Şimdi sıra emeğin barajlarını yıkmakta
AZİZ ÇELİK AZİZ ÇELİK
Emek hareketi soluk aldı, önemli bir mevzi kazandı. Seçim barajından sonra emeğin önündeki barajlar da yıkılabilir. Sandıktaki başarıyı emeğin mücadele azmiyle birleştirmek marifet

Türkiye 7 Haziran’da uçurumun kenarından döndü, emeği geçen herkese teşekkürler. Halk otokrasiye karşı demokrasiyi tercih etti ve otoriter bir başkanlık rejimi çılgınlığına ve diktatörlüğe geçit vermedi. Seçmen savaşa karşı barış, diktatörlüğe karşı demokrasi dedi. 7 Haziran’da Gezi ruhu kazandı. Gezi ile başlayan demokratik başkaldırı ilk önemli meyvesini verdi. Gezi kazandı, dayanışma kazandı ve diktatörlük yenildi. 2010 Anayasa referandumu ile başlayan fiili başkanlık ve tek adam rejimi, 7 Haziran’da “Seni başkan yaptırmayacağız” şiarı ile son bulmuş oldu.

AKP’nin devlet partisi olarak girdiği seçimler eşit ve adil koşullarda yapılsaydı iktidar partisinin hezimetinin çok daha ağır olacağına şüphe yok. Yüzde 10 barajının yıkılması 12 Eylül ile kurulan siyasal rejimin çökmesi anlamına geliyor. AKP’nin ısrarla koruduğu ve arkasına saklanarak milli iradeyi gasp ettiği baraj yıkıldı. Barajın yıkıldığı Türkiye bir daha asla eskisi gibi olmayacak.

ŞİMDİ TEMİZLİK ZAMANI
Seçimin galibi HDP ve onun etrafında oluşan geniş ittifak ve muhalif hissiyattır. Bu Türkiye açısından önemli bir kazanım. HDP’nin seçim sürecinde izlediği sağduyulu, demokratik ve olgun siyaset tarzı toplumsal meşruiyetini artırdı ve aldığı oydan daha geniş bir sempati halesi yarattı. Bu tarzın kalıcı hale gelmesi ve elde edilen başarının heba edilmemesi için çok daha özenli ve dikkatli bir yol haritasına ihtiyaç var.

CHP’nin oyunu artıramaması önemli bir açmaz olmakla birlikte, CHP bu seçimde demokratik ve özgürlükçü siyaset için son derece olumlu bir sınav verdi, diktatörlüğe geçit verilmemesinde CHP seçmeninin rolü büyük. CHP 1970’lerde olduğu gibi statükonun partisi olmaktan çıkıp özgürlükçü ve halkçı bir çizgiye oturma imkânını yakalamış görünüyor.

Tek parti döneminin sona ermesi, parti devleti rejiminin sona ermesi her durumda olumlu. Koalisyon ve güçlerin dağılması son derece hayırlı. Şimdi bir demokratik tadilat ve mıntıka temizliği dönemi. Seçim barajının kaldırılacağı, anti-demokratik yasaların değiştirileceği, yolsuzlukların üzerine gidileceği kısa ve özlü bir demokratik yenilenme programına sahip bir hükümete ihtiyaç var. Aksi halde uyandığımız kabusu yeniden görebiliriz.

SEÇİMLER EMEK İÇİN NE İFADE EDİYOR?
7 Haziran, emek politikalarının da çokça konuşulduğu bir seçim oldu. Muhalefetin oylarının yüzde 60’a ulaşmasında yurttaşların yaşamlarından memnuniyetsizliği önemli rol oynadı. Asgari ücret, emekli aylıklarının iyileştirilmesi, aile sigortası ve kart borçlarının faizlerinin silinmesine ilişkin muhalefet partilerinin önerileri seçmende ciddi karşılık buldu.

Öte yandan seçimlerde örgütlü emek son derece silik kaldı. Türk-İş’in seçimlerde esamisi okunmadı. Hükümetin emek karşıtı politika ve hedeflerine karşı çıkmadı. Dahası korkak ve sinik bir hat izledi. Hak-İş ve Memur-Sen ise hükümet yanlısı işveren örgütleri ile birlikte AKP’ye destek ilanlarına devam etti. AKP döneminde inşa edilen vesayet sendikacılığı, ya suskun kalarak ya da hükümet partisine açık destek vererek diyet borcunu ödemiş oldu.

7 Haziran sonrası daha renkli ve daha çok kimlikli bir Meclis oluştuğunu söylemek mümkün. Ancak Meclis’teki renkliliğin sınırlı kaldığını belirtmek gerek. Yine işveren, hukukçu, bürokrat, akademisyen ağırlığından söz etmek mümkün. Sendikal temsil azaldı. Meclis’te sanayi işçisi, taşeron işçisi vekil var mı? Ben göremedim!

simdi-sira-emegin-barajlarini-yikmakta-50860-1.

***

6 MADDEDE EMEK İÇİN YENİ OLANAKLAR

1.ESNEK ÇALIŞMA REJİMİ HIZ KESECEK

Her şeyden önce otoriter tek parti rejiminin sona ermiş olması, AKP tarafından inşa edilen otoriter emek rejiminde de önemli gedikler açılmasına yol açabilir. AKP tarafından 13 yıldır uygulanan esnek ve güvencesiz çalışma rejimi hız kesecek. Ulusal İstihdam Stratejisi ve hükümet programlarıyla öngörülen yeni esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerinin önüne geçilebilecek. Ulusal İstihdam Stratejisi adlı esnek çalışma rejimi manifestosu gündemden kalkabilecek.

2.SENDİKALARIN ETKİSİ ARTACAK
Olası koalisyon hükümetleri katı neoliberal uygulamalara imkân vermeyecek. Emekçilerin ve sendikaların rolü ve etkisi nispeten artacak. 1990’larda koalisyon hükümetleri döneminde oldukça aktif bir emek hareketi söz konusuydu ve özellikle özelleştirmelerin geciktirilmesinde önemli bir rol oynamıştı.

3. KIDEM TAZMİNATI FONU BAŞKA BAHARA
Kıdem tazminatını budamaya dönük girişimlerin hız kesmesi ve gündemden çıkması beklenebilir. Kıdem tazminatı fonu girişimlerinin bir başka bahara kaldığını söyleyebiliriz. Koalisyon hükümetleri ve azınlık hükümetleri böyle maceralara kalkışamaz. Yine emekli aylıklarının iyileştirilmesi ve asgari ücrette kısa sürede ciddi bir iyileştirme yapılması mümkün. Sendikalar bunun için bastırmalı.

4. KAMU ÇALIŞANLARI TOPLU SÖZLEŞMESİ
Kamu çalışanları ağustos ayında hükümetle toplusözleşme görüşmesine oturacak. Hükümet güdümlü Memur-Sen konfederasyonunun iki yıl önce enflasyon farkı almadan imzaladığı utanç sözleşmesinden sonra bu sözleşme kritik bir önem taşıyor. İronik olan Memur-Sen bu görüşmelerde de kilit rol oynayacak. Hatta AKP dışında bir koalisyon ihtimalinde Memur-Sen’in sendika olduğunu hatırlaması mümkün!

5. YANDAŞ SENDİKA HIZ KESECEK
Yandaş ve güdümlü sendikacılık hız kesecek. Hormonlu sendikacılık eski iklimini kaybedecek. Bu durum kamu sendikacılığının tekrar doğal mecrasına çekilmesine ve güçlenmesine yol açabilir. Bürokrasinin yandaş sendikalara yönelik pervasız desteğinde gerileme yaşanacak. Sendikal hareket üzerine çökmüş olan korku bir derece azalacak ve “rehin” sendikacılar kendilerini daha rahat hissedecek.

6.EMEK HAREKETİ MEVZİ KAZANDI
Güç dengesinin kısmen emekçiler lehine değiştiğini söylemek mümkün. Ancak ufukta pembe bir tablo yok. Sermayenin “reform” adı altında neoliberal emek karşıtı politikalarda ısrar edeceğine şüphe yok. Emek hareketi bir soluk aldı ve önemli bir mevzi kazandı. Seçim barajlarından sonra emeğin önündeki barajlar da yıkılabilir. Sandıktaki başarıyı emeğin mücadele azmiyle birleştirmek asıl marifet.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlarınız