Anasayfa ARŞİV Sinemanın ahlaki sınırları

Sinemanın ahlaki sınırları

Konulu, gerçek oyuncularla çekilmiş filmler her temayı ele alabilmeli mi? Özgürlükçü bakış açısıyla bakınca, “Elbette, sinema her şeyden söz edebilmeli” diyor insan. Mühim olan ele aldığı konuya nasıl yaklaştığı, değil mi? Ama ele aldığı konuya son derece dikkatli yaklaşsa bile, küçük oyuncuların rol aldığı filmler o oyuncular için belirli riskler içermiyorlar mı? Film pedofiliden söz ediyorsa eğer, filmde mağduru oynayan çocuk oyuncu, filmden dolayı gerçek hayatında mağdur edilme riskiyle baş başa kalmıyor mu? Okul arkadaşlarıyla baş başa kaldığında neler yaşayacak? Dalga mı geçilecek? Taciz mi edilecek?

Montreal’de gösterilen iki film bu soruları sordurttu bana. Yönetmen Curtiz Burz, Alman yapımı filmi “Yazlık” (Das Sommerhaus) ile ne kadar çok yanlış yapılabilirse yapmış ve sonuçta kendi oyuncusunu mağdur etmişti. Film iki mimarın ve onların ailelerinin ilişkisini anlatıyor. Markus evli ve 12 yaşında bir kız çocuğu sahibi. Zor durumda olan meslektaşı Stephan’a para yardımında bulunuyor. Stephan’ın da bir oğlan çocuğu var ve o da 12 yaşında. Markus’la Stephan eş değiştiriyorlar ama Markus’un asıl ilgisi erkeklere ve daha doğrusu oğlan çocuklarına yönelik. Stephan, Markus’un karısıyla yatarken, Markus, Stephan’ın sevgilisine ilgi duymuyor.

Ama Markus, Stephan’ın oğlu Johannes’e ilgi duymaya başlıyor. Kendi kızını yem olarak kullanarak genç oğlanı yazlığına götürüyor. Ve onunla cinsel içerikli bir ilişki yaşıyor. Ne kadar ilerliyor bilmiyoruz ama epey bir şey var filmde. Burada dursa yine iyi. Film bir çalımla taciz edilen küçük çocuğu bilinçli bir Santajcıya dönüştürüyor. Markus’un kızını ise aileyi bir arada tutmaya çalışan bir katile. Filmin yönetmeni Burz soru cevap sırasında filmin ilk gösteriminde tacize uğrayan Johannes’i canlandıran Jaspar Fuld’un ailesinin tepkisini anlattı. Filmi seyircilerle birlikte ilk kez izleyen Jaspar’ın büyük annesi neredeyse bir sinir krizi geçirmiş, zor zaptedilmiş. Babası da filme büyük tepki göstermiş. Bir tek anne soğukkanlılığını korumuş. Diyelim ki ailenin tepkisi yanlış ve abartılı. Ama sonuçta bu tepki yaşandı. Genç Jaspar Fuld baba annesi ve babasının büyük tepki gösterdiği bir filmde oynamış oldu. Jaspar artık eskisi gibi olabilir mi? Ya okul arkadaşları filmi seyrettikten sonra Jaspar’a nasıl davaranacak? Jaspar yetişkin biri olsa, kendi seçimiydi, katlanır derdik. Ama o daha bir çocuk. Ve bir yetişkinin yaşayabileceklerinden çok daha sert biçimde etkilenecek.
Yönetmen Burz üstüne üstlük bir de psikolgmuş, ailelerle çalışıyormuş. Bana kalırsa Burz’un çocuklara yaklaşması, psikologluk ve yönetmenlik yapması yasaklanmalı. Seyirciyi şoke etmek için bir çocuğun psikolojisini bozan biri için en hafif ceza bu olabilir.

Festivalin birincilik ödülünü kazanan Luiz Mondragon’un yönettiği Meksika filmi 'Mükemmel İtaat' (Obediencia Perfecta) de pedofiliyi konu alıyordu. Bu kez son anda mağduru zalime çeviren dangalak bir senaryo yoktu. Kilisenin, daha doğrusu rahiplerin genç oğlanları nasıl seks kölesine çevirdiklerini anlatıyordu film. Bildik bir konu, düzgün bir anlatım ve genç erkek oyuncuyu zorlayan sahne pek yok. Yine de aklıma bu soru takılıyor. Bu filmde rahibin seks kölesini canlandıran delikanlı okuluna, mahallesine gittiğinde nasıl bir tepkiyle karşılaşacak? Bir seks kölesini oynadığını gören arkadaşları onu tefeye koymayacaklar mı? O çocuk bunları kaldırabilecek mi?

Bana öyle geliyor ki, gerçek oyuncularla yapılan sinema bazı konular için uygun mecra değil. Pedofili bunların başında geliyor. Animasyon olabilir ama gerçek oyuncuları böyle bir riske atmanın anlamı yok. Her sanat dalı her şeyi anlatmak zorunda mı?

Gelecek hafta bir başka etik meseleyi tartışmak istiyorum. 'Sivas' filminin Venedik’teki başarısına sevindik. Peki ama bir filme 'Sivas' adını koyup, Sivas Katliamı’ndan hiç söz etmemek nasıl bir tutum? Roboski diye bir film yapıp, filmde köpeğin adı Roboski, filmin Roboski Katliamı’yla alakası yok demek mümkün mü? Bunları tartışacağım.

BİRGÜN TV'Yİ YOUTUBE'DA TAKİP EDİN

10,900AbonelerABONE OL
- Reklam -

SON HABERLER

2019’da pop düşünmek: Ceren Gündoğdu

Bir müzik dinleyicisi pop müzikten ne bekler? Kaliteli vakit mi yoksa düşünce...

Meteorolojiden 9 il için sağanak uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yurtta Trakya ile...

İŞKUR Genel Müdüründen İstanbul halkına ağır hakaret

İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya'nın İstanbul seçimlerinin ardından sosyal medya hesabından yaptığı...

Velika Deresi foseptik havuzuna döndü

Dilek YeğinKırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı Balaban (Velika)...

JES’ler ağaçları kanser etti

Aydın’da jeotermal enerji santralları (JES) bölge halkının önemli geçim kaynakları arasında bulunan...

Küçük dokunuşlarla büyük mutluluklar

Aycan KARADAĞİzmir Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz...

Meral Akşener: Winter is coming *

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Hükümete güven dipte: İmamoğlu dolara iyi geldi

TÜİK yenilenen İstanbul seçimlerinin ardından sektörel güven endekslerini açıkladı. Buna göre aylık...

Financial Times: Erdoğan kumar oynadı ve kötü kaybetti

İngiltere'de yayımlanan Financial Times gazetesi, CHP adayı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye...

Haziran marttan daha güzel oldu

Sıkı bir CHP’li olan annem, her seçimden sonra hüsranını “yine ekalliyette kaldık!”(azınlıkta...

Sonraki haber