Sığınmacı ebeveynlere psikolojik destek şart
27.06.2018 07:42 YAŞAM
Sığınmacı bebek ve çocuklarda travmaların önlenmesi için anne-babalara psikolojik destek önem taşıyor. Psikolog Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar uyarıyor

Bebek ve çocukların sığınma sürecinden yetişkinlerden daha fazla etkilendiklerine dikkat çeken Psikolog Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, “Anne-babaları ile sağlıklı ve güvenli bağlanma süreçlerini kuramayan bebek ve çocukların, ergenlik ve yetişkinliklerinde ruh sağlığı sorunu yaşamaları riski artar. Bu açıdan çok sayıda risk faktörünün bir arada görüldüğü sığınmacı durumundaki yetişkinlere yoğun psikolojik destek sunulmalı” dedi.

30 Nisan 2018 tarihi itibariyle Türkiye’de 3.9 milyon sığınmacı yaşıyor. Bunların 3.5 milyonluk büyük çoğunluğuysa Suriyeli sığınmacılar. Bu rakamlara göre Türkiye art arda üç yıldır dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumunda. Resmi verilere göre, 0-4 yaş aralığında toplam 505.904, 5-9 yaş aralığında toplam 481.649, 10-18 yaş aralığında ise toplam 669.142 sığınmacı bulunuyor. Yani çocuk yaştaki sığınmacıların sayısı 1.656.695’e ulaşmış durumda.

“Duygusal gelişimleri kesintiye uğrayabilir”
Yetişkinlere göre daha incinebilir durumda olan çocukların, sığınma sürecinden yetişkinlerden daha fazla etkilendiklerine dikkat çeken Altınbaş Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, “Göç, bireylerin ve toplumların kültürlerini devam ettirebilmelerinde büyük sıkıntılar ortaya çıkarır. Toplumun rehberlik eden düzenleyici mekanizmaları kaybolduğunda, bireyler sosyal, ekonomik ve kültürel çevrelerinden yoksun kalırlar. Bunun sonucunda insani ilişkiler bozulur. Ebeveynlerin psikolojik durumları (depresif duygudurum, endişe) çocuklarının normal duygusal gelişimini ciddi biçimde kesintiye uğratabilir. Özellikle bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki çocuklar, anne-babalarının duygu durumlarından en fazla etkilenen gruplardır. Sağlıklı ve güvenli bağlanma süreçlerini anne-babaları ile kuramayan bebek ve çocukların, uzun dönemde ergenlik ve yetişkinlik döneminde ruh sağlığı sorunları geliştirme riski daha fazladır” dedi.

Ölen annenin rolünü alabiliyorlar
Sığınmacı bebek ve çocuklarda yaşanabilecek travmaların önüne geçmenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, “Yetersiz beslenme, çocuk yaşta çalışmak hatta dilenmek zorunda kalmak, ebeveyn kaybı, hastalıklar, eğitim imkânlarından yararlanamama, barınma gibi sorunlarla yaşanan travmalar yanında, fiziksel şiddet, cinsel istismar, sosyal dışlanma gibi yeni travmalar oluşabilmektedir. Bu travmatik deneyimlerin bir tanesi bile ruh sağlığı sorunlarına yol açabilmekteyken, çok sayıda risk faktörünün bir arada görüldüğü sığınmacılık durumundaki yetişkinlerin yoğun ruh sağlığı desteğine ihtiyaç var. Gelecek nesillerin korunması ve sağlıklı bireyler olmaları için önce onlarla ilgilenmesi beklenen anne-babalarının ruh sağlığının sağaltımı gerekiyor” açıklamasını yaptı.