Sigaramın dumanı
MUSTAFA K. ERDEMOL MUSTAFA K. ERDEMOL

Bu da bir yetenek tabii. Kadın davranışlarından olmadık sonuçlar çıkarmak herkesin harcı değil. Hayrettin Karaman adlı dinci bu anlamda gerçekten takdiri hak ediyor. Her ne kadar çıkarılan sonuçların çeşitliliğine vurgu yapmak için “olmadık sonuçlar” demiş olsam da Karaman benzeri “dinci erkekler” sadece tek bir sonuç çıkarıyorlar kadın davranışlarından malum, onlar da cinselliğe ait şeyler tabii. Kadınların gülmelerinden, hamile hamile yürümelerinden, erkekler içinde fazla konuşkan olmalarından çıkardıkları tek şey “cinsellik”.

Bu, - ne yalan söyleyeyim- sürdürülebilir bir “erkeklik” durumu değil doğrusu. Gerçekten çok zor. Yandaş medyada yazan popüler bir gerici de uluslararası öğrenci değişim projesi olan Erasmus’u “orgasmus” olarak adlandırmıştı, ne kötülüğünü gördüyse. Cinsellik, seks söz konusu oldu mu yaratıcılıkları tutar bunların, ama işte böyle, ortalama zekânın çok çok altında “benzetmeler” yapabilirler ancak. Kaldı ki bu talihsizin kızı da Erasmus programına katılmış meğer. Allah’ın sopası yok, derler. Doğruymuş.

Bir inanç böyle nasıl sürdürülebilir? Aklını kadın cinselliğiyle bozmak nasıl bir şeydir? Kimi çevrelerin kendilerini “alim” sanmasına fena halde kanarak her söylediklerinde bir hikmet olduğunu düşünen Karaman benzeri tipler tüm düşünce “sistematiklerini” kadın davranışları üzerine kurarak zavallılaştıklarının farkında değiller belli ki. “Din alimi” Hayrettin Karaman sigara tiryakisi “kapalı kadınların” sigara içmekle erkeklere cinsel mesajlar yolladığını ima eden, hastalıklı zihniyetinin yansıması bir yazı kaleme aldı, biliyorsunuz. Aklı başında hiçbir insanın asla akıl edemeyeceği bu “cinsel” imayı fark edebilmek için gece gündüz cinsellikle yatıp kalkmak gerekir. Karaman bu dertten mustarip olmalı. Karaman ile benzerleri bu tip yazıları “din ahlakı” adına kaleme alıyorlar haliyle. Dolayısıyla benim, “din ahlakı genel ahlaka ters düşer” inancımı güçlendiriyorlar. Çünkü genel ahlak, bir kadının sigara içmesinden cinsellik adına bir sonuç çıkarmaz. Bunu yapan din ahlakıdır. Görüyoruz işte.

Sorun gerçekten büyük. Kadına yaşamı zehir eden anlayışların hayatın her alanına, ahlak kisvesi adı altında sokulduğu ortada. Sapığın biri hamile kadınların sokağa çıkmaması gerektiğini söylemişti bir ara anımsarsınız, çünkü hamile kadın cinselliği anımsatıyordu ona. Bu ahlaksız yaklaşımın somut sonucunu Manisa’da parkta spor yapan hamile bir kadının yüzünde patlayan tokatla gördük. Şortlu olduğu için otobüste, metroda kadınlara saldıranlar Karaman ya da hamilelere sokağa çıkmasın diyen sapıklar yüzünden cesaret kazanmış tipler.

Uzun sürmez, bakarsınız yarın sigara içtiği için başörtülü bir kadın da saldırıya uğrayabilir. Kendisine cinsel imada bulunulduğunu söylemesi aklanmasına yeter saldırganın. Karaman gibi gericilerin dikkatle izlenmesinde yarar var. Yazdıklarını komut gibi anlayacak figürlerle dolu ortalık. Canı yanan kadınlardan bunlar da sorumludur.

Edith Nesbit,Demiryolu Çocukları adlı o müthiş romanıyla bilinir. Yüz küsur yıl önce yazılmış çok güzel bir romandır bu. Nesbit, Victoria dönemi Londrası’nda çok hem de çok sıra dışı yaşamış bir kadındı. Yaşadığı dönemde kadınların korse giymeleri, uzun saçlı olmaları zorunluydu. Nesbit, korse giymeyi reddetmesiyle, saçlarını kısacık kestirmesiyle bu kuralları yıkıp geçmişti. Onu anlatan kaynaklar bu yürekli kadının elleriyle sardığı sigarasını da zincirleme içtiğini belirtiyorlar. Bugün ne kadar doğal geliyor bize ama o dönemin erkek dünyasında, bir kadının en ciddi başkaldırısıydı bu. Edith Nesbit için ilk sosyalist kadınlardandı denmesi biraz da bundandır.

O dönem bu davranışları yüzünden ahlaksız olarak değerlendiren en tutucu eleştirmenler bile sigara içmekle “erkeklere cinsel mesaj” yolluyor diye suçlamadılar Edith Nesbit’i. Orada bir Hayrettin Karaman yokmuş demek ki. Hayrettin Karaman olmak kolay değil çünkü. Uzun ama çok uzun süre aklını kadınla, kadın cinselliğiyle bozmak gerekir.

Peki Karaman’ın hedef aldığı o kadınlar neden katlanıyor buna? Dinci erkeklerce sürekli bir cinsel obje olarak görülmekten gerçekten ne zaman rahatsızlık duyacaklar? Oysa Nesbit’ten daha şanslılar birçok açıdan.

Yapacakları şey çok basit. Çekecekler dumanı, sonra bu tiplerin yüzüne üfleyecekler güzelce. Sigarayı elleriyle sarmaları da gerekmez.