengiz, Limak ve Kolin’in de fabrikaları satın almaya hazırlandıklarının konuşulduğunu söyledi. Kamuya ait şeker fabrikalarını yenileme ve modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet güçlerinin artırılması yerine sermayeye peşkeş çekmenin doğru bir yaklaşım olmadığını kaydeden Sarıbal, özelleştirmenin olası sonuçları ile ilgili şu tespitleri yaptı:

»Doğu-Batı arasındaki gelir uçurumu artacak: Doğu Anadolu’da kamu işletmeciliğinin sosyo-ekonomik amaçları tümüyle terk edilmiş olacak; Doğu–Batı arasındaki gelir uçurumu artacak, istihdam düşecek, kırdan kente göç hızlanacaktır.

»Şeker ithalatı artacak: Gerek pancar üretimine kotalar getirilmesi gerekse çiftçinin üretimini sürdüremeyecek olması sonucu ortaya çıkacak olası şeker açığı, ihracat geri ödemeleri ile desteklendiği için daha ucuza şeker üreten ülkelerden ve özellikle AB’den ithal edilerek kapatılacaktır.

»Pancar çiftçisinden esirgenen kaynaklar ABD ve Arjantin’in mısır üreticilerine aktarılacak: Bu süreçte ucuz üretim yaptığı bahanesiyle nişasta kökenli şekerlere tanınan ayrıcalıklar sürdürülecek; ayrıca sanayide kullanılan şekerler tamamen mısırdan elde edilen şekerlere dayandırılacaktır.

»Şeker fabrikaları emekçileri mağdur edecek: Kamu şeker fabrikalarında 1.324’ü memur, 5.286’ü daimî işçi, 1.455’ü geçici işçi statüsünde olmak üzere 8.065 kamu emekçisi istihdam edilmektedir. Fabrikalar kapatılıncaya kadar çalışanların fabrikada devam edebileceği veya 4B kadrosuna geçiş yapabileceği ifade edilmektedir.

‘Geride işleyen bir plan var’
CHP Edirne Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Okan Gaytancıoğlu da sektörün özelleştirilmeye açılmasının, “geride planda işleyen bir plan olduğunu düşündürdüğünü” belirtti. Gaytancıoğlu, “Belirli lobi gruplarının etkisi altında, TÜRKŞEKER başta olmak üzere, kamu elinde katma değer üretmeye devam eden kamu şirketlerinin, bu değişiklikle, apar topar, kamuoyunda ciddi bir tartışma ve değerlendirme şansı olmaksızın elden çıkarılmak istenmesi, yanlıştır” dedi.

‘Sahaya iniyoruz’
AKP’nin küresel sermaye, NBŞ üreten Cargill ve ona tohum sağlayan GDO’lu şirketlerin baskısıyla milli servet olan fabrikaların kapanmasına yol açacak bir süreci başlatmak istediğini ifade eden Gaytancıoğlu, şunları söyledi:
“CHP olarak yurtsever güçlerle birlikte yarından itibaren sahaya iniyoruz. Tüm fabrikaların önünde bölge milletvekilleri ile açıklamalar yaparak gerçekleri halkımıza anlatacağız. Bu bilgilendirme sürecinin ardından da eyleme geçeceğiz.

Yürüyüşler, mitingler planlıyoruz. AKP’nin şeker fabrikalarının satışıyla ilgili girişimi daha önce Danıştay kararıyla iptal edilmiş 2012’de de hükümet geri çekmek zorunda kalmıştı. Şimdi toplumsal baskıyla yine engellenebilir. Tekel’i sattılar bugün Türkiye tütün ithal ediyor. Ayni şekilde ülkenin stratejik önemdeki kurumlarını bir bir kapattıkları için bugün saman, süt, et ithal eden bir ülke konumunda. Ülke kaynakları bitirip, Türkiye’yi ithal ürünler cenneti haline getiriyorlar. Şeker fabrikalarını satacaklar, görürde birileri alacak ama üç-beş yıl sonra “olmadı” deyip kapacaklar. Bu fabrikalar devlette kalkmalı. Fabrikaların verimliliği devlet tarafından sağlanmalı.”

Parça parça satış
Bu arada, özelleştirmeleri durdurulan fabrikaların kıymetli mal varlıklarının çoğunun satıldığı biliniyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, 28 Şubat’ta ihaleleri yapılmak üzere Erzurum-Muş-Edirne-Kırklareli-Aksaray şeker fabrikalarına ait 23 ayrı taşınmazı da satışa çıkarttı.