Servet, Cem ve Galatasaray terbiyesi
ERAY ÖZER ERAY ÖZER
Bilmeyenler için hatırlatarak başlayayım, Galatasaray’da Cem Sultan isminde genç bir futbolcu var.
Bilmeyenler için hatırlatarak başlayayım, Galatasaray’da Cem Sultan isminde genç bir futbolcu var. Henüz 20 yaşında. Galatasaray’ın A2 takımında oynuyor. Aynı zamanda U19 Milli Takımı’nda. Geçen hafta Cem Sultan’la takımın ağabeyi konumundaki Servet Çetin arasında antrenmanda bir kavga yaşandı. Olayı kısaca özetleyeyim ki, meseleyi basit bir antrenman kavgası gibi görmeyin.

Antrenmanda Cem Servet’e omuz atıyor. Servet de ağabey ya, bu hareketi hakaret olarak algılayıp Cem’e iki kere sert giriyor. Genç oyuncu tepki verince birbirlerinin üzerine yürüyorlar.

Buraya kadar her şey normal. Futbol bu, halı saha maçında bile en yakın arkadaşlarımızla tartışırken pek tabii ki profesyonellerin bu tip küçük kavgalarına şaşırmamalıyız. Lakin hikayenin devamı ilginç.

Cem antrenman sonrası Servet’in odasına gidip özür dilemek istiyor. Fakat Servet bu barış girişimini iddialara göre küfürler eşliğinde reddediyor.

Akabinde gazeteciler Servet’e doğal olarak bu kavgayı soruyor. Servet belli ki dersine iyi çalışmış. Futbolda bu türden kavgaların doğal olduğunu, bu tür sorunların arada bir yaşandığını fakat yaşananların antrenman sahasında kaldığını, sonraya taşınmadığını söylüyor. Ve ekliyor: ¨Zaten Cem benim yeteneğini çok beğendiğim genç bir kardeşimiz.¨

İnsan tabii, bunları okuyunca ister istemez mevzunun tatlıya bağlandığını düşünüyor.

Cem de benzer şekilde düşünmüş olmalı ki ertesi sabah Servet ağabeyinin yanına gidip ¨Günaydın¨ diyor. Aldığı cevap pek beklediği gibi olmuyor: ¨Seninle antrenmandan sonra görüşeceğiz!¨

Servet aynı tehdidi antrenman boyunca birkaç defa daha tekrarlıyor ve antrenmanın ardından dediğini yapıyor.

Soyunma odasında yeteneğini çok beğendiği Cem kardeşine saldırıyor. Yumruk ve tekme atıyor. Bu kısım artık iddia olmaktan öte. Çünkü Servet’in kendisini dövmeye kalkmasına çok ama çok öfkelenen Cem Sultan hislerini twitter’da paylaşıyor. Tavrı sert. Çok belli ki gururu epey incinmiş. Gerekirse futbolu bırakmayı bile göze aldığını çok net bir şekilde ifade ediyor. Şöyle yazıyor genç oyuncu twitter’a, aynen alıntılıyorum:

* Para şöhret herşey var sende, bende hiçbiri yok bende var olan şey de sende yok gücün bana yeter belki ama adamlıkta seni ayaklarımın altına alır çiğnerim
 
* Söyle büyük insan, dev adam adamlıktan bahsetsene bana, küçüğe vurmak küfür etmek adamlıksa ben şerefsiz ahlaksız bir insanın tekiyim
 
* Dünkü açıklamaların çok iyiydi ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün söyliyecek daha fazla bişey bulamıyorum
 
* Bak Servet Çetin sert vuramamışsın demekki suratına hala konusuyorum sana abi diyordum kardeşimden de küçüldün artık gözümde
 
* Gerekirse futbolu bırakırım, bana babam el kaldırmadı bu yaşıma kadar sen kimsin
 
* Saol abi başlamadan bana futbolu bıraktırdığın için
 
* Saol baba beni böyle yetiştirdiğin için hakkımı savunmak doğruyu söylemek doğru söyleyeni 9 köyden kovarlar ama kimse bilmezki 10. köyün olduğunu

Cem’in bu yazdıklarından sonra Cüneyt Tanman, yani takımın sportif direktörü ne dese beğenirsiniz? Genç oyuncunun bunları yazarak hata yaptığını, olan bitenin taraflar arasında kalması gerektiğini söylüyor. Gazeteler Cem’e ceza verileceğini yazıyor.

Aslında olayı anlattıkan sonra çok uzatmaya gerek yok. Aynı olaylar benim başıma gelse, Cem’in bütün futbolculara has bir üslupla ¨adamlıktan¨ bahsettiği hamasi ifadelerin dışında yukarıda metne ben de imza atarım.

Sadece gencim diye benden daha tecrübeli biri beni dövme hakkını kendinde görecek ve ben bu durumda isyan ettiğimde haksız olacağım öyle mi?

Kimse bana ¨Ama efendim Galatasaray terbiyesi...¨ filan demeye kalkmasın. Asıl terbiye senden iki kere özür dileyen arkadaşının omzuna kolunu atmak, özrünü  kabul etmek, hatta bir de kendisinden özür dilemekle oluyor.

Cüneyt Tanman futbol hayatı  boyunca terbiyesiyle anılan bir isim oldu. Eğer o ünlü vakurluğunu ¨kol kırılır yen içinde kalır¨ anlayışından alıyorsa kendisini sevmekle de yanlış yapmışız demektir.

Tanman şunu unutmasın: Futbolu da, insanlığı da kendisine veya bir başkasına yapılan haksızlık karşısında susmak yerine sesini yükselten insanlar kurtaracak. Kariyerini yok etme pahasına babasından aldığı öğüdün hakkını verenler kurtaracak. İsyan etmeyi bilenler kurtaracak!