Siber sınırlar çizilmeye başladı
TİMUR AKKURT TİMUR AKKURT

Çin'in önderliğinde Zhejiang eyaletinde yapılan Dünya İnternet Konferansı'nda konuşan Çin Cumhurbaşkanı Şi Cinping, ülkelerin birbirlerinin "siber egemenlik"lerine ve interneti farklı şekillerde yönetmelerine saygı göstermeleri gerektiğini söyledi. Bu ne demek? Ülkelerin fiziki sınırlarının yanında sanal sınırlarınında çizilmeye başladığını anlıyoruz. Bir başka açıdan bakarsak yeni dünya şekillenmeye başladı diyebiliriz.

Bu siber sınırlar Çin gibi ülkeler için farklı anlamlar taşımakta. “İstediğimi yasaklarım, istediğime izin veririm” mantığı burada örnek alınması gereken durum değil. Elbette ulusal egemenlik sınırları önemli. Tartışılan ulusu oluşturan insanların egemenlik, özgürlük sınırları olmalı. Ülkeler haklı olarak güvenliklerini tehdit eden unsurlarla mücadele etmek zorunda. Bireysel rahatsızlıklar yüzünden yasaklamalar konusu bizde de en büyük sorunlardan biri.

BBC’de yer alan haberin detaylarına bakalım. Konferansı izleyen BBC muhabiri John Sudworth, Cumhurbaşkanı Şi Cinping'in konuşmasının, internet güvenliği ve kontrolü konularının artık ulusal öncelikler arasına alındığını ortaya koyduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Şi Cinping'in 650 milyon internet kullanıcısının bulunduğu Çin'in, internet alanında küresel kuralların belirlenmesinde söz sahibi olması gerektiği ve bu bağlamda neyin sansürlenip neyin engelleyeceğini kararlaştırma hakkına sahip olduğu mesajını verdi.

Sınır Tanımayan Muhabirler Örgütü, yabancı şirket ve hükümetleri Çin'deki konferansa katılmamaya çağırmış; katılımın, "İnternette yayımladıkları görüşleri yüzünden 40'a yakın gazeteciyi hapse atmış olan bir yönetimin sansürcülüğüyle suç ortaklığı anlamına geleceğini" belirtmişti.

Bu yıl ikincisi düzenlenen konferansa Rusya, Pakistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan liderleri ile teknoloji gruplarının temsilcileri katılıyor.

Şi ayrıca, sanal ortamda hiçbir ülkenin bir başka devletin ulusal güvenliğini baltalayacak faaliyetlerde bulunmaması ve "siber üstünlük" kurmaması gerektiğini de savundu. Daha önce Çin, ABD ile bilgisayar korsanlığı konusunda çeşitli defalar karşılıklı suçlamalarda bulunmuş, her iki taraf birbirini ticari ve devlete ait bilgileri çalmakla suçlamıştı.

HASTALIKLI ZİHNİYET
650 milyon internet kullanıcısının olması o ülkenin dünya interneti ile ilgili konuşmaya ve karar almaya hakkı varmış gibi düşünmesi ne kadar tehlikeli ve yanlış bir bakış açısı. Bu hastalıklı zihniyetten iyi bir sonuç çıkması nasıl mümkün olabilir? Ülkemizde de benzerlerini görmeye ‘maalesef’ alıştığımız bu bakış açısı ile hiç bir medeni ülke ile aynı masada oturamayacak hale gelmek kaçınılmaz son.
Bu kadar genç nüfusu olan, teknolojiye ve intenete bu kadar meraklı olan bir nesli nereye kadar ve ne kadar sınırlayabilirler ki? İnternet özgürlüktür, her isteyen her istediğini yapar anlamını taşımamakta elbette. Avrupa Birliği, Facebook’a erişim hakkını 16 yaşına kadar çıkartarak yasalaştırmak istiyor. Bu tip yasalar mantıklı. Zira çocuklarımız için ciddi risk ve tehlike sebebi. Daha önce yazdığım bu konularla ilgili pek çok yazı var biliyorsunuz.

Devletin burada odaklanması gereken bu tip riskler ve ulusal güvenliği her geçen gün tehdit eden siber savaşlar. Yakın gelecekte savaşlar topla tüfekle değil dijital ortamlarda olacak. Kimi zaman bu tip olaylara tanık oluyoruz. Büyük şehirlerimizin bir gün boyunca metro sistemi çalışmasa ve bu ayda bir kaç kez tekrarlasa düşünsenize şehirde nasıl bir kaos çıkar. Bunun getireceği maddi zararlar ne kadar olur? İş gücü kaybı, sinir, stres... Sanal olarak dünyanın bir ucundan bunu rahatlıkla yapabilirler. Barajlarımızın enerji üretimini bozabilir, doğalgaz dağıtım hattımızı bloke edebilirler. Bir kışı soğukta geçiren bir ülkeye hangi bomba, top, tüfek ile daha fazla zarar verebilirsiniz? Dijitalleşme ve yüksek teknoloji güzel ama yanında yeni yeni problemleri de doğal olarak getirmekte. Analog bir hayat yaşayarak bir yere kadar idare edilebilir. Eninde sonunda teknoloji ile temas etmek zorunda kalacağımızı unutmamalıyız. Kendimizi ne kadar korursak o kadar iyi diyerek uzak kalıp, sonrasında mecbur kalarak kullanmaya başladığımızda diğer insanları bize attığı farklı ve kat ettikleri yolu gördüğünüzde iş işten geçmiş olacak unutmayın.

Doğru sınırlamalar, doğru yatırımlar ve doğru stratejilerle hem bireyler hem de ulusal olarak yeni dünyada yerimizi almak zorundayız. Tüm adımlarımızı şimdiden buna göre atmalı, hedefi şaşırmamalıyız. Keyifli bir hafta sonu geçirmenizi dilerim.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız